DOLAR 45,1749 -0.04%
EURO 53,0380 -0.07%
ALTIN
BITCOIN 35439412,71%
İstanbul
12°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Galatasaray gene Şampiyon, Fenerbahçe yine piyon!

Galatasaray gene Şampiyon, Fenerbahçe yine piyon!

ABONE OL
Nisan 28, 2026 13:18
Galatasaray gene Şampiyon, Fenerbahçe yine piyon!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Pazar ve pazartesi oynanan Süper Lig maçları ile bu sezon ligin tepesi yine önceki sezonlarda olduğu gibi şekillendi diyebiliriz.

Yine Galatasaray şampiyon…

Galatasaray dört sezon üst üste şampiyon…

Galatasaray 26. defa şampiyon…

Hep şampiyon Galatasaray, devamlı şampiyon Galatasaray…

E, tebrikler o halde!

Tarih bize, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)’nun 1923 yılında Yusuf Ziyaeddin Öniş başkalığında kurulduğunu, ilk sistemli, kurallı lig maçlarının da 1936 başladığı söyler.

Türkiye’de oynanan kurallı ilk maç ise daha eskilere gider.

1897 yılında İstanbul Karması ile İzmir Karması, arasında oynan maç, Türkiye’de oynanan ilk futbol müsabakası diye kayıtlara geçmiştir.

1936’dan 1958’e kadar Milli Küme Ligi, Milli Lig  adını alan deplasmanlı lig, 1958 yılında Profesyonel Futbol Ligi olarak değiştirilmiştir.

İlk başlarda ağırlıklı olarak Ankara, İstanbul ve İzmir takımları yer alır.

1958 yılı baz alınarak; Galatasaray 25, Fenerbahçe 19, Beşiktaş 16, Trabzonspor 7, Bursaspor ve Başakşehir ise birer kez şampiyon olmuşlardır.

(Öncesini saymıyoruz!)

Türkiye; Dünya Kupası’na 2 (1954-2002), Avrupa Şampiyonası’na da 2 (1996-2008) defa katılabilmiştir.

2002 Dünya Kupası’da 3., 2008 Avrupa Şampiyonası’nda da yarı final oynayarak 3’ncülük maçı statü gereği oynanmadığı için 3. sayılmıştır.

Yani resmi 90 yıllık Türk futbolunun Dünya, Avrupa çapında bir 2’nciliği, bir 3’ncülüğü var.

Kulüpler bazında ise tek tepe başarı Galatasaray’ın 2000 yılında kazandığı UEFA kupasıdır.

Türk futbolunun, futbolcusunun 90 yılda geldiği nokta Avrupa’da tek kupa.

Sezon başı ve ortası transferlere “üç büyük kulüp” diye tabir ettiğimiz takımların transfere harcadığı para yaklaşık 1 milyar avro…

Sadece bir futbolcuya ödenen bonservis bedelini 85 milyon avro.

Hedef; kayyım yönetimindeki, transfer yasaklı, 20-30 milyon avro bütçeli takımları geçip Süper Lig şampiyonu olmak.

Sonra da “dattt dattt” sevinç turları atmak.

Nasıl şampiyon olduk ama?!

Spora ve özellikle de futbola son dönemlerde en çok yatırım yapan ülkelerin başında Türkiye gelir.

En modern alt yapılar, Avrupa’da bulunmayan en gelişmiş, modern stadlar.

Ama Milli takımın iskeletini Avrupa kökenli (gurbetçi) futbolculardan oluşur.

Nerede neyi, neleri yanlış yapıyoruz da, hala Edirne’nin ötesini hayal olarak görüyoruz?

Her sezon lig başlar, şampiyonluk adayları bellidir: Beşiktaş – Fenerbahçe – Galatasaray.

Araya kafasını sokmaya çalışanın kafası koparılır!

Üç ihtimalli, üç imtiyazlı bir Süper Lig…

Adı Süper ya?! Yeter bize.

Süper Ligi’mizin seyirci ortalaması 14 bin, Süper Lig namzeti TFF 1. Lig’in seyirci ortalaması 3 bin.

(Almanya 43, İngiltere 42, İspanya 30, İtalya 30, Fransa 27 bin ortalama. Sadece Alman Bundesliga 2, 42 bin ortalamaya oynuyor.)

İşte Türk futbolun hali pür melali.

Milyon milyon avrolar hava uçuşuyor.

Tribünler de yokları oynuyor.

İstanbul’dakilerin bir forması 10 bin, en ucuz bileti 5 bin, Anadolu’da beleş, giden kim?!

Son 10 yılda Avrupa’daki en büyük başarı üçüncü sınıf ülke takımlarının katıldığı Konferans Lig’inde (Fenerbahçe) çeyrek final oynayabilmek.

Taraftar, hala “dattt dattt bizim takım şampiyon…!” turunda.

İçi boşaltılmış sözde başarılarla milleti rahatsız etmeyin lütfen!

Hele kavga, gürültü hiç yapmayın!

Gidin o anlı şanlı kulüplerinize yüzlerce milyon avroların hesabını sorun?

Basketbol, Voleybol ve diğer amatör branşlarda dünya çapındaki başarılar “neden futbolumuzda yok!”

Demek ki, baştan aşağı iyi yönetilmiyoruz.

Adını süper koymakla süper olunmuyormuş!

Futbolu, futbolun içinde gelen realist paydaşları yönetmeli, para babaları değil!

Delikli kuruşun hesabı sorulmalı, kağıttan hillere izin verilmemeli.

TFF yönetimini futbolun bileşenleri belirlemeli, 400 kişilik imtiyazlılar değil!

Ya da dön baba dönelim!

Paralar nerde, başarı nerede?

GELELİM FENERBAHÇE’YE…

Efendim, Galatasaray maçında Talisca penaltıyı atsaydı, Ederson kırmızı kart görmeseydi?” falan filan feşmekan.

Hepsi yalan! Ortada duruyor gerçek olan!

Geçelim bunları!

Züğürt tesellisi!

Fenerbahçe maalesef 2018 yılındaki vefasızlık kongresinde ilk düğmeyi yanlış ilikledi ve o yanlışlık hala devam ediyor.

Fenerbahçe iyi yönetilmiyor.

Egolara kurban ediliyor.

FETÖ mağduru Fenerbahçe, dahili ve harici bir sarmalın içinde.

FETÖ operasyonun yan etkenleri hala devam ediyor.

Teknik direktör değiştirmekle kökünden çözüm bulunmaz. Baştan aşağı neşter vurulmalı ve Fenerbahçe’nin kanını emem sülükler temizlenmeli.

Sayın Ali Koç!

Sayın Sadettin Saran!

Yeter verdiğiniz zarar! Hemen pılınızı pırtınızı toplayın ve düşün Fenerbahçe’nin yakasından!

Bizler Fenerbahçe’yi kurtuluş mücadelesinin takımı, şehadetini tatmış ecdad yadigarı diye seviyoruz.

Vallahi Fenerbahçelilerin, Fenerbahçe’nin hiçbir hayri hesabında sizler yoksunuz.

Acele edin! Hemen gidin!

Onurla gitmek, seçimle gitmekten evladır.

Saygılarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP