Siyonizm ve uşaklarının atraksiyonları ve medyanın mantar tabancalı silahşörleri…
Son günlerde eline kalem alanlar, “ABD Başkanı Trump’ın ve İsrail Başbakanı Netanyahu’yu oyuna getirdiği yani kısaca Trump’un Netanyahu’yu bitirmek için İran’a saldırttığı….” gibi son derece zayıf sathi dedikodu üzerine bina edilmiş değerledirmeler yapmaktalar.
Bir de eline mikrofon tutturulan her konuda fikri olan(!) kurusıkıcı aralarında akademisyen, gazeteci başçavuşundan, albayına, emekli askerlerin bazılarının değerlendirmeleri de birbirlerine yakın aynı anlamı besleyen değerlendirmeler den oluşuyor.
Bu mikrofon severlere göre de: “Türkiye’ye yapabilecekleri her şeyi yapmışlar. 15 Temmuz ve buna benzer kalkışmalarla her yolu denemişler…” miş de başarılı olamamışlar Türkiye’ye yapabilecekleri hiçbir şey yok muş(!)
Her iki yaklaşım da iki önemli tehlikeyi barındırmaktadır.
Birincisi ABD başkanının İsrail ilişkisini “Netanyahu’yu bertaraf etmek…” den ibaretmiş gibi göstermek!
Elbette İsrail ve ABD arasında yönetim tercihleri de olması doğaldır.
Ancak bu tercih hedeflerine daha başarılı gitmenin aktör ve yolunun aranmasından başka bir şey değildir.
Ne ABD ve Evanjelistler ve nede İsrail ve Siyonistler Arz-ı mevud inancından ve İsa Mesih’in yeryüzüne indirilmesi sonucunda “Siyonist Dünya Hakimiyeti” hedefinden asla vazgeçmezler, vazgeçmeyeceklerdir.
Bu onların imanıdır.
Yaptıkları sadece zamanını kollamak olacaktır.
Türkiye, Arz-ı Mevud sınırları içindedir ve ARMEGEDDON (Hatay da Amik ovası) savaşına hazırlık doludizgin devam etmektedir!
Türkiye hedef ülkedir ve buna hazırlık yapmalıdır, yapmaktadır!
Bilgisiz bilgiçler, kuru sıkıcılar bu gerçeklerin gözardı edildiği yaklaşım eğer bilgisizce yapılmışsa veya böyle değerlendirmeleri bir yerlerden okuyup, “hah işte bilgiç olmak için ahkam kesmek için tam fırsat” yaklaşımı ile hareket etmek, bize göre son derece planlı yapılan bu propagandaya alet olamak, SİYONİZMİN HEDEF VE AMAÇLARINI gizlemeye yarayan yaklaşımın gönüllü propagandasını yapmaktır!
Bunu yaparken önüne arkasına süslü kelimeler dizmelerine kendilerine de gizliden gizliye “iktidara yaranmak” basitliğine de kalkıştıkları görülecektir.
Kim kime yaranmak istiyor bizi tabiki ilgilendirmiyor.
Bizi ilgilendiren “sığ, derinliği olmayan siyonizm ve organlarını” bu işlerde sorumlu ve proje nin gerçek sahibi olmayan noktaya taşımalarıdır!
Medya işportacısı kuru sıkıcılar!
İşportacı mikrofon severlere gelince; bazılarının “Türkiye’ye yapabilecekleri her şeyi yaptılar püskürttük… daha da birşey yapamazlar…. Şöyle silahlara sahibiz …vb.” yaklaşımları ile Evanjelist siyonistlerin amaç ve inanç birliği içinde gerekirse “dünyayı ateşe verebilecekleri” gerçeğinden ve gelmekte olan tehlikenin farkedilmesi ve millet olarak devlet olarak gerekli hayati tedbirlerin alınmasına mani olmaya en azından alınacak tedbirlerin gecikmesine sebep olacaktır!
Bu gibi yaklaşımla propagandayı yayanlar için işte o zaman kendilerine her vatandaş bu mesele sizin gibilerin çapını aşar “yalakalık” yapmak istiyorsanız başka işler üzerinden yürütün!
Milleti yanıltmayın!
Tehlikeyi örtbas etmeyin demek vazife olur!
Gerçekleştirmek istedikleri bu savaş sadece İsrail’le, Türkiye arasında olmayacak!
Topyekün siyonist ve onun işbirlikçileri ile Türkiye arasında olacak!
Yok İsrail kim oluyor, yok şöyle, yok böyle bunlar boş laf.
Gerçekten İsrail dediğin “sahibinin sesi bir avuç it!”
Türkiye, kurulmak istenen yeni dünya düzeninde edilgen değil söz sahibi olan, oldu bittilere papuç bırakmayan, geleceğin güçlü müreffeh ve dünya durdukça varlığını koruyacak ülkesi olacaktır!
Siyonizmin planlarını ıskalamaz, gerekli hazırlıkları yaparsa!
Bir fıkra ile sözümüzü noktalayalım. Hikaye odur ki geçmiş zaman da Bayburt’ta mahkeme binası etrafında para karşılığı yalancı şahitlik yapan kişi yada kişiler olurmuş. Bir gün bir borçlu borcunu ödediğine dair mahkemeye şahit götürür. Götürdüğü yalancı şahit konuyu yanlış anlar şahitliği alacaklı olarak yapmaya kalkar ve “Beyim sen … kadar borç vermiştin” aha da bu adamdan bu kadar alacağın var.” demesi üzerine yalancı şahit götüren adam hemen müdahale eder ve “Borçlu olan benim” deyince yalancı şahit hemen ifadeyi değiştirir ve “Beyim sen o parayı ödedin ya daha kaç defa ödeyeceksin(!)” der!
Bizde bazılarının durumu da malesef böyle ihtiyaca, nabza göre şerbet vermek.
El insaf!
Ne diyelim.
Vesselam.
GÜNDEM
22 Şubat 2026SPOR
22 Şubat 2026GÜNDEM
22 Şubat 2026GÜNDEM
22 Şubat 2026GÜNDEM
22 Şubat 2026UNCATEGORİZED
22 Şubat 2026EKONOMİ
22 Şubat 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7378 kez okundu
2
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5861 kez okundu
3
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4635 kez okundu
4
Eski eşini feci şekilde dövdü, sevgilisini bıçaklayarak öldürdü!
3743 kez okundu
5
Kartal çıkış arıyor: Beşiktaş – Konyaspor karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
3667 kez okundu