DOLAR 43,8425 0.02%
EURO 51,8017 0.19%
ALTIN 7.343,172,24
BITCOIN 2867291-3,11%
İstanbul

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Birbirimizi neden severiz ya da sevmeyiz?

Birbirimizi neden severiz ya da sevmeyiz?

ABONE OL
Ocak 28, 2025 13:10
Birbirimizi neden severiz ya da sevmeyiz?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Sevgi var ya sevgi hava gibi su gibidir…

Beni sevi misin yoksa sevmi misin?!”

Mafya tiplemesinin çok ilginç sorusu değil mi?
Kibir yaklaşımının güzel hicvedilmesi de denilebilir.

Ben merkezli yaklaşım.

Sahi hiç kendimize sorduk mu?

Ben, kimi kimleri seviyorum diye.

Doğru soru bu! Ben kimi seviyorum?

Çünkü sevdiğiniz kadar sevilirsiniz.

Pekala oradan devam edelim ve kendimize soralım kimleri seviyoruz diye?

Sevme nedenimiz nedir?

Kadın erkek sosyalitesi midir?

Akrabalık mı?

Siyasi yakınlık mı?

Fikri birlik mi?

Aynı partide oluşumuz mu?

Gerçi aynı partide olanlar birbirlerini rakip görenler pek hazzetmezler.

Hemşehrilik mi?

Ne?

İnsanları ne için severiz veya neden sevmeyiz?

Gerçek şu ki insanlar artık birbirini sevmiyor!

Dostluklar pamuk ipliğine bağlı hale geldi!

İnsanlar bireysel yaşar oldu.

Bencillik diz boyu…

Kıskançlıklar ortamı içinde insanlar!

Siyasi parçalanmışlık insanların birbirine güvenini saygısını itibarını törpülemekle kalmadı adeta tüketti!

Bir düşünün; MHP’den kaç parti doğdu?

PARTİSEL AYRILIKLAR?

MSP/REFAH/SAADET partisinden kaç parti doğdu?

Ak Parti öyle?

CHP öyle ?

Sebeplerini irdeleyecek değilim ama sonuçlarını irdelememiz lazım ve kendimize sormamız lazım parti ayrılıkları kırk yıllık dostlukları bitirmeye değer mi diye?

Parti ve fikir ayrılıklarının zenginlik olduğu unutulmamalı.

Evet, kırk yıllık dostluklar özellikle 78 jenerasyonu için; can siperane olan arkadaşlıklar, dava adamlıkları, bir ekmeğin bölünüp yavan yendiğini, katık almaya imkan olmadığı zamanları unutmamalı aslında!

Zenginlik olan parti bölünmeleri insanları da böldü!

Pek çok insanın birbirlerine saygısını yok etti.

İnsanlar birbirlerini şucu buçu olarak, yok hain yok istihbarattan falan diyerek, şu zengin bunun burnu büyüdü gibi akıl almaz ithamlarla ayrılıklarına gerekçe ürettiler!

Dostlukları bitirmek için gerekçe ürettiler.

Ürettikleri gerekçelere inandılar da ne oldu?

Koskoca bir hiç!

Kimi ortamlarda dostlukların sorgulandığı, dostluğun bitirilmek için yarışıldığı, zaman zaman da kimileri tarafından sahte iltifatların “Ooo mirim özledik nerelerdesin!?” gibi karşısındakinin aslında işin gerçeğinin hiç de öyle olmadığını bildiği ‘sahte’ ortamlarla da karşılaşır olduk.

Dostluklar, akrabalıklar, komşuluklar zayıfladı.

Bunun sunucu olarak da;

insanlar yalnızlaştı,

insanlar mutsuzlaştı!

Etrafınıza bakın.

Mesela eski üst düzey bürokratlar,  eski milletvekilleri, eski bakanların pek çoğunu kim arar kim sorar!

Kimse aramaz kimse sormaz. Gördüğünde sırtını döner ve gider!

Kırgınlıklar her yanımızı sardı!

Kral çıplak” demenin zamanı geldi geçiyor.

İnsan için yıkıcı etkisi olan bu durum görmemezlikten gelinmemeli!

Sorun halının altına süpürülmemeli!

Dostluklar kolay kazanılmıyor!

Kolay bozulmamalı!

İnsan hata yapar, hatasız kul olmaz!

Zaten dost demek insanı hatalarıyla seven ve kabul eden demek değil mi?

Dostluğu pekiştirmek için mesela kendimize soralım dostlarımızı en son ne zaman aradık hatırını sorduk diye?

Kimsenin aramasını beklemeden haydi birbirimizi arayıp soralım.

Yalnızlığı arayanlara gelince, merak etmeyin binlerce belki milyarlarca yıl mezarında yalnız yaşayan insanların arasına katılmak için sanıldığı gibi uzun zaman yok!

Ölüm var ölüm!

Kibirlenmeye,

böbürlenmeye,

üstünlük taslamaya gerek yok!

İnsan zayıf!

İnsan bir damla kan pıhtısının esir alabildiği, mikro virüsün altettiği bir fanidir.

Dostluklar baki olsun.

Sağlıklı dostlarla birlikte esenliklerle mutluluklarla dolu hayatımız olsun!

Vesselam.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP