Öncelikle 31 Mart Yerel seçim sonuçları milletimize, ülkemize hayırlı olsun.
Seçimlerin belirleyici faktörleri vardır. Ekonomik beklentiler, siyasal beklentiler, kişisel beklentiler.
2024 Yerel seçimlerinin katılım oranı %78, 2019’da %86 olan oranla kıyaslandığında yaklaşık 4 milyon seçmenin sandığa gitmediği görülüyor.
Yapılan analizler sandığa gitmeyen seçmenin Ak Parti seçmeni olduğunu ortaya çıkarıyor.
2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde 19 milyon oy alan Ak Parti, 2024 Yerel seçimlerinde 16 milyon oy aldı.
Ak Parti ile Cumhurbaşkanı arasındaki makas giderek açılıyor. Bu Ak Parti’nin masaya yatıracağı bir durum.
Diğer yandan CHP, 1977 yılından beri ilk kez bir seçimde birinci parti olarak çıktı ki, bence CHP’de böyle bir sonuç beklemiyordu. Beklentilerin üzerinde sonuçlanan seçimi CHP’de mutlaka analiz edecektir.
Bu seçimin belirleyicisi ekonomi, hayat pahalılığı, emekliler olarak düşünülebilir.
Seçmen yaşadığı şartları anlatmak için iktidara mesaj verdi sandığa gitmeyerek sarı kart gösterdi.
Seçmen Ak Parti’ye “Sana güveniyorum, başka bir yere gitmiyorum, sen de beni anlamaya çalış” dedi.
Seçimden hemen sonra yapılan açıklamalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan “31 Mart bizim için bir bitiş değil; aslında bir dönüm noktasıdır.
Sandık sonuçları bize ülkemiz genelinde mahalli idarelerde irtifa kaybı yaşadığımızı gösteriyor.
Elbette yerelde yaşanan bu gerilemenin sebeplerini masaya yatıracağız.” diyerek hızlı bir şekilde durumu kabullendi.
CHP, bu seçim başarısını Ak Parti’nin sandığa gitmeyen seçmenleri sayesinde elde etti.
Sıcağı sıcağına CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bu galibiyetin kaybedeni yoktur. Bizim başarımız kimsenin hezimeti olmayacaktır” diyerek topluma ılımlı bir mesaj verdi. Türkiye siyaseti açısından anlamlı bir ifade.
Millet Ak Parti’ye ikaz, CHP’ye de bir fırsat verdi.
CHP, Özgür Özel’in ılımlı mesajını devam ettirecek mi yoksa belli bir zaman sonra erken seçim çıkışı mı yapacak izleyip göreceğiz.
Ak Parti mesajı alıp gerekeni yapacak mı onu da bekleyip göreceğiz.
Seçim kampanyaları, konuşmalar, atışmalar, reklam, proje, anketler v.s anlaşılan o ki, bu üç aylık siyasi çalışmalar milleti çok da ilgilendirmemiş.
Türkiye seçmeni gayet bilinçli, ne yapığını bilen, etkilenen değil, etkileyen bir seçmene dönüştü.
Siyasi partilerin bunu görerek kendini güncellemesi gerekiyor.
Alışıla gelmiş seçim kampanyaların bir hükmü kalmamış belli ki.
Dolayısıyla yeni bir iletişim dili, yeni bir kampanya modeline ihtiyaç var. Siyasi partilerin iletişimcileri toplumu okumaya biraz gayret etmeli.
Çünkü milletin dili ile siyasilerin dili arasında tezat var.
Kast ettiğim şey hal dilidir.
Bundan sonra hal dilinden anlayan kazanacak gibi görünüyor.
Ve elbette haller ve diller arasında tezat olmayacak.
GÜNDEM
18 Mayıs 2026SPOR
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
18 Mayıs 2026EKONOMİ
18 Mayıs 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7434 kez okundu
2
Milli Takımı üzen haber Madrid’ten geldi!
6609 kez okundu
3
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5910 kez okundu
4
Akıllı kişi nasıl yaşar?
5082 kez okundu
5
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4681 kez okundu