DOLAR 43,8461 0.02%
EURO 51,7193 0.03%
ALTIN 7.261,491,10
BITCOIN 2901559-2,89%
İstanbul

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Noel ve yılbaşı

Noel ve yılbaşı

ABONE OL
Aralık 30, 2022 18:28
Noel ve yılbaşı
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yılbaşı, Gregoryen takvimine (Milâdî takvim) göre

her yeni yılın ilk günü olan 1 Ocak yılbaşıdır.

Yılbaşı, yıllık takvimi takip eden kültürlere ait bir kavramdır.

Farklı kültür ve inançlara göre yılbaşı günü değişse de dünyanın genelini ele alacak olursak 

Aralık ayının son gününü Ocak ayının ilk gününe bağlayan gece, yılbaşı olarak kutlanmaktadır.

Yılbaşı, Hristiyanlıkta İsa Aleyhisselam’ın doğduğu günü ifade eden Noel’ den farklıdır.

Noel Hristiyanlık dünyasında Katolik ve Ortodoks Kiliseleri arasında ihtilâf konusu olduğundan 24-25 Aralık ile 6 Ocak tarihleri arasında değişik olarak kutlanmaktadır.

Çam süsleme, hindi kesme, Noel Baba, hediyeler alma gibi adetler Noel’e özgü iken bunların yılbaşında da gercekleştirilmiş olması Noel ile yılbaşının iç içe geçmesine neden olmuştur.

Her yılbaşı geldiğinde konu hakkında tartışmalar meydana gelir.

Dinî hizmetler görevlileri ve dinî hassasiyete sahip olan müslümanlar “Bu gecede özel bir faaliyete katılmanın caiz olmadığını” söylerler.

Müslümanların böyle bir yılbaşı gecesi yokmuş gibi davranmalarını, normal hayatlarına devam etmelerini ister, bunu tavsiye ederler.

Bazıları ise “Dünyanın kutladığı ve eğlendiği bu geceye katılmakta ve eğlenmekte bir sakınca 

bulunmadığını” ileri sürerler.

Yılbaşında yapılan Noel Yortusu’na (Hristiyanlığa özel bir âyine) adı karıştırılan Noel Baba (Aziz Nichola, Santa Claus) aslında; yani tarihî bir şahıs olarak bir hristiyan azizidir ( 

Ermişi, velisi).

Zaman içerisinde kimliği değiştirilerek, hakkında 

birçok efsaneler uydurulmuş ve ilk defa Almanya’da Noel Yortusu’na karıştırılmış, daha sonra bu uygulama Hristiyan dünyasına yayılmıştır.

Müslümanlar tarih başlangıcı olarak Hicreti kabul edip, Hicrî takvime göre yılın ilk ayı olan Muharrem ayının ilk gününü yılbaşı günü ve bu günün gecesini de yılbaşı gecesi olarak kabul ederler.

Milâdî yılbaşı ülkemizde tanınan resmî yılbaşıdır.

Resmî olması, millî ve dinî bir yılbaşı anlamı taşımamaktadır.

Milâdî takvim, Hz. İsa’nın doğumu sıfır olarak kabul edilen, öncesini milâttan önce, sonrasını da

milâttan sonra diye tarih oluşturulan bir takvimdir.

Bu takvimin belirlenmesi de kesin delillere sahip değildir. 

Üzerinde tartışmalar yapılmış çeşitli görüşler ileriye sürülmüştür.

Müslümanların hicret yılını başlangıç kabul ederek oluşturdukları takvim kesinlik ifade etmekte olup üzerinde ihtilâf edilen bir konu yoktur.

Milletimizin geleneğinde yılbaşı kutlaması yoktur.

Osmanlı çok kültürlü ve çok dinli bir topluma sahipti. 

Herkes kendi kültür ve dininin gerektirdiği şekilde yaşantısını sürdürmekteydi.

Tanzimattan sonra toplumda bazı değişikliklerin meydana gelmeye başladığını yapılan araştırmalar ile anlamak mümkündür.

Özellikle 1930 ve 40′ lı yıllardan sonra yönümüzü batıya çevirmemizin etkisiyle yılbaşı kutlamaları artmaya başlamış, resmî ve gayri resmî verilen yılbaşı baloları bu artışa sebep olmuş, teşvik edici bir mahiyet arzetmiştir.

Televizyon yayınlarının ülkemizde başlaması yılbaşı kutlamalarının ülkenin geneline yayılmasının hız kazanmasına sebep olmuştur.

Hele şimdiki gibi özel televizyon bolluğu yaşanmayan tek kanallı devlet televizyonunun olduğu dönemde, 3,5 ay önce darbenin yapıldığı 31 Aralık 1980 gecesi ilk defa televizyonda dansöz oynatılması bazılarınca devrim olarak algılanmıştı.

Oysa bu olay yılbaşında yaşanan çılgınlıklara yeni yeni çılgınlıkların eklenmesine, kültürel yozlaşma ateşinin daha da harlanmasına katkı sunmaktaydı.

Yılbaşına özgü milli piyangonun tertiplemiş olduğu büyük ikramiye çekilişinin müslüman olan toplumumuzda büyük heyecanlara sebep olması, rağbet görmesi ki Diyanet işlerinin fetvasına göre de bir kumar çeşiti olarak haram olduğundan müslümanın uzak durması gerekirken bu günaha bulaşmaya istekli davranması maalesef acı bir olgudur.

Toplumumuzda her yılın son günlerinde  büyük ikramiyenin kendisine çıkacağını hayal eden milyonlar, bilet gişelerinden ve seyyar satıcılardan temin ettikleri biletlerini kaybetme endişesini de taşıyarak güvenli saydığı şekilde muhafaza etmekte, yılbaşı gecesini beklemektedir.

Nihayet yeni yıla uyanıp hayal kırıklığına uğrayan milyonlar, birkaç günlük hayal kırıklığının sarsıntısını yaşadıktan sonra normal hayatlarına kaldıkları yerden devam etmektedirler.

Bu hayal kırıklığına uğrayanlardan çok çok azı nimetin gişesine abla adını takandan değil,

nimetin sahibi olandan isteneceğini anlama erdemine erebilmektedirler.

Bir kumar çeşiti olan piyangonun başında millî kelimesinin bulunması ayrı bir garabettir .

Uygun olanı milî kelimesinin  kaldırılmasıdır.

Son yıllarda piyangonun dışında kumar çeşitleri çoğalmış ve yaygınlaşmıştır.

Bu durum umut tacirlerinin işine gelmektedir.

İnsan zaafını iyi bilen umut tacirleri çeşitli cazip slogan ve reklamlarla insanları cezbetmeye

çalışmakta, kumar oynamaya teşvik etmektedir.

“Ya çıkarsa”,  “Çıkmaz deme, sana da çıkabilir.”

Gibi sloganlarla insanların beynine, merakına, lüks düşkünlüğüne ve zengin olma hayaline hitap etmektedirler.

İnsanımızın yuva yıkan sonunda pişmanlık olsa da kolay vazgeçilemeyen bir alışkanlık ve haram olan bir işlem olduğunu idrak edip bu illetten kurtulması her şeyden önce kendi hayrına olacaktır.

Her yılbaşı yaklaştığında televizyon muhabirlerinin sokak röportajlarında sordukları “Size çıkarsa ne yaparsınız?” sorusuna herkesin kendi görüşüne ve düşünce yapısına göre cevap verdiklerine şahit olmaktayız.. 

Bazılarının yapmak isteyip de imkânsızlıktan dolayı gerçekleştiremedikleri çeşit çeşit günahları işleyeceklerini söylemeleri yanında bazılarının da “Bana çıkarsa cami yaptıracağım, fakirleri sevindireceğim, hacca, umreye gideceğim, okul, kütüphane sağlık ocağı, çeşme yaptıracağım.” diyerek aslında bir yanlışın içerisinde olduklarını bilmelerinden dolayı vicdanlarını rahatlatmak, yaptıkları işe bir meşruiyet kazandırmaya çalışmak için söylediklerini duymaktayız.

Haram parayla helal olan işlerin yapılamayacağı islâm âlimleri tarafından bildirilmiştir.

İslâm âlimleri nefse uyarak böyle bir paraya sahip olan müslümanın sevap kazanmayı ümit etmeden bu parayı fakirlere veya bir hayır kurumuna bağışlayarak ve tevbe ederek vebalden kurtulmasını tavsiye etmişlerdir 

Yılbaşı hristiyanlık dünyasında bazı mezhepler olarak Hz. İsa’nın sünnet olduğuolduğu gün olarak da anılmaktadır.

Bu durumda yılbaşına hristiyanî bir ritüel anlamı katmaktadır.

İster doğumu isterse de sünnet olması olarak kutlansın bir Peygamberin kendi getirdiği kitapa göre de yasaklanmış olan eylemlerle anılması uygun değildir.

Son yıllarda Noel Baba’ların yanına Noel Anne’ lerde eklenmiştir.

Bazı kesimlerde çocuklarını sevindirmek için kendilerinin satın aldığı oyuncak ve hediyelerin kiraladıkları Noel Baba’lar tarafından verilmesini yaygın hale getirme eğiliminde olması  söylentiler arasında yer almaktadır.

Bu durumun gerçekliği küçücük yavruların temiz beyinlerinde ve yüreklerinde hristiyanlığa karşı bir sevgi ve sempati oluşturması bakımından tehlikeli ve geleceğimiz adına vahim bir durumdur.

Müslümanları Peygamberimiz (s.a.v) “Her kim ,bir topluluğa benzerse (onların gittiği yoldan gider, onların işlediği fiileri işlerse) o da (günah ve sevap bakımından) onlardandır.” (İmam Ahmed hadis no: 2/50) diye uyarmıştır.

Müslüman, bu uyarıyı dikkate almalı, davranışlarını  ona göre belirlenmelidir.

Yüce Rabbimden bizlere kendi kültür ve dinî değerlerine sahip çıkıp yaşatmaya çalışan kullarından olmayı nasip etmesini niyaz ederim.

Milâdî 2023 yılı  yarın son günü olan 2022 yılından daha hayırlı olsun.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP