DOLAR 32,5155 -0.08%
EURO 34,9615 0.32%
ALTIN 2.433,520,44
BITCOIN 2077867-3,87%
İstanbul
20°

PARÇALI BULUTLU

16:55

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Resul TÖRER

Resul TÖRER

30 Mart 2024 Cumartesi

Büyükşehirler de son durum: AK Parti ve CHP’nin önde olduğu Büyükşehirler?

Büyükşehirler de son durum: AK Parti ve CHP’nin önde olduğu Büyükşehirler?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yarın yerel yöneticileri seçmek için Türkiye sandık başına gidecek.

Büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanları, ilçe meclis üyelikleri, büyükşehir dışında kalan ilerde ise il genel meclisi üyelerini oylayacak vede mahallerimiz muhtarlarını belirleyeceğiz.

Kafanız fazla karışmasın 4 ayrı pusulanın hepsi tek zarf içinde konacak.

Aman dikkat! Mühürler birbirine bulaşmasın.

EVET’ ve ‘TERCİH’ yazılı mühürler kullanılacak.

Seçmenler oy kullanabilmek için resmî bir hüviyetle sandık başına gitmesi gerekecek.

Sonucu en çok merak edilen iller ise büyükşehirler…

Seçimler de 34 partinin adayları ile bağımsız adaylar yarışacak.

Seçimler Doğu ve Güneydoğu’da saat 07:00’de başlayıp saat 16:00’da sona erecek.

Batı illerinde ise saat 08:00’de başlayacak ve saat 17:00’da kapanacak.

Türkiye genelindeki 61 milyon 441 bin 882 kayıtlı seçmen oy kullanma hakkına sahip.

40 milyondan fazla seçmen 30 büyükşehirde ikamet ediyor.

Seçimlerde 81 il, 973 ilçe, 390 belde başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek.

İptal edilen merkezlerde tekrar seçimler 2 Haziran yapılacak.

SEÇMEN HİZMETİ Mİ ÖNCELEYECEK?

İdeolojik saplantılardan kurtulamayan seçmenimiz yine çoğunlukla ideolojik kaygılarıyla oy kullanmaya hazırlanıyor.

Hizmet odaklı oy kullanacak seçmenlerde şehirlerine en iyi hizmeti verecek adayı desteleyecekler.

Genel seçmen profili hizmet odaklı oy verecek olursa, başta Ankara, Aydın, İstanbul, İzmir ve Muğla gibi illerde mevcut belediye başkanlarını yani CHP’li mevcut adayları seçmez.

BÜYÜKŞEHİRLER DE SON DURUM?

Seçim yarışının kıyasıya yaşandığı büyükşehirleri bize ulaşan veriler ışığında kısa kısa irdeleyelim.

2019 seçim sonuçlarına göre 30 büyükşehirden 15’ ini Ak Parti, 11’ini CHP, 3’ünü HDP (Dem Parti), 1’ini de MHP’li aday kazanmıştı.

ANKARA; Ak Parti (Cumhur İttifakı) adayı Turgut Altınok ve mevcut CHP’li Belediye Başkanı Mansur Yavaş arasında kıyasıya bir yarış devam ediyor. Finiş sandığa kalmış durumda.

Ankara’da oyların yüzde 90’nından fazlası iki adaydan yana kullanılacak.

İSTANBUL; İstanbullu seçmen ya hizmet ağırlıklı oy kullanıp, somut projelerle seçmenin karşısına çıkan Ak Parti (Cumhur İttifakı) adayı Murat Kurum’u destekleyecek ya da İstanbul’un yeni İzmir olmasının önünü açıp polemikçi, gözü başka koltuklarda olan, tatil sever CHP – Dem Parti adayı Ekrem İmamoğlu’na oy verecek.

İstanbullu geleceğini oylayacak.

Murat Kurum atbaşı önde görünüyor.

ANTALYA VE HATAY; bu iki il de seçmen, CHP – Dem Parti yönetiminden aradığını bulamayınca bayrağı tekrar Ak Parti’ye teslim etmeye ramak kalmış durumda.

AK Parti’nin İstanbul’la birlikte Antalya, Eskişehir ve Hatay’da tekrar kazanabileceği şehirler arasında.

İZMİR; artık bütün İzmir’in kokmaya başladığını ve trafik yoğunluğunun had safhada olduğu belirten, hizmetten yana nasibini alamayan İzmirli seçmen yine CHP’yi tercih etmesi durumunda “hizmet istemiyorlar” demekten başka söze hacet kalmıyor.

CHP, İzmir’de açık fark beklemesin.

Ak Parti (Cumhur İttifakı) adayı Hamza Dağ ve İYi Parti adayı Ümit Özlale çok mesafe aldı. Sandık sonuçları ise merak konusu.

Sürpriz mi?

MUĞLA; bu ilde seçim Ak Parti adayı akademisyen CHP eski milletvekili Aydın Ayaydın ve kokmaya başlayan Bodrum’dan yeniden kazanma ihtimali olmadığı için Muğla’ya ataması yapılan CHP – Dem Parti adayı Ahmet Aras arasında geçiyor.

İki aday başabaş görünüyor.

Mevcut Başkan CHP’li Osman Gürün ise CHP genel merkezinin  hışmına uğradı ve yeniden aday gösterilmedi.

CHP’de içsel çekişmeler tavan yapmış durumda.

Aydın Ayaydın, daha seçilmeden kolları sıvadı ve kanalizasyon kokusu ile rahatsızlık vermeye başlayan gözde tatil beldeleri Bodrum ve Marmaris’te hükümet imkanları ile sahili temizlemeye başladı.

BALIKESİR; Ak Parti’nin sorun yaşayabileceği illerden olan Balıkesir’de seçimi Ak Parti (Cumhur İttifakı) adayı Yücel Yılmaz domine ediyor.

CHP – Dem Parti adayı Ahmet Akın, seçimlerde iddialı ve galip gelmesi sürpriz sayılmamalı.

Balıkesir 72 yıl sonra sol parti ile hemhal olabilir.

Seçim sonuçlarını en fazla oyu bulunan merkez Altıeylül ve Karesi ilçeleri belirleyecek.

Altıeylül’ün mevcut Belediye Başkanı Ak Partili Hasan Avcı, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’la sorunlar yaşayınca yeniden aday gösterilmedi ve bağımsız aday oldu.

Altıeylül’de Bağımsız Aday Hasan Avcı’ın seçimi kazanma olasılığı var.

Eski Belediye Başkanları Zekai Kafaoğlu ve İsmail Ok’un da sahaya inip seçmeni yakın markaja almaları karşılık bulmuş durumda ve Yücel Yılmaz’ı bir adım öne taşıdı.

Seçimi yeniden Ak Parti adayı Yücel Yılmaz’ın kazanması halinde Kafaoğlu ve Ok’un emeklerinin semeresi alınmış demektir.

2019 seçimlerinde Yücel Yılmaz seçimleri yaklaşık 10 bin oy farkla kazanmıştı.

BURSA; bu ilde Ak Parti (Cumhur İttifakı) adayı Alinur Aktaş, 2019 seçimini ucu ucuna kazanmıştı.

CHP adayı Mustafa Bozbey’le Alinur Aktaş arasında atbaşı yarışın sonucunu, Yeniden Refah Partisi adayı (AK Parti İl Eski Başkanı)  Sedat Yalçın’ın alacağı oylar belirleyecek.

ŞANLIURFA; Ak Parti adayı mevcut Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ile Yeniden Refah Partisi adayı (Ak Parti’de 4 dönem milletvekilliği yapan) Kasım Gülpınar arasında kritik bir seçim yarışı yaşanıyor.

Neden kritik? Bu iki partinin çekişmesi Dem Parti’ye yol açabilir. Şanlıurfa’da Dem Parti – CHP ittifakının aradan sıyrılma ihtimali var.

Yarışı Ak Parti adayı Zeynel Abidin Beyazgül önde götürüyor.

DENİZLİ; Ak Parti adayı Osman Zolan yarışı önde götürmekle birlikte, Denizli’de de yarış var diyebiliriz.

Denizli’de Gelecek Partisi’de aday çıkardı ve Genel Başkan Yardımcısı Manisalı Akademisyen Selçuk Özdağ’ı aday gösterdi.

MANİSA; CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in memleketi olan ve 3 defa girdiği seçimleri kaybettiği Denizli’de mevcut Belediye Başkanı MHP (Cumhur İttifakı) adayı Cengiz Ergün yine kazanmaya yakın aday.

ESKİŞEHİR; Eskişehir Ak Parti ile tanışmaya hazırlanıyor.

Ak Parti Nebi Hatipoğlu Eskişehir’e damgasını vurmaya çok yakın duruyor.

CHP mevcut Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’i yeniden aday göstermedi ve yerine sekreteri Ayşe Ünlüce’yi aday yaptı.

Bu duruma tepki gösteren Yılmaz Büyükerşen, CHP genel merkezini suçlayarak, zehir zemberek açıklamalarda bulundu küskün ve kızgın olduğunu söyledi.

Ak Parti (Cumhur İttifakı) adayı Nebi Hatipoğlu, özellikle gençler ve sporseverler arasında çok seviliyor.

Futbol şehri olan Eskişehir’i amatör kümeden alarak Süper Lig’e çıkarması ile tanınan Eskişehir sevdalısı bir iş insanı.

14 Mayıs seçimlerinde İYİ Parti’den şahsi oylarınında ağırlığı ile milletvekili seçildi.

Seçimden hemen sonra İYİ Parti’den istifa ederek Ak Parti’ye katıldı ve Ak Parti (Cumhur İttifakı) Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldu.

Eskişehir’de 14 Mayıs sandık sonuçları göre; CHP 34,41 oy alırken, Ak Parti 32,76, İYİ Parti 14,16, MHP ise 7,18 oranında oy almış.

Bu tabloda net olarak gösteriyor ki, Eskişehir’de yeni sayfa açılacak ve sandıkta büyük bir sürpriz yaşanmazsa yeni bir dönem başlayacak.

ADANA; daha önce Ak Partili olan Adana’da kıran kırana bir yarış var.

Ak Parti adayı Fatih Mehmet Kocaispir.  CHP – Dem Parti adayı mevcut Belediye Başkanı Zeydan Karalar.

Sandıktan çıkacak sonucu İYİ Parti adayı Ayyüce Türkeş’in alacağı oylar belirleyecek.

MERSİN; CHP – Dem Parti İttifakı adayı Vahap Seçer’e karşı, Cumhur İttifakı adına MHP’li Serdar Soydan yarışacak.

MHP adayı Serdar Soydan ve rakibi CHP – Dem Parti adayı Vahap seçer arasında amansız bir yarış söz konusu.

TEKİRDAĞ; Ak Parti (Cumhur İttifak) adayı merkez ilçe Süleymanpaşa’nın başarılı belediye başkanı genç isim Cüneyt Yüksel ile CHP -Dem Parti adına Candan Yüceer yarışıyor.

CHP mevcut Belediye Başkanı Kadir Albayrak’ı yeniden aday göstermedi.

CHP’li seçmenin tepkisi ise gecikmedi ve yeni adaya mesafeli duruyor.

Ak Parti, Tekirdağ’da 2004 seçimlerini kazanmış ve sonraki seçimleri kaybetmişti.

DİYARBAKIR, MARDİN VAN;

Bu illerimiz de maalesef seçmenin büyük çoğunluğu yine sandığa kendi iradesi yerine terör örgütünün iradesi ile gidecek.

İradesini kiraya vermiş ve geçmişten bihaber kimlik siyaseti ile oy kullanan seçmene ne demek lazım.

“Sizin, kendi öz iradeniz yok mu” denmez mi?

Allah yüce kitabında, “akıl etmez misiniz, düşünmez misiniz” diye akla vurgu yapar.

Aklınızı kiraya vermeyin.”

Çoluk çoğunuzu elinizden zorla alıp dağlarda heba eden, yıllarca sizlere hayatı yaşanmaz kılan terör örgütünden yana oy kullanmak  nasıl bir irrasyonelliktir?

Hadi sandığa kadar biraz düşünelim…!

Daha dün bu ülkede Kürtçe konuşmak yasaktı.

Biliyoruz değil mi? O günleri hep birlikte yaşadık.

(Ak Parti – Tayyip Erdoğan hükümet etmeden önce)

Erdoğan, iktidara geldiğinde bölgenin kanaat önderleri, “şu olağanüstü hali kaldırılsın sizden başka bir şey istemiyoruz” diye kapılar aşındırılmadı mı?

CHP adaylarına oy vermeyi düşünen seçmene ve sakallı, elinde 99’luk tespihi ile camiden çıkıp CHP – Dem Parti adaylarına oy vermek için sandığa koşan hacı abiye diyorum ki: 1991 yılında o dönemki adıyla HEP’li seçilmiş milletvekillerini TBMM genel kurul salonunda zorla çıkartılıp meclisin bahçesinde enselerinden tutarak cezaevine götürülürken iktidarda hangi parti vardı?

Bu günleri özgürlüğü yaşayınca, o günler çabuk unutuldu tabi.

Geriye dönüldüğünde o dönemin CHP’si olan SHP’nin (Erdal İnönü) iktidar ortağı olduğu görülecektir.

Bugün yaşanan özgürlüklerin hiç mi anlamı, kıymeti, değeri yok.

Sizlere yaşatılan CHP zulmü ve travmalar ne çabuk unutuldu?

Kürtçe konuşmanın yasak olduğu dönemden, 24 saat Kürtçe yayın yapan TRT kanalına gelmek için bugün partisinin adaylarına oy vermek istemediğiniz Tayyip Erdoğan’la gelinmedi mi?

Bölge halkının yaşadığı bütün hak ve özgürlüklerin altında “insanlık kazansın, analar ağlamasın” diye yola çıkan Tayyip Erdoğan’ın imzası var; hemde siyasi bedel ödeme pahasına.

İnsan denilen canlı; et, kemik ve sudan oluşur. İnsan olabilmek ise  vefayla vücut bulur.

CHP – Dem Parti ittifakına oy verecek olan kardeşlerim: “katiline aşık olmak” diye bir sendrom vardır.

Tam da oradayız.

Daha çözüm süreci vs.reye hiç girmedim.

Bilesiniz ki Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çok borcunuz var çok!

Bölgede terörle anılan bütün dağlarda artık düğün dernekler kuruluyor.  Müzik festivalleri kuruluyor. Kış sporları yapılıyor.

Hiç mi anlam ifade etmiyor?

CHP – DEM PARTİ İTTİFAKI

Okurlardan, dostlardan mesajlar geliyor: “CHP – Dem Parti ittifak yaptı diyorsunda, Dem Parti’nin İstanbul başta olmak üzere birçok merkezde adayı var.

Doğrudur.

2019’da Ekrem İmamoğlu’na seçim kazandıran ittifakın altında ülkücülerin ve Dem Parti (HDP)’lilerin imzası var.

Nasıl bir araya geldiler ve aynı yöne nasıl döndüler bellekleri hala yoruyor.

Bugün de benzer ittifaklar yaşanıyor.

DEM Parti ve CHP’li yetkililer aday belirleme sürecinde bir araya geldiler, uzun uzun müzakereler yaptılar ve yeniden İmamoğlu başta olmak üzere CHP’li adaylara seçim kazandırmanın yöntemini aradılar.

Açıktan birlikte görünmenin sıkıntılı olacağına karar verdiler.

Dem Parti seçmeni üzerinde çeşitli araştırmalar, simülasyonlar yapıldı.

Özellikle Dem Parti seçmenin yarıya yakınının İmamoğlu’na oy vermeyecekleri sonucu çıkınca farklı modeller arandı.

Çünkü boşta kalacak oyların AK Parti adaylarına yönelme ihtimali vardı ve bu ihtimali ortadan kaldırmak gerekiyor.

Ve tavşan adaylar çıkarıp, İmamoğlu ve CHP adaylarına zımnen destek kararı aldılar.

İstanbul’da Dem Parti, İBB adaylarını görev var mı? İsimleri var, çizimleri yok. İstanbul’da da yaşamıyorlar.

En son olarak CHP ve Dem Parti arasından yapılan anlaşmaya göre; İstanbul’da Esenyurt ve Güngören ilçelerinin Dem Parti’ye bırakılmasına ve bütün ilçelerde meclis üyesi kontenjanı verilmesinde karar kılındı.

Sonra da suç üstü ve aşikar oldular.

Dem Parti’ye bırakılan Esenyurt’ta kazanmaları halinde terör örgütü kanton bölge oluşturma hedefinde.

Yani CHP – İmamoğlu ve Dem Parti Türkiye’nin huzurunu hedefleyen tehlikeli bir oyun içine girdiler.

Aklı selim, feraset sahibi seçmenin bu oynanan kirli, hain oyunu sandıkta bozacağını düşünüyorum.

Kıbrıslı kardeşlerimiz katili Makarios’un heykeli yapmaktan başka marifeti olmayan makyavelist İmamoğlu’nu her partiden “bizim uşak” diye sandığa koşup oy veren vatanperver Trabzonlu hemşehrilerimiz artık iyice tanımış  olmalılar.

Afişe olan İmamoğlu’na herhalde pazar günü oy vermeyeceklerdir.

Evet, İmamoğlu Trabzon doğumlu olabilir ama “sizin uşak” değil.

Amerika ile fitne İngiliz ile terör örgütünün aparatı parti ile tehlikeli yolculuğa çıkacaksın ve millete dönüp milli yerli edebiyatı yapacaksın.
Yok öyle yağma!

YENİDEN REFAHLI SEÇMENE

Bakın Yeniden Refah Partili aziz kardeşimlerim, şu an en çok sizleri kimler takdir ediyor?

CHP – Dem Parti ve avaneleri?

Doğru mu?

Görünen köy orada.

Dün kimi takdir ediyorlardı?

Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Deva Partisi’ni.

Neden? Çok mu seviyorlardı?

Asla! Nefret ediyorlar!

Peki neden bu kadar ilgi, sevgi pıtırcıkları, takdir ve yakınlık?

Tek sebebi var; Ak Parti’yi bölsünler ve bizi iktidara taşısınlar.

Dün o kadar peşinden koştuklarına bugün neden yüz vermiyorlar peki?

İstediklerini aldılar ve işleri bitti.

Yeniden Refah Partili özellikle de Ankara, İstanbul gibi kritik merkezlerde patisinin büyükşehir adaylarına oy vermeyi düşünen kardeşlerim! Vermeyin! Yapmayın!

Ak Parti adayları sizlerin oyuyla seçim kaybederse ömür boyu vicdan azabı çekersiniz.

Partinize bu durum yapışır ve kolay kolayda temizleyemezsiniz.

Vatandaşla her münasebetinizde yüzüne vurulur.

CHP’si, Dem Parti’si, TİP’i ne kadar islam, imam düşmanı varsa aynı kabın içine girmiş.

Sizde o kabın kalaycısı durumuna düşmeyin lütfen.

Yarın bizler sadece yerel yöneticileri seçmeyeceğiz; aynı zamanda içkili balolar mı, dualı toplantılar mı onada karar vereceğiz.

Tekrar düşün, bir daha düşün ve inancın neyi emrediyorsa öyle oy kullan.

Benden dostça söylemesi.

Saygılarımla.

Devamını Oku

İstanbul’da ilçelerin son durumu: İki ilçe de 3 parti arasında kıran kırana yarış?

İstanbul’da ilçelerin son durumu: İki ilçe de 3 parti arasında kıran kırana yarış?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Önceki yazımızda Ankara ve İstanbul’da Ak Parti adaylarının önde olduğunu, Ankara’da kıran kırana bir yarış yaşanacağını, İstanbul’da ise Murat Kurum’un seçimi domine ettiğini ifade etmiştim.

Aynı durum devam ediyor.

İBB seçimlerini belirleyici motor gücü olan Esenyurt ve Küçükçekmece’de yönetim el  değiştirecek değiştirecek.

Üç dönem Ak Parti hizmetlerine alışan Esenyurtlu ve Küçükçekmeceli seçmen, ilçelerinin 5 yıldır hizmetten yana nasip alamadıklarından tekrar Ak Partili yönetime dönme arefesinde.

Daha önce bu iki ilçeyi 3’er dönem yöneten AK Parti, 2019’da CHP’ye kaptırdığı Esenyurt ve Küçükçekmece’yi büyük bir sürpriz yaşanmazsa tekrar kazanacak.

Bu iki ilçede AK Parti’ye ve  adaylarına büyük teveccüh var.

Esenyurt’ta Hamit Öncü, Küçükçekmece’de de Aziz Yeniay arayı iyice açmış görünüyor.

İlçelerin önde gelen etkin isimleride bir bir Ak Parti adaylarına desteklerini açıklıyor, yanlarında duruyor.

CHP’nin Esenyurt’ta mevcut başkanı aday göstermemesi, sonrasında gösterdiği adayı İmamoğlu’nun baskılayarak geri çekmesi ve Dem Parti ile yapılan ittifak sonucuda Dem Partili isme teslim edilmesi, meclis listelerinin Dem Partili isimlerle doldurulması CHP seçmenin zihnini ziyadesiyle bulandırdı.

CHP tabanı yaşanan bu sürece aşırı tepkili ve tavırlı.

Tepkilerde büyük oranda sandığa yansıyacak.

Esenyurt’un Kurucu Belediye Başkanı Gürbüz Çapan’ın Ak Parti adayı Hamit Öncü’ye açıktan güçlü bir destek vermeside tabanda karşılık bulmuş durumda.

AK Parti İstanbul’da 24 ilçe belediyesini yönetiyor.

Bir belediye MHP, 14 belediye ise CHP’li isimler tarafından yönetiliyor.

Ak Partili Bayrampaşa, Çatalca Eyüpsultan, Fatih, Sancaktepe, Sultangazi, Üsküdar ve Silivri (MHP) gibi ilçelerde seçimleri kaybedeceği sıkça dillendirilmişti.

Bayrampaşa ve Sultangazi ilçelerinde kafa kafaya bir yarış yaşanabilir.

Ak Parti adayları yarışta önde görülüyor.

Diğer İlçelerde ise Ak Parti adayları sorun yaşamayacak gibi.

Ak Parti 24 artı 1 bir ilçedeki gücünü büyük oranda koruduğu gibi CHP’li Ataşehir, Esenyurt, Büyükçekmece, Kartal, Maltepe ve Sarıyer ilçelerinde de başabaş yarış halinde.

CHP’li bu ilçelerin ortak özelliği (Büyükçekmece- Küçükçekmece hariç) mevcut belediye başkanları yeniden aday yapılmadı.

CHP’de bütünlük kaybolmuş ve seçim sonrası hesapları şimdiden başlamış durumda.

CHP ajandaları hesap günü olarak gördükleri 31 Mart sonrasına ayarlandı.

Sarıyer belediye başkanı Şükrü Genç, CHP’den istifa ederek bağımsız aday oldu.

Daha önce Ak Partili olan Sarıyer’de yarışı Ak Partili Hüseyin Çoşkun önde götürüyor.

Sandıkta Ak Parti bir, Şükrü Genç iki, CHP üç çıkabilir.

Esenyurt, Küçükçekmece ve Sarıyer Ak Parti’ye çok yakın diyebiliriz.

Ataşehir’de Ak Parti ile CHP arasındaki başabaş yarış devam ediyor.

Maltepe’de Ak Parti adayı Kadem Ekşi’nin ayak sesleri duyulmaya başladı.

Bakırköy’de hem Ak Parti adayı hemde CHP adayı Ak Partili.

İki Ak Partili ismin yarıştığı Bakırköy’de, eski bakan ve Bakırköy eski belediye başkanı Ali Talip Özdemir, mevcut belediye başkanı Bülent Kerimoğlu’ndan omuz vermesiyle son düzlükte ivme kazanmış durumda.

Büyükçekmece’de sandık sonuçlarını ötelenen Anadolu seçmeni ve Yeniden Refah Partisi ile İYİ Parti adaylarının alacağı oylar belirleyecek.

İstanbul’da ilçelerin tablosuna genel olarak bakıldığında bize göre seçim kazanması ihtimal dahilinde olmayan ve sahadan gelen veriler ışığında  çok zor görünen CHP – Dem Parti ittifakının adayı Ekrem İmamoğlu kazansa dahi meclis çoğunluğunu kazanması olasalıklar arasında değil.

2 İLÇE’DE 3 PARTİ YARIŞIYOR

İstanbul’da sonuçlarını en çok merak ettiğim iki ilçe var: Beylikdüzü ve Kadıköy…

Beylikdüzü’nde Yeniden Refah Partisi’nin de dahil olduğu 3 partili bir yarış söz konusu.

Mevcut Belediye Başkanı Murat Çalık – CHP, Mustafa Günaydın – Ak Parti ve Vehbi Orakçı – Yeniden Refah Partisi adına kıyasıya bir yarış içindeler.

CHP’li mevcut belediye başkanının başarısızlığı ve sosyal iletişimde yaşadığı sıkıntılar CHP’ye kupon ilçe olarak nazar ettiği Beylikdüzü’nü kaybettirebilir.

Bize gelen tüm verilerde Yeniden Refah Partisi adayı Vehbi Orakçı ile mevcut CHP’li başkanın atbaşı bir yarış içinde olduklarını gösteriyor.

Vehbi Orakçı, hem Ak Parti hemde CHP tabanında oy alabilme potansiyeli var.

Son haftaya girilirken Vehbi Orakçı’nın öne geçtiğini teyit eden sahadan haberlerde gelmeye başladı.

Vehbi Orakçı (2004 – 2009) yılları arasında Beylikdüzü’nde Ak Parti’den belediye başkanlığı yapmış ve başarılı olmuş bir isim.
Seçmenle kurduğu doğru iletişim hala devam ediyor.

Yerel anlamda aktör birçok isimde Vehbi Orakçı’ya destek veriyor, katkı sunuyor.

Bu isimlerden biriside Eski Gürpınar Belediye Başkanı Velittin Küçük.

Bir diğeri de Yakuplu bölgesinde etkili olan Mustafa Erdoğdu.

Bügün İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun her vesileyle övünerek anlattığı ve vizyon proje olarak gösterilen ‘Yeşil Vadi Projesi’ (Yaşam Vadisi)’ni Vehbi Orakçı projenlendirdi ve kazmayı vurdu, bütün altyapısını hazırladı ve bitirmek daha sonra gelen Ak Partili belediye başkanı Yusuf Uzun’a nasip oldu.

Seçmende karşılığı hesaba katıldığında Vehbi Orakçı, Beylikdüzü’nde olumlu izler bırakmış.

Ak Parti döneminde hayata geçirilen bütün büyük projelere sahip çıkmak, havasını atmakta, bugün rahmetli Kadir Topbaş döneminde yapılan hizmetlere sahip çıkan Ekrem İmamoğlu ve Murat Çalık’a düştü.

Amiyane tabiri ile ‘emek hırsızlığı’ değil mi?

Adamlar medya trolleri ile birlikte güçlü algı yönetimi yapıyorlar.

Yapmadan “ben yattım” diye ortaya çık ve bas yaygarayı.

Yeni model CHP…

Bu durum ‘hin’ bir başarı!

Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, İmamoğlu’nun özel kalem müdürü gibi 5 yıldır koltukta oturuyor, İmamoğlu’ndan gelecek emir ve talimatları bekliyor.

Anlatmaya başladığı zamanda mangalda kül bırakmıyorlar.

Beylikdüzü’nde bizlere kesin sonucu sandık söyleyecek.

Üç partinin yarıştığı bir diğer ilçede Kadıköy…

Kadıköy’de CHP adayı Mesut Kösedağı yarışı önde götürüyor.

Hemen arkasında TKP adayı Fatih  Mehmet Maçoğlu ve Ak Parti adayı Veli Arslan geliyor.

Ara çok açık değil.

Sürpriz yaşanabilecek ilçelerden biriside Kadıköy…

Şu gerçeğide aklımızda tutalım; CHP bu seçim Kadıköy’de öyle 60-70 gibi rakamlarını telafuz etmesi hayal ötesi.

Kadıköy’de hangi oranla kazanırsa başarıda  hanesine yazsın.

Sonraki yazımız 30 Büyükşehir’deki son durum hakkında olacak.

Saygılarımla.

Devamını Oku

Ankara, İstanbul, Esenyurt seçimleri ve Yeniden Refah gerçeği

Ankara, İstanbul, Esenyurt seçimleri ve Yeniden Refah gerçeği
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yerel seçime 4 gün kaldı.

Türkiye bu pazar yerel yöneticilerini seçmek üzere sandığa gidecek.

Bir nevi mevcut yöneticilerin karnesini verecek.

Türkiye iki ile kilitlenmiş durumda.

Ankara ve İstanbul büyükşehir belediye başkanları kim olacak?”

Muhalefet tarafından genel seçim havasına sokulmaya çalışılan seçimlerin sonunda hükümet değişmeyecek, bakanlar değişmeyecek.

Seçim nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın yine ülkeyi 2028 yılına kadar bu hükümet yönetecek.

Mevcut AK Parti hükümetinin en büyük rakibi önceki seçimde olduğu gibi yine enflasyonist ortam ve emekliler…

Özellikle büyükşehirlerde bu durum sandığa aksedecek gibi görünüyor.

Muhalefet var gücüyle tamda buradan vuruyor.

Bütün partilerin büyükşehir adayları seçmene yerel vizyonlar sunmak yerine öncelik olarak emeklilere maaş vaadediyorlar.

Sanki hükümet edecekler.

Depreme hazırlık, trafik, şehrin sorunları ve yapılamayan hizmetler hak getire.

Muhalefet yerel hizmetlerin konuşulmasını istemiyor, üstünü kapatıyor ve sürekli ekonomiden dem vuruyor.

Başarısız olduklarının kendileride  farkında.

İktidar, “5 yılda ne yaptınız? diye soruyor?

Cevap olarak; İstanbul’da rahmetli Kadir Topbaş döneminde yapılan hizmetleri ve hükümetin İstanbullulara yaptığı mega projeleri sahiplenmek oluyor.

5 yıl önceki vaadlerini hatırlamıyorlar bile.

Vaadler buhar olup uçuyor ve 5 senede yetişmediye evriliyor.

İş, hizmet üretemeyenler için mazeret ideolojik koroya dönüşüyor.

Adam Derebeyliğine suyunmuş,  yalan makinesi gibi.

Cumhurbaşkanına hakaretler savuruyor, “bakanlar kim ben onları tanımıyorum” diyor, bürokrasiye sallıyor. Vekile, hakime – savcıya, valiye zincirleme hakaretler yağdırıyor.

CHP genel başkanına, üst düzey  yönetimine vuruyor, racon kesiyor.

Asli görevi olan belediye başkanlığı haricinde her konuya salça oluyor, her makamla çatışmaya giriyor.

Freni patlamış kamyon şöförü gibi uçuruma doğru süratle ilerliyor.

Sayın Ekrem İmamoğlu! Bu kadar hız felaketiniz olur.

Hızınız keşke İstanbullu’ya hizmet edebilmekle sınırlı olsaydı.

Koca 5 yılda var mı Ankara ve İstanbul’da devasa bütçelerle yapılan ciddi bir hizmet?

Var mı bir vizyon, mega proje?

Yok.

Çeşme aştık, musluk kapattık.”

Belliki başka makamları  kovalamaktan, tatil yapmaktan, yorulanlar hizmete fırsat bulunamamışlar.

İmamoğlu ve Yavaş şimdi bir 5 yıl daha istiyor.

Şehirlerin hanesine kayıp olarak yazılacak koca bir 5 yıl daha öyle mi?

İmamoğlu ve Yavaş seçmen tarafından kabul görürlerse 5 yıl sonrada benzer hikayelerini yine dinleriz.

Hiç hizmet yapılmadı demiyoruz, yapılması gerekenler yapılmadı, vaadler – sözler tuttulmadı ve Ankara, İstanbul hizmette sınıfta kaldı.

Seçmen kandırıldı, aldatıldı.

Belediyeler borç batağına sokuldu.

Becerisizlik kol geziyor.

5 yıl hem Ankara’da hemde İstanbul’da heba edildi.

Kaybeden Ankaralı ve İstanbullu hizmet bekleyen vatandaşlar oldu.

Ankaralı ve İstanbullu seçmen pazar günü şuna karar verecek: ya hizmet deyip AK Parti – Cumhur İttifakı adaylarına omuz verecek ya da yine kayıp bir 5 yaşayıp havanda dövülen suyun hikayesini dinleyecek.

ANKARA VE İSTANBUL HANGİ ADAYA YAKIN?

Ankara’da başabaş bir seçim yarışı var.

Bazı kaynaklara göre son haftada Turgut Altınok’ın öne geçtiği seçimi domine ettiği ifade ediliyor.

İstanbul’da Murat Kurum önde gidiyor.

İstanbul’a yıllık 300 milyar bütçe ile doğru dürüst hizmet edememiş, hazır İETT otobüslerini bile hareket ettirmekten aciz kalmış, “ben bu koltuğu beğenmedim, bana öbür koltuğu  verin, olmadı diğerini  verin” diye diyar diyar dolaşmış, zamanın büyük bölümünü İstanbul dışında av peşinde geçirmiş  İmamoğlu, hala yüzde 40 civarında görünüyorsa İstanbullu seçmen İstanbul’a “hizmet istemiyorum” diyecekse, sonra yine trafikte tıkanınca, dünüştürülemeyen  binanaları (Allah muhafaza) üzerine yıkılınca feveran etmeyecek.

Kendi düşen ağlamazmış.

Tekrar edelim ki: Ekrem İmamoğlu’nun maksadı belediye başkanı olup hizmet yapmak değil.

Gözü CHP’nin koltuğunda. Amaç CHP’yi ele geçirmek.

Aksini söyleyenler doğru söylemeyip  ve fanatizme tutulmuş olanlardır.

Konunun diğer bir yönüde Ankara ve İstanbul’u mevcut başkanlar (İmamoğlu – Yavaş) kazansa dahi büyükşehir meclislerinde çoğunluğu sağlamaları mümkün görünmüyor.

Her iki ilde de Ak Partili ve MHP’li ilçe belediyeleri mevcut durumlarını  koruyor.

Ankara ve İstanbul’un ilçelerinde yaşanacak değişim CHP – Dem Parti ittifakından taraf görünmüyor.

Özellik İstanbul’da AK Parti’nin CHP – Dem Parti ittifakından birkaç ilçeyi alacağını birçok bağımsız kaynaklar doğruluyor.

Detaylara yarın nasip olursa birlikte ilçe ilçe bakacağız inşallah.

Ankara’da CHP – Dem Parti ittifakının büyük ağırlık verdiği Etimesgut’ta AK Parti adayı yine açık ara önde.

İstanbul’da CHP – Dem Parti İttifakının kalesi gibi görünen 2 ilçede 3’lü bir yarış yaşanacak.

YENİDEN REFAH GERÇEĞİ

Seçimden sonra bitkisel hayatta olan Deva, Gelecek ve Saadet partilerinin beyin ölümleri gerçekleşecek.

AK Parti’den aday gösterilmeyen isimleri partisinden aday göstererek kızgın ve küskün AK Partili seçmeni hedefleyen YRP, seçim sununda en çok konuşulan parti olacak.

Seçimlerde totalde hatırı sayılır bir oranla çıkacak.

RAHMETLİ MUHSİN YAZICIOĞLU

1997 yılının soğuk bir 28 Şubat günü demokrasiye ve milletin teveccühüne mazhar olmuş dönemin başbakanı rahmetli Necmeddin Erbakan’a darbe yapılırken, seçimlerde Anavatan Partisi ile yaptığı ittifaktan kazandığı 7 milletvekilliyle darbecilerin karşısına dikilen ve dönemin REFAH – YOL (Erbakan) hükümetine kayıtsız şartsız destek veren BBP lideri rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun dik ve kararlı duruşu hala hafızalarda taze.

Yazıcıoğlu’dan tarihe geçen söz: “Ben müslümanların iktidarına engel oldular dedirtmem!” cümleleri o vakit Refah Partisi’nde gençlik kolları ilçe başkanlığı yapan bendenizin hala tüylerini diken diken eder ve her vesile ile rahmetliyi sitayiş ve rahmetle yad ederim.

Sayın Fatih Erbakan, Ankara İstanbul, İstanbul – Esenyurt ve bazı kritik merkezlerdeki aday çıkarma kararını yeniden gözden geçirmeli ve AK Parti lehine feragat etmeli.

Zira; AK Parti bu merkezlerde Yeniden Refah Partisi’nin aldığı oy nisbetinde seçimleri kaybederse, bu duruma muhafazakar seçmen iyi gözle nazar etmez ve Yeniden Refah Partisi’nin üzerine yapışıp kalır.

Fatih bey, gelecekte ülkenin kaderininde etkili olmak istiyorsa mutlaka tabana kulak vermeli ve Saadet Partisi’nin düştüğü duruma düşmemeli.

Fatih bey, “İstanbul’da bir 5 yıl daha İmamoğlu’na bırakılmamalı” çıkışının gereğini yerine getirmeli ve AK Partili (Cumhur İttifakı)  seçmenine bir jest yapmalı.

Yapılacak jestin karşılığı mutlaka ileride Yeniden Refah Partisi’ne katma değer olarak dönecektir.

Efendim ittifak şundan bozuldu, AK Parti bize haksızlık yaptı, bizde aday çıkarmak zorunda kaldık; Yeniden Refah Partisi’de sınırları zorladı, bizi sıkıştırdı” vs. seçmen işin o yönüne bakmıyor.

Bunların hepsini seçimden sonra konuşacak bolca vaktimiz olacak.

Seçmen sosyolojisiyle inatlaşmamak, ters düşmemek lazım.

CHP – Dem Parti ittifakının Ankara ve İstanbul’u yeniden kazanmasının Yeniden Refah Partisi’ne zerre getirisi yoktur.

Ama maliyeti seçmen nazarında ağır olur.

Bilhassa Ankara, İstanbul, Esenyurt ilçesi ve bazı kritik merkezlerde Yeniden Refah Partisi’ne oy vermeyi düşünen seçmenlerde öncelikle yaşadıkları şehirlerin geleceğini düşünerek sandığı gitmeli ve aklın yolunu tercih etmelidir.

Saygılarımla.

Devamını Oku

Trabzonspor’a nasıl bir ceza gelir: Fenerbahçe ligten çekilecek mi?

Trabzonspor’a nasıl bir ceza gelir: Fenerbahçe ligten çekilecek mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye seçimlerin yanı sıra gündemine Trabzon’da oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe maçında yaşanan olaylarda dahil oldu.

Öyleki şu an seçimlerin önüne geçti.

Sandığa da yansıyacak sonuçları olacak.

Ne diyorduk: Futbol, sadece futbol değildir.

Üç gündür yazılı, görsel, işitsel ve sosyal medyayı takip ediyorum.

A Spor yorumcuları Fenerbahçe’yi suçlu ilan etti.

2-0 önde oynayan Fenerbahçe, farkı açmasın diye taraftarlar ne bulduysa sahaya, Fenerbahçeli futbolcuların üzerine yağmur gibi yağdırdı.

NEDEN DOĞRULARI SÖYLEYEMİYORUZ

A haberin müptezel yorumcusu Trabzonspor yönetim kurulu üyesinin gazetecilere fırlattığı porselen bardakları, Fenerbahçeli yöneticilerin attığı yalanını bile söyledi.

Utanmaz müfteri!

TRT Spor, haberi “Trabzon’da arbede” diye verdi. Ve üstünü kapattı.

Futbolcular linç girişiminde kaçarak kurtulmuşlar, adamlar hikaye peşinde.

Arbede: çatışma, patırtı.

Dünya medyasının tamamında yüzlerce Trabzonspor taraftarının Fenerbahçeli futbolculara saldırısı ve darbı haber oldu.

Genelde “Türkiye’de futbol terörü” diye verildi haberler.

Hani futbolumuz dünyada haber olmuyordu.

Bak oldu işte! Gözler aydın olsun.

Öncelikle şunu ifade edeyim ki: Trabzonspor yenilmemiş olsaydı hiçbir olay yaşanmazdı.

Fenerbahçe’nin galibiyeti bir kısım fanatik tarafından hazmedilemedi.

Onların iç dünyasına girilse sarı kırmızı renkte olduğu görülecektir.

Avrupa’da oynadığımız maçlarda bütün taraftarlar Türk takımı ayırt etmeden kol kola, yan yana maçları izleyip takımlarımızı destekliyorlar.

Medeniyet!

Hadi Trabzonspor taraftarı Avrupa kupası maçında da sahaya insin ve rakip futbolculara saldırsın.

Bırakın yüzlerce taraftarı, bir kişi insin saha.

Hadi bakalım.

Trabzonspor o sahada hem ligte hemde Avrupa’da birçok maç kaybetti, hatta farklı hezimetler yaşadı.

Neden taraftarlar saha inmedi?

İnmezler!

Çünkü müeyyidesi çok ağır olur ve bir daha yıllarca Avrupa yüzü göremezler!

HER ŞEY FETÖ VE DESTEKÇİLERİ İLE BAŞLADI

Fenerbahçe’ye 2011 yılından beri FETÖ operasyonuyla birlikte adeta zulme tabi tutuluyor.

Fenerbahçe şampiyon olmasın” diye futbolun bileşenleri var gücüyle bir savaş veriyor.

Fenerbahçe şampiyon olmak istiyor, Galatasaray ve aveneleride “Fenerbahçe şampiyon olmasın” diye futbolun içinde, dışında kalan bütün unsurlarla elele veriyor.

Fenerbahçe’nin şampiyon olmasını engellemek için  her yol mübah!

2011 yılında Fenerbahçe’nin önü kesilmeseydi, Fenerbahçe diğer takımlarla arayı çok açacaktı” itirafları geliyor.

Hiçbir soruşturmaya tabi tutulmuyorlar!

Adamlar FETÖ ile kol kola Fenerbahçe’ye operasyon yaptıklarını daha nasıl itiraf edecekler?

Bakın şu ağızlara, “efenim Fenerbahçeli futbolcularda galibiyet sonrası sevinmeselerdi!

Olayları Fenerbahçeli futbolcular başlattı!”

Taraftarları tahrik etti.”

Kart zampara hakem eskisi azgın teke, Fenerbahçeli Osayi kendisini dövmeye gelen ve elinde kesici alet olduğu söylenen taraftara karşılık verdiği için, “en az 6 ay ceza almalı.” diyor.

Azgın teke iyice bunamış!

Yahu sahaya yüzlerce Trabzonspor taraftarı eline geçirdiği her türlü materyalle iniyor, Fenerbahçeli oyuncular can havliyle kendilerini korumasınlar!

Öyle mi?

Bırakın adamalar futbolcuları döve döve öldürsün!

Mutlu mu olacaksınız?

Yüzlerce taraftarın futbolculara ait alanda ne işi var arkadaş diyen yok!

Futbolculardan birisi öldürülse hesabını kim verecek?

Diyemiyorlar.

Tomarla para kazandıkları kurum buna müsaade etmiyor.

Belliki “olayları yıkın Fenerbahçe’nin üzerine” diye talimat almışlar.

Ortak görüşleri, “Fenerbahçeli futbolcular neden seviniyormuş, soyunma odasında sevinselermiş mış.”

Fenerbahçe futbolcular aldıkları bir galibiyet sonrası nerede, nasıl sevineceğini konusunda sizden izin mi alacaklar?

Fenerbahçeli futbolcular Avrupa’nın göbeğinde de kazandığı maçlar sonrası doyasıya sevindi.

Saha taraftarlar inip oyuncuları mı darp etti.

Fenerbahçe ilk defa mı seviniyor?

Peki, Trabzonspor, ilk yarıda Fenerbahçe Stadyumu’nda 21 maçta 21 galibiyet alan ve rekora giden Fenerbahçe’yi 3 gol atarak yendi.

Tebrik ederiz.

Maç sonunda Fenerbahçe Stadyumu’nda Trabzonsporlu futbolcular kol bastı oynadı, horon tepti, havalara hoplayıp zıpladı.

Sahaya giren Fenerbahçe taraftarı var mı?

Yok!

Trabzonspor, bırakın galibiyeti, Fenerbahçe ile deplasmanda berabere bile kaldığı maçlarda abartılı sevinç gösterilerine şahit olduk.

Kızan, sahaya inen taraftar gören var mı?

Yok!

2009 – 2010 sezonunda Fenerbahçe, son maçta sahasında hiç iddiası olmayan Trabzonspor ile üstün oynadığı karşılaşma sonunda 1-1 berabere kalarak şampiyonluğu kaybetti.

Saha girip Trabzonsporlu futbolculara saldıran bir kişi var mı?

Yok!

Galatasaray teknik direktörü Graeme Souness, deplasmanda galip geldikleri bir maç sonrası Fenerbahçe stadının orta yerine dev Galatasaray bayrağı dikti.

Sahaya inen taraftar oldu mu?

Yok!

Diğer takımlar dahil Fenerbahçe’den puan alan her kulüp oyuncularının sevinç gösterileri tek tek inceleyin.

Bakın tahrikin alası nasıl yapılmış.

Tebrik ediyorum o taraftarların sabrına.

İşte buna Fenerbahçeli olma erdemi deniyor.

10 yıl önce Trabzon’da Fenerbahçe otobüsü kurşunlanıyor, hala failleri ortada yok.

Hemde otobüsün şöförü hedef alınarak ateş ediliyor.

Otobüs devrilsin bütün futbolcular ölsün!”

Kasten toplu katliam yapmaya teşebbüs!

Trabzon’da her Fenerbahçe galibiyeti sonrası saha dışı olaylar yaşanıyor.

Taraftarlar sahaya iniyor, maç tatil ediliyor, futbolcular mahsur kalıyor ve bütün bunların üstü bir şekilde kapatılıyor, yapanların hanesine kar olarak kalıyor.

Ardından kötü örnekler bırakıyor.

Ama bu sefer durum ciddi.

UEFA’da konuya müdahil oldu.

Evet, bende katılıyorum hakem bu karşılaşmayı ikinci yarı sahaya yağan yanıcı ve kesici maddelerden dolayı tehir etmeliydi.

Sakatlık tedavisi gören kalecinin çenesi yarıldı.

Daha ötesi var mı?

NEDEN FENERBAHÇE TATAFTARLARI TAHRİK OLMUYOR?

İstanbul’dan Fenerbahçeli taraftarların desteği ile adamlar milletvekili, bakan seçiliyor, akabinde Trabzonspor stadyumuna amigoluğa koşuyor.

Adam Fenerbahçe taraftarlarının oyuyla İBB Başkanı oluyor.

Fenerbahçe’nin kalbi olan Kadıköy’de en yüksek oyu alıyor, ilk işi Trabzonspor amigoluğuna soyunmak oluyor.

Fenerbahçe kulübünü ziyarete bordo mavili kravat ve simgelerle gidiyor ve kabul görüyor.

Fenerbahçe taraftarları hala desteklemeye devam ediyor.

Fenerbahçe tribünlerine geldiğinde alkışlıyor.

Devam edin bakalım.

TRABZONSPOR TARAFTALARINI YÖNETİCİLER TAHRİK EDİYOR

Geriye dönün bakın, Trabzonspor’a başkan, yönetici olanların tamamına yakını ilk iş olarak Fenerbahçe’yi hedef tahtasına koyuyor.

Kimsenin önceliğinde Trabzonspor’u “nasıl şampiyon yaparız, nasıl zirveye taşırız” yok.

Fenerbahçe’ye sallayalım, delegeleri ve taraftarı konsolide edelim, seçimleri kazanalım.

Yolumuza bakalım.

Trabzonsporlu akli selim taraftarlara sesleniyorum: prim vermeyin sizleri Galatasaray’a payende yapmak isteyenlere, Fenerbahçe düşmanlığı ile beslenenlerin gazına gelmeyin.

Fenerbahçe ile Trabzonspor taraftarı en eski dostlar, eski dost düşman olmaz, kıdemli ve baki olur.

YÖNETİCİLER SÜREKLİ GERİYOR

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, olaylara itidalle, sükunetle gideceği yerde bir bölüm taraftarın yaptığı illegaliteye sahip çıkarak Fenerbahçeli futbolcuları suçluyor.

Taraftarlarımızın bir bölümü yanlış yapmıştır, ne işiniz var sizin sahanın içinde, olaylara karışan taraftarları bir daha stada almam” diyebilse sorun çözülecek ve taraflar kendine çeki düzen verecek.

Amaç bağcı dövmek olmamalı.

Yenersin, yenilirsin!

Neticede bu bir oyun!

Şavaşa mı gidiyoruz?

Ondan sonra deniyor ki, “futbola ilgi azalıyor, taraftarlar stada gelmiyor.

Gelmez tabi.

Başlarım böyle futbola!

Sizler tahrikkar açıklamalar yaptığınız ve holiganizme destek verdiğiniz sürece o tribünler hep art niyetlilerle dolacak.

Kim bu futbol dışı olayları savunuyorsa bilsin ki, en büyük zararı Trabzonspor camiasına veriyor.

Bizde bir şehrin, bütün taraftarların top yekün suçlu ilan edilmesinden, zan altında bırakılmasından yana değiliz.

İyi ile kötü ayırt edilmeli. İyinin hakkı iyiye, kötünün hakkı kötüye mislisiyle teslim edilmeli.

Trabzonlu birçok dostumuz var. Birlikte Fenerbahçe – Trabzonspor maçlarını keyifle izlediğimiz.

Hiçte birbirimizi kırıp, dökmüyoruz.

Mübarek Ramazan ayında ülkeye yeni sorunlar açmanın bir anlamı yok.

Dünyada insanlık katlediliyorken!

TFF öncelikle şiddeti körükleyen, destek veren yöneticilerden başlamalı ve sporla – futbolla ilişiğini kesmeli.

İllada birilerinin ölmesini beklenilmemeli.

İvedi ve caydırıcı önlemler şart.

Yapanın yanına kar kalmadığı sert önlemler alınmalı ki bir daha kimse illegal yollara tevessül etme cesaretinde dahi bulunamamalı.

FENERBAHÇE LİGDEN ÇEKİLMELİ Mİ?

Fenerbahçe yönetimi ligden çekilmeyi görüşmek üzere 2 Nisan’da kongre kararı aldı.

Doğru yaptı.

Ligden çekilmek için genel kurul kararı gerekiyor.

Fenerbahçe’nin artık hiçbir seyir zevki kalmayan, her türlü ayak oyunlarının oynandığı, iyice çukura düşmüş bu ligte, Ali Koç’unda dediği gibi Fenerbahçe’nin artık yeri yok. Ve behemehal gereğini yapmalı.

Hatta alt liglerde oynamayıda kabul düşünmemeli.

Kurtuluş savaşında cepheye destek olmak için kurulmuş şanlı arması ile bu güzide Osmanlı yadigarı kulüp amatör lige dönmeli.

Taraftarlar yine forma alır, yine stadı doldurur.

Varsın kimi istiyorlarsa şampiyon yapsınlar.

Yok şayet bu olayların üstü örtülmez ve Türk futbol tarihine örnek teşkil edecek bir ceza gelirse, alınacak kararda yeniden gözden geçirilmeli.

Ama Fenerbahçe top yekün mutlaka kararlı olmalı.

Futbol, futbol olmaktan çıktı artık.

Üçüncü dünya ülkesine döndük!

İnsan hayatı, onuru değil bir şampiyonluk, bin şampiyonluktan daha evladır.

Saygılarımla.

Devamını Oku

Esenyurt’ta neler oluyor?

Esenyurt’ta neler oluyor?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

İBB seçimlerine yakında etki edecek Esenyurt’ta neler oluyor?

Seçimi domine eden iki parti AK Parti ve CHP adaylarını Türkiye yakından takip ediyor.

31 Mart seçimlerinin nabzı İstanbul’da atacak.

2019 seçimlerine kadar AK Partili belediye başkanları tarafından yönetilen Esenyurt ve Küçükçekmece’de AK Parti adayları araştırmalara göre önde görünüyor.

Bu iki ilçeyi alan muhtemelen İBB seçimlerininde galibi olacak.

Esenyurt’ta CHP bir hayli karışık.

CHP’li mevcut belediye başkanı Karslı Kemal Deniz Bozkurt, genel merkezin tüm ısrarına rağmen Ekrem İmamoğlu duvarına çarptı.

Seçmen sosyolojisinde etkin olan Karslı seçmen küskün ve kızgın.

İmamoğlu ve genel merkez mutabakatı ile aday gösterilen Alevi kökenli Ali Gökmen, Dem Parti ile varılan uzlaşma sonucu adaylık men edildi.

Men edildi” diyorum çünkü adaylık ısrarını günlerce direkti.

Ali Gökmen Tokatlı ve Tokatlı seçmen profilide Esenyurt’ta ilk 3’ün içinde yer alıyor.

CHP’ye gönül veren özellikle Alevi kökenli seçmen kardeşlerimizde küstürüldü.

CHP, Dem Parti ile vardığı uzlaşma sonucu Mersin’in Akdeniz ya da Toroslar ilçesinde Dem Parti’den aday olmak isteyen Akademisyen Ahmet Özer’i yeni aday olarak açıkladı.

Ahmet Özer’in Mersin’den Esenyurt’ta tayini çıktı.

Şimdilik Dem Parti (HDP)’den CHP’ye transfer oldu.

Bonservisi partisinde kaldı.

Ahmet Özer, Vanlı ve HDP’den Van milletvekili adayı olmuş bir isim.

CHP’nin ortaya attığı Türkiye İttifakı – İstanbul İttifakı – Kent Uzlaşısı adına ne derseniz deyin bunun meali CHP – Dem Parti (HDP) itifakıdır.

CHP – İmamoğlu Esenyurt Belediye Başkan adaylığının yanı sıra  ve 10 meclis üyesi de Dem Parti’ye bırakıldı.

Ayrıca Dem Parti’ye İstanbul’un bütün ilçelerinde toplam 50 civarında meclis üyesi kontenjanı verildi.

Meclis üyelerini  20’ye yakını İBB meclis olacak şekilde listelerde yer aldı.

Artık mızrap çuvala sığmıyor ve ittifak ayan beyan ortada yerde duruyor.

Burası Kürdistan bölgesi söylemlerinin ayyuka çıkması ile birlikte; saklamaya çalıştıkça açığa vuran, sırıtan bir ittifak.

İttifakın başrolünde Rum basınına, “Ayasofya’yı cami yapmaya ne gerek vardı” diyen İmamoğlu var.

Şimdi her şey buraya kadar sarih ve gün gibi ortada.

Son kararı Esenyurtlu seçmem verecek.

Ya AK Parti adayına oy verip, yaşadıkları ilçenin PKK’ nın kamp merkezi yapılmasının önüne geçecek ya da “ben PKK’yı istiyorum” diyecek.

AK Parti adayı Hamit Öncü Mardinli ve 40 yıllık Esenyurtlu. İthal değil.

Daha önce Esenyurt’tun büyük bir bölümüne denk gelen ve 2009 yılında Esenyurt ilçesine bağlanan Kıraç belde belediye başkanı olarak görev yaptı.

Tecrübeli bir isim.

Herkese kapısını açık tutması ve ayrıma tabi olmadan yaptığı hizmetlerle tanınır.

Öğretmen kökenli ve herkesle barışık naif, beyefendi bir siyasetçi.

HANGİ PARTİ NE KADAR OY ALDI

Esenyurt ilçesinin 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde yuvarlak rakam CHP – HDP – TİP ittifakı yüzde 52, AK Parti yüzde 46 oy almış. Diğer partiler yüzde 1’in altında kalmış.

14 Mayıs 2023 seçimlerinde ise AK Parti 33, MHP, 7, YRP 3, Zafer Partisi 3 oy alırken, CHP 24, Dem Parti – HDP (Yeşil Sol) 19, İYİ Parti 7, TİP’de yüzde 4 oy almış.

Esenyurt’ta son iki seçimin tablosu böyle görünüyor.

BÜGÜN SEÇMEN NE DİYOR?

Bugüne geldiğimizde AK Parti’nin sağ ve CHP’nin ulusalcı kanadı vede küskünleri ile aynı yerde duracağı görülüyor.

AK Parti adayı Hamit Öncü seçimi domine ediyor.

CHP – Dem Parti ve TİP ittifakı sandığa ne kadar yansır 31 Mart’ta ortaya çıkacak.

Esenyurt seçimlerinin sonucunu büyük oranda 2019 seçimlerinde AK Parti’ye küsüp, CHP’ye giden oylar belirleyecek.

Ekseriyeti geri dönecek gibi.

Neden mi?

Geçtiğimiz haftalarda Esenyurt’ta birkaç gün yüz yüze bayağı yoğun mesai yaptım.

Akabinde telefon trafikleri kurdum.

Her partiden tanıdık, eş, dost, arkadaş seçmenle görüştüm.

Hiç kimse Esenyurt’un Dem Parti (HDP)’ye peşkeş çekilmek istenmesine razı değil.

Zaten yeteri kadar sorun yaşıyoruz, birde Dem Partili bir belediye olursa ilçemizde yaşamak dahada zor hale gelir” diye itirazları ve karşı duruşları var.

Evet, ülkemiz enflasyonist bir baskı altında, emeklilerimiz mağdur, AK Parti’ye küskünlükleriniz var, hatta kızgında olabilirsiniz.

Bunların hepsine eyvallah.

Genel seçime gitmiyoruz, genel seçimler 4 yıl sonra.

Zamanı gelince bakılır duruma.

Esenyurtlu vatanperver seçmene buradan seslenmek istiyorum. Vatansever Kürt kardeşlerime de bilhassa diyorum ki:

Hangi partili olursanız olun ama oyunuz ülkenizden yana olsun.

Yine partileriniz desteklemeye devam edin.

Lakin 31 Mart’taki seçimde oyunuzu AK Parti’den yana Hamit Öncü’den yana kullanın.

Yarın ‘eyvahlar’ fayda vermez.

CHP’li vatansever, MHP, BBP, İYİ, Yeniden Refah, Zafer, SaadetGelecek ve Deva partili kardeşlerim, kendi elinizle Esenyurt’tu terör örgütlerine teslim etmeyin!

Esenyurt dışında yaşayanlar telefonlarını ellerine alıp rehberlerini karıştırmalı ve Esenyurt’taki yakınını, tanıdıklarını arayıp ikna etmeli.

Bizlerin etnik kimlikleri, mezhepsel düşünce yapıları renklerimizdir.

Ötesine gidilmemeli.

Ortak paydamız Türkiye’dir.

İlçenizi bir ayrışma, kamplaşma ve terör merkezi haline getirmeyin lütfen!

Bu aziz vatan mayasında hain olmayan herkese yeter.

Saygılarımla.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.