Dün gece izlediğim maçta Türkiye’yi hiç bu kadar mahkum oynarken görmemiştim.
Adeta Portekiz’e karşı boynumuz kıldan ince modunda oynanan bir oyun ve idamı bekleyen hükümlü gibi kaderini kabulleniş ipini gözler gibiydiler.
Maçtan önce TRT’nin Avrupa Şampiyonasına götürüp her şey bedava, açık menü yorumcularını dinliyorum.
İsimlerini bile unuttum.
“Efendim Milli Takım bazı futbolcuları dinlendirmeli, 3-4 günde bir maç oynamak yorucu” kabilinden ifadelerde bulunuyorlar.
Diğer ülkeler hafta bir mi oynuyor?
Modern futbola dair yaldızlı laflar ederek büyük büyük yorumlar yapıyorlar(!)
Güya kimsenin bilmediklerini akıl edip, söylemediklerini söylüyorlar.
Vay be! Adamlar konunun uzmanı, futbolun kitabını yazmışlar(!)
Ülkemizde bulunmadığı için dışardan ithal ettiğimiz Milli Takım Teknik direktörümüz Montella’da, büyük büyük yorumcuları dinlemiş olmalı ki, aynıyla mukabele ediyor.
Gürcistan maçında sahanın en iyisi 3 oyuncuyu dinlendiriyor.
Yarın final maçına çıkacağız ya!
Bu maçın bir önemi yok.
Nasıl olsa son maçımızda Çekleri yeneriz ve gruptan rahat çıkarız.
Çanta da keklik.
Portekiz bize birkaç numara büyük.
Büyük çünkü; turnuvanın en yaşlı ağabeyler topluluğu.
Ağır abiler yani.
En iyileri 39 yaşındaki Ronaldo ve Türk olsaydı EYT emeklisi olacak 41 yaşındaki Pepe.
Bizdeki 19 yaşındaki zıpkın gibi ve dünyanın en büyük kulüplerinde oynayan gençler iki maç üst üste çıkaracak fizik gücüne sahip değil ama Portekiz’in veteranları 2 günde bir maç yapabilirler.
Biz her şeyi biliyoruz, onlar hiçbir şeyi…
Yahu futboldan biraz anlayan birisine sorsan der ki: Antrenman maçı bile olsa oynamayan futbolcu küser, psikolojik çöküntü yaşar ve formundan uzaklaşır.
Oynamayan futbolcu hedeften uzaklaştığı gibi arıza çıkarır.
Futbolcuyu en iyi döneminde, istim üstündeyken sahaya süreceksin.
Değilse dinlendirip terapiye tabi tutacaksın.
İş bu kadar basit, makinelerle, istatistiklerle kafa karıştırmaya gerek yok.
Futbol yeni mi keşfediliyor.
Madem İsmail Yüksek, sakat değil neden ilk 11’de başlamaz.
Gürcistan maçının en iyileri Arda Güler, Mert Müldür, Kenan Yıldız oynayacak durumda ise niye sonradan oyuna dahil edersin.
Hani dinlendirecektin
Baktın ki pabuç pahalı…
Mental olarak hazır olmayan Orkun Kökçü ve alan arkadaşı Salih Özcan’dan ısrarınızın sebebi mucizesi nedir?
Bizim göremediğimiz hangi özellikleri gözlemliyorsunuz?
İlk kadro oyuncusu olarak tutmadığın Yunus Akgün’den ne beklersiniz?
Kendi kalemize attığımız gol hadi diyelim iş kazası…
Ya yenilen ilk gol neyin hatası?
Ya üçüncü gol… Avrupa şampiyonasına katılan ve iddia sahibi bir takım böyle amatörce goller yer mi?
Hakan Çalhanoğlu, maçın büyük bölümünü stoper mevkiinde geçirdi.
İleriyi kim beslileyecek?
Geriden oyun kuracağız ve korkudan ayakların titrediği Portekiz’e böyle çorba bir sistemle mi goller atacaktık?
Atamazsakta olur canım.
Çekya’yı garanti yeneceğiz ya bu telaş niye(!)?
Hem Portekiz güçlü ülke.
(O güçlü Portekiz’in Çekya’yı son dakikada attığı karambolle golle ite kaka yendiğini herkes gördü değil mi?)
Hay ben bu kafanın aklına yanayım!
Tribünlerden birisini takımın başına koy böyle kadro ve diziliş hatası yapmaz.
Hatalar oldu farzedelim.
Neden hemen müdahale edilmez.
İki pas yapamayan, oyunu kendi kalemizde kabul eden bir takımı herkes görüyor ve “facia geliyor” diye avaz avazken kenar yönetimi nereye gitti?
Haaaa! Unutttum. Portekiz güçlü ve bizim rakibimiz değildi.
“Çekya’yı yeneriz.”
Futbolcularımız yorulmasın.
Bizim rakibimiz Gürcistan.
Gürcistan’ı yendik ya daha ne bekliyoruz?
Bizde amma abartık ha!
Anlayın artık şunu Portekiz güçlü ve bizim rakibimiz değil.
Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya, Fransa, Belçika ve Hollanda zaten şampiyonluk adayı.
Geriye kaldı Gürcistan.
Eeee, peki biz ne etmeye gittik oralara?
Masrafa ne gerek vardı?
Her maça 40-50 bin kişiyle stada koşan gurbetçileri üzüp, mahsun etmenin alemi neydi?
Madem baştan dayak yemeyi kabul ettik, ağzımızı, burnumuzu neden kırdırıyoruz?
Karizmayı neden çizdiriyoruz?
“Biz bu işlerde yokuz” deyip geri çekilelim.
Elbette futbol da yenmekte, yenilmekte bir parça.
Ya rezil olmak?!
Bak çok Sayın Vincenzo Montella; biz Türkler zor dönemlerin insanlarıyız, küllerimizden doğar, bitti denilirken yeniden başlarız.
İtalyanlar korkak olabilir lakin bizler gözümüzün gördüğü hiçbir şeyden korkmayız!
Sen korkmaya devam et, takımı ateşleyecek basiret ve yürek bizim futbolcularımızda ziyadesiyle mevcut.
Gölge etme, ayarlarla oynama yeter!
Bırak bu entel, dantel modern futbol savsatalarını.
Doğru isimlerle saha çık, gençler gereğini yapar.
Maçın en iyi oyuncusunun 41 yaşındaki Pepe olduğunu ve Portekiz’in 2-0’dan sonra saygı gösterip üzerimize gelmediğini çağdaş kafanız basmıştır umarım.
Grupta lider olma durumumuz ortadan kalktığına göre, ikinci olmamız durumda Fransa ya da Hollanda ile üçüncü olduğumuz da ise İngiltere’yle eşleşmek durumunda kaldığımızın farkındayızdır değil mi?
Korkma korkma!
Gençlerimiz gerekli tarifeyi uygular, yeterki senin modern futbol kafan arıza çıkarmasın.
Sabrımızla oynayıp kısa devre yapma Montella!
Hele bir Çekya maçı kaybedilsin, sen gör o zaman vaveylayı!
Sakın Türkiye’ye geleyim deme, kal orada ve makarnaya devam et.
Makarna da kalori çok ama fazlası zihin bozuyor galiba!
Hazırlık maçında sıradan Avusturya’dan 6 gol yediğimizi unutmadık!
Dünya 3.‘sü apoletli Şenol Güneş’te 6-1 kaybedilen Hollanda maçı sonrası gitmişti.
Tarih iyidir. Hatırlatır ve dersler verir.
Dosya iyice kabardı ona göre!
Saygılarımla.
GÜNDEM
22 Şubat 2026SPOR
22 Şubat 2026GÜNDEM
22 Şubat 2026GÜNDEM
22 Şubat 2026GÜNDEM
22 Şubat 2026UNCATEGORİZED
22 Şubat 2026EKONOMİ
22 Şubat 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7378 kez okundu
2
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5861 kez okundu
3
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4635 kez okundu
4
Eski eşini feci şekilde dövdü, sevgilisini bıçaklayarak öldürdü!
3743 kez okundu
5
Kartal çıkış arıyor: Beşiktaş – Konyaspor karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
3667 kez okundu