DOLAR 47,0426 0.09%
EURO 53,6371 0.08%
ALTIN
BITCOIN 2945571-0,67%
İstanbul
25°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Bizim çocuklar neden elendi, sorun nerede, sorumlular kim?

Bizim çocuklar neden elendi, sorun nerede, sorumlular kim?

ABONE OL
Haziran 26, 2026 04:03
Bizim çocuklar neden elendi, sorun nerede, sorumlular kim?

A Milli Futbol Takımımız, çeyrek asır sonra katıldığı Dünya Kupası’nda ilk iki maçını kaybederek elendi.
Hemde futbol ülkesi, başarısı olmayan ülkelere karşı?
İki maçta 64 şut attık, rakipler 5 defa geldi 3 gol attı.” bunlar mazeret değil.
Belli ki takım iyi hazırlanmamış, ziyadesiyle özgüven yüklenmiş, “nasıl olsa yeneriz” motivasyonu ters tepmiş.
Haliyle Türkiye’de fırtınalar koptu ve kopmaya da devam edecek.
Bende dahil futboldan biraz anlayan herkes şokta!
İvedi ve gerekli kararlar alarak bu buhrandan biran evvel çıkılmalı.
Evvela İtalyan teknik adam Vincenzo Montella, “misyonumu tamamladı ve ben bıraktım”; TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, “kongre kararı aldım ve aday değilim” demeli ve Milli Takımı’mız önü açılmalı.
Kısır, inat ve kibirle yüklenmiş çekişmeler telafisi mümkün olmayacak kırılmalara yol açar.
Biter mi?
Bitmez!
Neden?…
Nedenler ve sorunlar muhtelif…
Milli Takım oyuncuları arasına fitne girmiş durumda.
Kaşar olmuş, kaşar olmak” deyiminden yola çıkalım ve “büyük kulüp oyuncusu” handikabından arınalım.
Yasadışı bahis iddialarından tutunda, belden aşağıya kadar inelim ve noktayı koyalım.
Görünen o ki, çok ciddi sorunlar var.
Milli oyuncularımızın birçoğunun yaşı 24’den küçük.
Dolasıyla katıldığımız son Dünya Kupası’ndaki üçüncülüğümüzde hayatta bile değillerdi.
Bu çocuklara aşırı misyon yüklendik, haddi aşan özgüvene birde misyon ekledik.
Gençlik psikolojisi, çabuk kırılma ve mantalite eksikliği ağır bastı.
Bu gençler daha 10 yıl zirvede gider.
Gençlik gereği yapıları kırılgan ve üstlerine çok gitmemek lazım.
Kangren olmuş sorunların çözümü neşterdir.
Pansuman tedbirler köklü çözüm olmaz.
Üstüne basa basa, bağırta bağırta vuracaksın neşteri!
Yeni teknik direktör mutlaka yerli olmalı.

TFF Başkanı futbolcu kökenli…
Yerli deyince sakın ola akıllara Fatih Terim, Mustafa Denizli ve Şenol Güneş gelmeye…
Yeni jenerasyon genç pozitif teknik direktörler…
İmtiyazları atalım ve önümüze bakalım.
Örneğin; Uğurca Çakır, hatalı goller yer…
Yinede ilk onbirde başlar.
Üç maçta toplam 18 gol yer, (çoğu kaleci hatası) gene ilk onbir…
Bu nasıl lobidir ki, Manchester United kalecisi Altay Bayındır’a, Lille kalecisini Berke Özer’e, aktifler içinde en iyi ve tecrübeli kaleci Mert Günok’a sürekli galebe çalar?
Bu üç iyi kalecininde Fenerbahçe çıkışlı olması zihnimizi kurcalıyor?
Söylemek istemiyoruz lakin demek zorunda kalıyoruz.
1980 ortaları 1990’lar da kaleci Yaşar Duran vardı.
Gaziantepspor’dan gelerek Fenerbahçe’de 6 seneden fazla forma giydi.
Fiziğiyle, genel karakteri ile döneminin en iyisiydi.
Çoğu zaman takımını ipten alırdı, ayakları mükemmeldi, penaltı, ihtiyaç halinde frikik atışlarını kullanırdı.
Tek kale oynanan bir İngiltere maçında 8 gol yedi ve adı “Kova Yaşar”a çıktı.
Üstelikte yediği gollerden fazlasını kurtarmış olmasına rağmen bir daha da Milli Takım yüzü göremedi.

Daha sonra Fatih Uraz’da 8 gol yedi.

Yaşar Duran gibi tepki görmedi.

Algıyı yönetmek herhalde böyle bir şey.
İmtiyazlılar, fitne çıkaranlar, prim kavgasına tutuşanlar, yasadışı bahisle kendi takımın maçına bile kumar oynayanların kulüplerine bakılmadan kapı önünü konulmalı.
Adı şaibeli, sansasyonel olaylarla anılmayan yerli, karakteri üst düzey bir teknik adam ve futbolcu kimlikli, holding sahibi olmayan, iş takibi yapmayan bir federasyon başkanı ile bu genç jenerasyon, Avrupa şampiyonu da Dünya şampiyonu da olacak inşallah.
Yeterki taşları yerine düzgün koyalım, yeterki işi, mesleği futbol olanlar futbolu yönetsin.
Dünyayı, futbolu yeniden keşfetmeyeceğiz; başarılı örneklerle sadece işin doğrusunu yapacağız.
Yönetimsel anlamda misyon bu Dünya Kupası ile birlikte tamamlanmıştır, buraya kadar.
Gençlerimize acımasız, sınırları zorlayan tepkiler vermeyelim lütfen!
Yazdıklarım maslahat ya da retorikten ibaret değil.
Bu çocukların kalitesi ve gözlerindeki ışık bize “başarılar gelecek” diyor.
Bu gençlerde başarı vizyonu var, sadece biraz hamlar.
Gelecek bu gençlerimizin unutmayalım.
Saygılarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP