DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 30817322,10%
İstanbul
30°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

15 Temmuz, Kılıçdaroğlu ve Zekai Aksakallı

15 Temmuz, Kılıçdaroğlu ve Zekai Aksakallı

ABONE OL
Temmuz 21, 2023 13:04
15 Temmuz, Kılıçdaroğlu ve Zekai Aksakallı


15 Temmuz 2016’da yapılan hain darbe girişimin üzerinden 7 yıl geçti.

Şehitlerimize rahmetler, gazilerimize hayırlı ömürler diliyorum.

Bu yılki anma proğramlarının üzerine maalesef zamlar düştü!

Bütün anma proğramlarını gölgede bıraktı.

Milletimizin gözü/kulağı darbe haberlerine odaklanmışken, “zamları 15 Temmuz gecesi yapalım ki dikkatlerinden kaçsın.”

Bu akıl ülkeye zarar verir.

Evet, zamlar sela okunurken mermi gibi yağmaya başladı ve 15 Temmuz’u unuturdu.

Başardınız! Tebrikler (!)

Hain FETÖ sabote etmeye çalışsaydı, herhalde ancak bu kadar etki edebilirdi.

Tankın altına yatanların, mermiye kafa atanların yeni bir kamburu daha oldu.

Aman kaymak tabakaya bir şey olmasın (!)

15 TEMMUZ GECESİNİN İZLERİ

15 Temmuz 2016 yılında, tankların köprüye çıktığı anlarda İstanbul Bahçelievler’den, ikamet ettiğim Büyükçekmece yönüne doğru metrobüsle geldiğimde, sürekli oturduğumuz simitçiye gittim.

Televizyonlarda verilen haberlere göre ülkemiz genelinde bir takım askeri hareketlilikler yaşanıyordu.

Önce “bir terör saldırısı mı var acaba” diye düşündüm?

Bir müddet Tv. kanallarını sosyal medyayı karıştırdım.

Baktım ki bu bir darbe girişimi.

Hemen eve koştum.

Biraz daha canlı yayınları takip ettim.

12 Eylül 1980 darbesinde sokağa çıkma yasağını deldiğim için bir çocuk olarak askerden yediğim tokat geldi aklıma.

İvedi olarak sosyal medya hesaplarımdan paylaşım yaptım.

Ülkemiz de askerler darbe yapmaya çalışıyor ve herkesin sokaklara çıkıp ülkemize sahip çıkması gerektiğini, “Öleceksek adam gibi ölelim” mesajımı ve sosyal medya hesaplarımdan paylaştım.

Yüzlerce kişilik üyesi bulunan, ‘BÜYÜKÇEKMECE DOSTLUK GRUBU’ üyelerine telefon mesajı gönderdim.

Geri dönüşler oldu, cevaplar verdim “evde oturmayın sokağa çıkın ve AK Parti İlçe binalarına yürüyerek,  koşarak ulaşmaya çalışalım.” dedim.

Saat 23:00 civarı.

Henüz Sayın Cumhurbaşkanı açıklama yapmamış, hiçbir lider ortada yok.

Evlad-ü iyalle helalaştım. “Kapıyı kimseye açmayın, dönemezsem hakkınızı helal edin.”

Çocuklar o zaman küçük, onlarda gelmek istedi, “Siz evi koruyun” dedim.

Büyükçekmece AK Parti İlçe Başkanına ulaşmaya çalıştım. Telefon açıldı: “İlçe Başkanı diğer telefonda görüşmeler yapıyor, arkadaşları toplayıp hemen ilçeye gelin, burada fazla kimse yok, ne yapacağımıza birlikte karar verelim.” ifadeleri üzerine, gençlik kollarından bir kardeşimle birlikte koşar adım AK Parti İlçe binasına gittik.

İlçe binasına bizden önce gelenler olmuş.

İlçe başkanı ve oradaki heyetle istişareler yaptıktan sonra yine yürüyerek, bulduğumuz sınırlı sayıdaki araçlara sıkışarak Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü’müzün önünde konuşlandık.

Hakkını vermek lazım o dönemin ilçe Kaymakamı olan, şimdi Antalya Vali Yardımcısı olarak görev yapan Sayın Mustafa Hulusi Arat, bizden önce emniyetin önünde gerekli tedbirleri almıştı.

Sonra akın akın insanlar gelmeye başladı.

Aramızda bölgedeki polis karakolları paylaştırıldı ve herkes verilen görev bölgesine gitti.

Bir yandan da gelişmeleri sosyal medyadan takip etmeye çalışıyoruz.

Meydanlara, sokağa ilk çıkanların fotoğrafları hala gözümün önünde.

Tamamına yakını muhafazakar/milliyetçi vatanseverlerdi.

AK Parti, MHP tabanı ve eski/yeni parti yöneticileriydi.

Kaçaklar yok muydu?

İlk etapta fazlasıyla vardı.

Daha sonra Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gazeteci/televizyon proğramcısı Hande Fırat’a yaptığı tarihi açıklaması ve meydanlara inen milyonlar.

Akabinde ölüm pahasına bastırılan FETÖ’cü hain darbe girişimi.

Bizler darbenin tüm acımasızlığı ile mücadele etmeye çalışırken daha sonradan öğreniyoruz ki; bankamatiklere, benzin istasyonlarına, marketlere hücum eden bilmem kimler?!

Perde arkasında kimin kazanacağını bekleyen riyakarlar!

Ne hikmetse hepte bunlar kazanıyor!

HAKİKATLER GÜN YÜZÜNE ÇIKMAYA BAŞLIYOR

Darbe gecesi sıcağı sıcağına dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi aramış…

Ülkemizde hain bir darbe girişimi/kalkışma var, lütfen teşkilatlarınızı, seçmeninizi sokaklara çıkmaya, darbeye karşı koymaya” davet edin.

O dönem Bahçeli ittifak ortağı değil, AK Parti muhalifi liderlerden.

Bahçeli, başbakanın çağrısına olumlu cevap vererek, ivedi açıklamalarda bulunuyor.

Tüm mensuplarımız darbeye karşı dursun!

Kılıçdaroğlu, maalesef Yıldırım’ın “darbeye karşı hep birlikte karşı duralım” isteğine olumsuz cevap veriyor.

Ülkede bir seçim ortamı yokken, “Ben Başbakan olacağım” diye meydan meydan dolaşan Sayın Meral Akşener’den hiçbir ses ve görüntü yok.

KILIÇDAROĞLU KAHRAMAN OLMA FIRSATINI KAÇIRDI

Darbe bertaraf edildikten sonra ortaya çıkan sahte kahramanları hiç unutmayacağım.

Her fırsatta, “Darbe olursa ilk tankın üstüne çıkan ben olacağım” diyen Kılıçdaroğlu’nun havalimanında darbecilerle pazarlık yaptıktan sonra sözde güvenli bir yere doğru kaçışı hala hafızalarımızda taze.

Hiçbir bir lider ortada yokken, Kılıçdaroğlu, o tankın üzerine çıkıp, darbeye karşı olduğunu haykırsaydı, bugün ülkenin sürekli seçim kaybeden lideri olarak değil, tarihe darbeye karşı koyan lider olarak geçecekti. 

Kahraman olarak anılacaktı.

Belki de şimdi ülkenin başındaydı.

Evine misafir olduğu Bakırköy Belediye Başkanı’nın evinden televizyonlardan darbe görüntülerini izlerken ne kadar keyifle kahvesini yudumladığı görüntüleri basına sızdırıldı.

Oldum olası hangi hükümete, hangi düşünce yapısına karşı yapılırsa yapılsın darbelere karşıyım ve hep karşısında olurum.

Darbeler, geri kalmışlığın bir psikolojik ve sosyal sonuçlarıdır.

1960’ın hala acısını hissederim.

12 Eylül’de çocuk yaşta olmama rağmen, Gaziantep’te yaşadığım mahallenin çocuklarını örgütleyip sokağa çıkma yasağını her gün deldim.

28 Şubat’ın Refah Partisi İlçe Gençlik Kolları Başkanı olarak İstanbul’da yapılan bütün karşıt eylemlerin ya tertip heyetinde bulundum ya da eylemlerin içinde oldum.

Darbe sevmediğim gibi, darbeyi siyasi ihtirasları uğruna meşrulaştırmak isteyenlerden de nefret ederim!

Tövbekar olsalar bile.

Her kim 15 Temmuz hain FETÖ darbesine, “TİYATRO, KONTROLLÜ DARBE” diyorsa FETÖ’nün siyasi ağzıdır!

Siyasi ayak arıyoruz ya!

KAFAMI KURCALAYAN SORULAR

Üstü ihanet, ortası ticaret, altı ibadet” içinde olan bir yapı.

Bu tahlil son derece yerindeydi.

Peki, rasyonel uygulama böyle mi?

Maalesef!

Birçok FETÖ’ye iltisaklı isim hala ortalıkta kol geziyor.

Yaşın yanında mutlaka kuruda yanmıştır.

Ben bu durumu ispat edemem ama yaşadığımız realite böyle.

Belki bir kısmı itirafçı olmuştur.
Bilemem.

Parası olanların kendini akladığı 7 yıldır dillerden düşmüyor.

AK Parti Eski Milletvekili ve MKYK üyesi Şamil Tayyar’ın, “FETÖ BORSASI kuruldu, parası olanlar aklanıyor” sözleri kulaklarımda çınlıyor.

FETÖ’ye iltisaklı birinci derece yakını olanlara ceza alsın ya da almasın devlette görev verilmediği biliyoruz.

Uygulama böyle mi?

Hayır!

Darbeye karışmış hatta üst düzey görev yapmış, yargılanmış, ceza almış olanların birinci derece yakınlarına görevler verildiği de kamuoyun bilgisinde.

Elbette suçun şahsiliği vardır

Saygı duyarız.

Devletin FÖTÖ’cüler konusunda eşit kriterleri hayata geçirmediğine hep birlikte şahitlik etmiyor muyuz?

Anlaşılan hala hücreler hareket halinde.

Adaletin terazisi herkesi eşit tartmalı.

Hukuk suçluyu, mağduru net ortaya koymalı.

Suçlulara kimliğine bakılmadan en ağır cezalar verilmeli.

Hiç kimsenin mağduriyet yaşanmasına da müsaade edilmemeli.

Geç gelen adalet, adalet değildir.”

Bizler terör, darbe nereden gelirse gelsin canımız pahasına devlettimiz yanında olmaya devam edeceğiz.

Haksızlıklara şahit olsak dahi.

ÖZEL KUVVETLER KOMUTANI ZEKAİ AKSAKALLI

Zihnimi karıştıran bir diğer deli soruda, dönemin Özel Kuvvetli Komutanı Tümgeneral Sayın Zekai Aksakalı’nın bir general için genç sayılacak yaşta önce pasifize edilerek, 2020 yılında da YAŞ kararıyla kadrosuzluktan emekli edilmesi?…

Bilindiği gibi; Zekai Aksakallı, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı ele geçirmeye çalışan hain darbeci general Semih Terzi için emir Astsubayı Şehit Ömer Halisdemir’e, “Semih Terzi hanidir, vur onu…” emrinin yerine getirilmesiyle birlikte darbenin seyrinin değiştiğini bilmeyenimiz yoktur.

Özel Kuvvetler ele geçirilip emir/komuta silsilesi ile son derece iyi eğitimli askerler milletimiz üzerine yürütülseydi, daha çok vahim sonuçlar doğururdu.

Darbe yine bastırılacaktı. 

Ondan asla şüphem yok!

Milletimiz kararlıydı çünkü.

Ama tahribatı çok daha ağır olurdu.

Emekli Korgeneral Sayın Zekai Aksakallı’nın mahud durumu tatmin edici açıklamalara muhtaç bekler?!

Darbenin başarısız olmasının nedenlerini sayacak olursak birçok parametreleri var.

Öğün darbeye karşı duran komutanları ve emniyet güçlerimizi de unutmamalıyız.

Allah milletimize bütün hain ve hainliklerden muhafaza eylesin.

Allah, Amerika’nın emperyalist, ekspansiyonizm emellerinden bütün dünyayı özelliklede mazlum coğrafyaları korusun!

Milletimizi her daim uyanık tutsun.

Saygılarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP