Dostlar;
Resulullah efendimiz: “Çocuklarınızı şu üç haslet üzerine eğitip edeplendirin: Peygamberinizi sevmek, Onun aile halkını sevmek ve Kur’an okumak.” (Deylemi)
“Benim Ehli Beytimin misali, Nuh’un gemisinin misali gibidir. Kim ona binerse, kurtulmuş olur.
Kim ondan geri kalırsa boğulur gider.” (Taberani)
“Size, uyduğunuz takdirde benden sonra asla sapıtmayacağınız iki şey bırakıyorum. Bunlardan biri diğerinden daha büyüktür.
Bu, gökten yere uzanan bir ip gibi, ilahi nizam olan Allah’ın Kitabı’dır. Diğeri de kendi neslim, Ehl-i Beytim’dir.
Bu iki şey, cennette Kevser havuzunun başında bana gelip (hakkınızda bilgi verinceye kadar) birbirlerinden ayrılmayacaklardır.
Bu iki şey hakkında bana nasıl uyacağınıza dikkat ediniz.” (Tirmizi)
Hz. Peygamberi sevmek, onun dinini öğretmek için hiçbir fedakarlıktan çekinmemektir.
Hayatı bu kadar ayrıntılı anlatılmış olan Allah Resulü; ya tanınmıyor ya da anlatılanlar, kafa da oluşturulan bir peygamber imajının etkisi altında değişik yorumlarla farklı bir hal alıyor.
Hz. Peygamber, bir beşer olarak karşılaştığı güçlükleri vahyin gölgesinde hal ederken bugün biz de müslümanlar olarak hayatta karşılaştığımız her hadise de: “Peygamber Efendimiz hayatta olsaydı bu durumda ne yapardı?” şeklinde değerlendirerek meseleyi hal etmeye çalışmalıyız.
Hz. Peygamber şöyle buyurmuş: “Ey Mü’min, sende şu dört şey bulunursa dünya da elde edemediğin şeylere üzülme: Doğruluk, sadakat, emanetlere riayet, güzel huy ve yüksek ahlak, meşru çalışıp helalden kazanmak.” Peygamberlerin davasını dava edinenler onlar gibi yaşamadıkça başarılı olamazlar.
Birde başkasının günahına sevinen değil, ağlayan insandır.
İyi insan Kur’an ayetleriyle tezkiye edilmiş insandır.
O, sadece kendisine değil, bütün beşeriyete faydalı olan insandır.
Acele etme!
Rızık acele ile elde edilecek şey değildir, rızık ecel ile beraber levh-i mahfuza yazılmıştır.
Ecel bitmeyince rızık bitmez, rızık bitmeyince ecel bitmez.
Eğer biz sabretseydik rızık bizi arar bulurdu ama: “İnsan aceleci yaratılmıştır” (Enbiya :37 Ehli) Sünnete göre rızık artmaz ve eksilmez.
Hiç kimse, kimsenin rızkını yiyemez ve hiç kimse rızkını yemeden ölmez. Ancak bereketli kılınır.
Helal olsun, haram olsun kişinin istifade ettiği şey rızıktır.
Bir şeyi almak ve kullanmak İslam‘a göre izin dahilinde ise bu hükmen helaldir.
Bir şeyi almak ve kullanmak İslam‘a göre izin dahilinde değilse onu kullanmak hükmen haramdır ve her ikisine de rızık denir.
Allah‘tan başka rızkı kimse veremez.
Ömürler ve ameller takdir edildiği gibi rızık da takdir edilmiştir.
Yüce Allah rızka kefildir.
Kefil olduğu rızık, kişinin ölmeyecek kadar yaşamasına Allah‘a taad ve ibadet yapacak kadar güç ve kuvvet bulmasına yetecek olandır.
Zalimlerin zulmünü alkışlayan değil, mazlumların kıyamına katılan insandır.
Şunu da bilmeliyiz ki, İyi bir dünya iyi insanlarla kurulur.
Gelin hep birlikte iyi insanların sayılarını çoğaltalım.
İyi insanların sayılarını çoğalttığımız oranda hayat dolu güzel bir dünyaya yaklaşmış oluruz.
Bunun da yolu meydanı kötülere ve kötülüklere bırakmamaktır.
GÜNDEM
23 Şubat 2026SPOR
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026UNCATEGORİZED
23 Şubat 2026EKONOMİ
23 Şubat 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7380 kez okundu
2
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5861 kez okundu
3
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4636 kez okundu
4
Türkiye Kupası 3’üncü hafta mücadelesi başlıyor: Kocaelispor – Beşiktaş karşılaşması saat kaçta, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
4019 kez okundu
5
Eski eşini feci şekilde dövdü, sevgilisini bıçaklayarak öldürdü!
3743 kez okundu