DOLAR 43,8377 0.16%
EURO 51,7041 0.16%
ALTIN 7.182,082,07
BITCOIN 29789010,40%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

14 Mayıs ne anlama geliyor?

14 Mayıs ne anlama geliyor?

ABONE OL
Ocak 25, 2023 23:06
14 Mayıs ne anlama geliyor?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

14 Mayıs 1950 seçimleri Türk Siyasi Hayatında demokrasinin başlangıcı olarak tarihe geçen gündür.

1946’da her ne kadar bunun provası yapılmış olsa da muhalefet tarafından şaibeli bir seçim olarak görülmüştür. 

Bunun başlıca nedeni açık oy, gizli tasnif olmasından kaynaklanmaktadır.

Türkiye’nin demokrasi girişimi aslında Atatürk tarafından ciddi olarak planlanmış ve bir takım adımlarda atılmıştı.

Mustafa Kemal’ in yurt dışı görevlerinde bu yönde çalışmalar yaptığını, bulunduğu ülkelerdeki uygulamaları da yerinde izlediğini biliyoruz.

Zaten parlamenter sistemin Osmanlı’ da uygulamada olduğu ancak savaşların gölgesinde kalarak kapatıldığı ve akabinde çok sonradan tekrar uygulamaya konulduğunu görmekteyiz.

İlk Meclis’ in (mebusan meclisi) 1877 yılında Sultan Abdülhamid, tarafında açılmış ve amacının yasa yapmak halkın sorunlarını saraya iletmek olduğu ve Dolmabahçe Sarayı’ nda çalışmalarını yaptıklarını da ayrıca bilmekteyiz.

Bu sürecin 1920’lere kadar sürdüğü hatta meclis üyelerinin halk tarafından seçildiğini de tarihten okumaktayız.

Meşhur ittihatçı paşaların (Enver, Talat, Cemal) başını çektiği Sultan Abdülhamid Han’ı indirip yerine Mehmed Reşad’ ı getirmelerindeki gaye, meclis ve beraberinde hükümeti ele geçirmekti.

Atadıkları Mahmut Şevket Paşa ve Sait Halim Paşa’ nın sadrazamlıkarı (Başbakanlık) bu üçlü paşanın gücü altında ezilip işlevsiz kalmışlardır.

Cumhuriyet kurulmadan yapılan ilk iş meclisi oluşturmak olmuştur. 

Yani bütün süreçte parlamentoya dayalı bir yönetim şeklinin olunması istenmesi idi:

Cumhuriyetin kurulması ile bu süreci iyi okuyan Atatürk, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (partisi) ve akabinde Serbest Fırka’ nın kurulmasına öncülük etmiş ve bu partilerin örgütlenme yolunu açmıştır.

Ancak gerek isyanlar ve gerek muhalif hareketler bu iki partinin de kapanmasına vesile olmuştur.

1950 yılına kadar süren İsmet Paşa (İnönü) yönetimi başta ikinci dünya savaşının toplumda ve ekonomide yarattığı tahribat ve bununla birlikte CHP içinde oluşan muhalif akım yeni bir oluşumun sonucunu doğurmuştur.

Demokrat Parti ve CHP’ nin 15 yıla yakın acımasız rekabeti demokrasi rayına ciddi takoz koymuştur.

Toplumda ve Cumhuriyet Halk Partisi’ ne yakın medyada oluşturulan anti Cumhuriyet ve Atatürk karşıtlığı söylemleri aslında gerçeği yansıtmadığını zaman içerisinde görülmüştür.

Demokrat Parti’ yi kuranlar zaten CHP içinde çıkan kadrolardan oluşmakta idi.

Hatta o kadar ki, tarihe geçen  “Atatürk’ ü sevmek ibadettir” sözü Demokrat Parti kurucularından Celal Bayar’ a aittir.

Yüzyıla yakın sürdürülen bu demokrasi modeli zamanla sektelere uğrasa bile iyi kötü günümüze gelmeyi başarmıştır.

14 Mayıs aslında iktidarın değil, muhalefetin iktidara karşı çıkış hamlesi olduğunu da unutmamak gerekir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP