DOLAR 47,3794 0.14%
EURO 53,9466 -0.09%
ALTIN
BITCOIN 3033279-1,40%
İstanbul
25°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

CHP ikiye bölündü; bir taraf “hain”, diğeri “hırsız!” diyor

CHP ikiye bölündü; bir taraf “hain”, diğeri “hırsız!” diyor

ABONE OL
Temmuz 25, 2026 16:15
CHP ikiye bölündü; bir taraf “hain”, diğeri “hırsız!” diyor

CHP’liler İkiye Bölündü: Bir taraf “Hain”, Diğeri “Hırsız!” diyor.

24 Temmuz 2026… Lozan’ın 103. yıl dönümü.

Bazıları için kutsal bir gün. Ama Türkiye siyaseti o gün utanç verici bir tabloya sahne oldu.

CHP’den 91 milletvekili birden istifa etti, YENİ Parti adıyla çatı kurdu.

Ana muhalefet sıfatı bir gecede el değiştirdi; CHP göz göre göre 44 vekille enkaza döndü, paramparça oldu.

Bu ne vizyon ne mücadele ne devrim tam bir ihanet ve acizlik tiyatrosu.
Cumhuriyet tarihinin en büyük muhalefet kırılmalarından biri yaşanıyor; milletvekilleri koltuk uğruna birbirini yuhaladı, siyasetin son kalan itibarını da ayaklarının altına aldılar.

Bir Gecede Değişen Denge, Ama Boşuna Değil

İşin görünen kısmı basit: 91 eski CHP’li yeni çatı altında toplandı, grup kurdu, meclis aritmetiğiyle fiilen ana muhalefet koltuğuna oturdu.

Bütçe müzakereleri, komisyon dengesi, gensoru hakkı, denetim mekanizmaları hepsi artık onların elinde.

CHP ise 44 vekille “hâlâ gruptayız” tesellisine sarılıyor.

Ama görünenin perde arkasında aylardır biriken bir hesaplaşma var; kopuş bir anda patlak vermedi.

Mayıs 2026’da bir mahkeme kararıyla mutlak butlan hükmüyle Özel’in CHP genel başkanlığı düşürülmüş, bu kararın ardından Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığa geri dönmüştü.

Özel bir süre milletvekilleri tarafından seçilmiş grup başkanı sıfatıyla partide kalmış, olağanüstü kurultay talebi karşılık bulmayınca da bugün kopuşu resmileştirmişti.

CHP’den istifa eden vekil sayısı 91.
Şimdiden medya/sosyal medya da karşılıklı laf yetiştirme yarışı başladı: “Sen hainsin”, “Sen hırsızsın.”
Eminim bu sözleri önümüzdeki dönemde meclis çatısı altında sıkça duyacağız.

CHP’de Geriye Kalan: Ne İnanç Ne İsyan

Kalan 44 vekilin büyük bölümü, aslında Kılıçdaroğlu’na tam bir inançla değil, mahkeme kararıyla göreve dönmüş olan lidere karşı “şimdilik burada kalmak, en az kötü seçenek” hesabıyla bağlı.
Bir kısmı ise hiçbir tarafa gerçekten inanmadan, sadece “üçüncü yolcu” sıfatıyla ortada dolanıp kamuoyu tepkisinin hangi yöne döneceğini bekliyor.

Buna ilkeli bir duruş demek zor; daha çok ölçülü bir korkaklık.

Birkaç vekil daha koparsa CHP’nin grubu düşer, tüzel kişiliği bile tartışmaya açılır.

Parti artık bütünlüklü bir gövde olmaktan çıkmış, dağılmakta olan bir enkaza dönüşmüş durumda.

Sembolik Vitrin, Somut Zemin Yok

Kuruluşu Lozan’a denk getirdiler, Hacı Bayram’da cuma namazı kıldılar Mustafa Kemal’in 23 Nisan 1920’de aynı camide kıldığı namaza açık bir gönderme sonra yine onun talimatıyla kurulan Anadolu Kulübü’nde toplanıp “kurucu değerler” nutku attılar.
Sembolik anlamda hesaplı, itiraf etmek gerekir. Ama sembol başka, siyasi meşruiyet başkadır.

Bu vitrin, önce Kılıçdaroğlu’na karşı verilen kirli mücadelenin; delegeleri satın alma, makam vaadi vererek devşirme yapma, iş-aş vaad ederek destek isteme.

Hatta CHP’yi bölen ikinci kopuşun üzerini örtmeye yetmiyor.

Asıl Facia: Örgüt ve Para

Kuruluş dilekçesi verildi, kurucu genel başkan seçilecek, il ve ilçe başkanları belirlenecek ama sahadaki asıl mesele para.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ek 1. maddesine göre, hazine yardımı milletvekili sayısına değil, son genel seçimdeki oy oranına bağlanıyor; kanunun aradığı eşik yüzde 3. YENİ Parti 2023 seçimine kendi adıyla girmediği için, 91 vekili olsa dahi bu yardımdan yararlanamıyor; CHP’nin hazine yardımı da kendi tüzel kişiliğinde kalıyor.

Üstüne, sandığa girebilmek için kanun en az 41 ilde teşkilatlanmayı ve seçimden altı ay önce bunu tamamlamayı ve kongrelerini yapmayı şart koşuyor.
Kaynak bulunamazsa bu “yeni” parti, meclis’te koltuk işgal eden ama sahada iz bırakmayan bir hayalete dönüşebilir.
Koridorlarda dolaşan dedikodu ise daha ağır: FETÖ bağlantılı dış destek iddiaları bunlar şimdilik teyitsiz, kanıtlanmış hiçbir şey yok ama devlet bu tür transferleri yakından izler; kirli para varsa parti daha kurulmadan batar.

Yedek Parti: Bir İhtiyat Hamlesi

Dikkat çeken bir ayrıntı da “Değişim Partisi” adıyla kurulacak yedek oluşum.
Bunun makul okuması açık: olası bir kapatma davasına, isim ya da kuruluş sürecine yönelik bir itiraza, hatta erken seçim ihtimaline karşı bir sigorta.
Özel’in kendi ağzından çıkan “kıyamet senaryosu” tabiri de bunu doğruluyor; bu hamlenin erken seçime hazırlıklı yakalanma stratejisinin bir parçası olduğunu gösteriyor.

Özgür Özel Baltayı Taşa Vurdu

İşte tam da bu ihtiyatsızlığın ilk faturası geldi.

YENİ Parti Genel Merkezi daha doğrusu YENİ Parti Kuruluş Çalışma Grubu adını taşıyan oluşum yazılı bir açıklama yayımlayarak, “YENİ Parti” isminin izinsiz ve hukuka aykırı biçimde kullanıldığını duyurdu.

Açıklamaya göre, “YENİ Parti” ismi için marka tescili ve alan adı başvuruları daha önce kendileri tarafından yapılmıştı.

Buna rağmen Özgür Özel ve ekibinin aynı adla parti kuruluş başvurusunda bulunduğu, hatta CHP TBMM Grubu’na ait sosyal medya hesabının adının da “YENİ Parti” olarak değiştirildiği belirtildi.

Böylece daha kuruluş dilekçesinin mürekkebi kurumadan, YENİ Parti ilk hukuki tartışmasıyla karşı karşıya kaldı. “Yeni bir anlayış” iddiasıyla yola çıkan bir hareketin, daha ilk günde başkaları tarafından hak iddia edilen bir isim nedeniyle hukuki ihtilafın tarafı hâline gelmesi ve bu nedenle hırsızlıkla suçlanması, kamuoyunda ciddi eleştirilere yol açtı.

Kısacası, daha yolun başında yapılan bu tercih, Özgür Özel ve ekibinin baltayı daha ilk hamlede taşa vurmasına neden oldu.

Sonuç Yerine

Türkiye siyaseti bu haliyle komaya girmiş durumda. 91 vekillik bu kopuş, cumhuriyet tarihinin en ağır muhalefet rezaletlerinden biri olarak kayda geçiyor.

CHP eski hâliyle ayakta kalamadı; “yeni” parti de henüz gerçek bir alternatif olamadı üstelik kendi ismini bile tartışmasız kullanamıyor.
İkisi de birbirini yıpratarak sol seçmenin umudunu ve siyasetin kalan itibarını tüketiyor.

Geçenlerde bir yazımda “ayrılacaklar hayırlısıyla” demiş, ardından dua etmiştim.

Görünen o ki âmin diyenler çokmuş, dua kabul olmuş.

Siyasetin bu hâline bakınca, buyurun, afiyetle seyredin.

NOT: Filistin Konvoyu (Palestine Convoy) Hollanda’dan yola çıkan kara konvoyu, ilk durak olarak Bosna-Hersek Srebrenitsa’ya uğrayacak. Avrupa’nın her yerinden gelen katılımcılarla birlikte Srebrenitsa katliamı anılacak ve buradan büyük bir konvoy halinde İstanbul’a doğru yola çıkılacak.

İstanbul’da dünyanın her yerinden gelen aktivistlerle buluşulacak ve yolculuk Suriye’ye devam edecek.

Ben bu yolculuğun takipçisi olacağım, inşallah.

Sizleri gerekli şekilde haberdar edeceğim.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP