Hayâ; sözlük olarak “utanma, çekinme, sıkılma” diye tanımlanmaktadır.
Hayâ kelimesi, ahlâk terimi olarak “kişinin çirkin davranışlardan rahatsızlık duyup onları terk etmesi” anlamında kullanılmaktadır.
“Hayâ; utanma duygusu, ayıplanan bir şeyden çekinme dolayısıyla insanda meydana gelen mahcubiyet hissidir.” diye de ifade edilmektedir.
Bir insanın söz, duruş ve davranışlarında ölçülü olması, kötü, çirkin ve diğer insanları rahatsız edecek davranışlardan uzak durması ve haddi aşmaması, hayalı olmanın gereklerindendir.
Hayânın en üstünü şüphesiz Allah’tan (cc) hayâ etmektir.
İnsanlar içinde hayâ duygusunda zirve sahibi, ahlâklı bir toplum meydana getirme gayesinde olan ve yaşantısıyla da bunun örnekliğini sunan peygamberimiz (sav) dir.
Peygamber Efendimiz’in (sav) üstün ahlâkını örnek alan güzide sahabeler hayâ sahibiydiler. Aralarında hayâ duygusu çok yüksek olanlar da vardı.
Hz. Osman (r.a) gibi ki meleklerin bile kendisinden hayâ ettikleri Peygamberimiz (sav) tarafından bildirilmiştir.
“Hayâ imandandır.” Hadis-i Şerifi (Buharî, iman 16,edep, 77, Müslim, iman 57- 59) hayânın imanla irtibatını çok açık bir şekilde belirtmektedir.
Bu hadis-i Şerif, İslâm toplumlarında bir özdeyiş haline gelmiştir.
Özellikle “Her dinin bir ahlâkı vardır; islâmın ahlâkı da hayâdır” manasını içeren Hadis-i Şerif
(İbni mâce, Züht17, el muvatta, hüsnül huluk 9)
hayânın İslâm toplumları arasında en belirleyici ahlâkî niteliklerin ve değer ölçülerinin arasında yer edinmesine vesile olmuştur.
Bazı kaynaklarda hayânın Allah’tan (cc) utanma ve insanlardan utanma diye iki çeşidinden bahs edilir; bazılarında da bunlara ilâveten insanın kendi kişiliğinden hayâ etmesinden söz edilir.
Hayâ kişiyi günahlardan, çirkin işlerden sakındırmakla tehlikelerden koruyan bir kalkan görevi görür.
İlk peygamberlerden itibaren insanların hatırında kalan bir söz vardır: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap! ” (Buharî, Edep) diye buyurulmuştur.
Nesilden nesile aktarılarak gelen bu sözün hikmeti, utanma duygusunun insanı fenalık yapmaktan alıkoyduğunu açık bir şekilde ifade etmektedir.
Şu halde Allah’tan (cc) ve insanlardan utanan bir kimsenin, nefsinin istediği her şeyi yapması mümkün değildir diyebiliriz.
Bu söz, istediğin fenalığı yap bakalım, bir gün bunların hesabını tek tek vereceksin manasına da gelmektedir.
Eğer, yaptığın takdirde Allah’tan (cc) ve insanlardan utanacaksan, o işi kesilikle yapma
manasına gelen zımnen ciddi bir ikaz olan bu sözü her müslümanın dikkate alması gerekir.
Hayâsızlık, insanları ve toplumları mahveden manevî bir hastalıktır.
Hayâ duygusundan yoksun olan kişi günahları açıktan işlemekten, toplum değerlerini hiçe saymaktan çekinmez.
Hayâsızlık insanî ilişkilerin zedelenmesine, aile huzurunun ortadan kalkmasına, boşanmaların artmasına, büyüklere saygının, küçüklere sevginin azalmasına, insan haklarına riayet edilmemesine, hayvan haklarına ve çevreye özen gösterilmemesine, çirkin işlerin ve kötülüklerin yayılmasına sebep olur.
İmanın kaviliğine, ahlâkın olgunlaşmasına vesile olan hayânın yoksunluğu, imanın zafiyetine, ahlâkın bozulmasına, kişinin kutsal değerlere karşı duyarsızlığına, şehevî duygulara, haz, hırs ve dünyevî menfaatlere esir olmasına, kendi çıkarları uğruna başkasına iftira atmasına, başkalarının mesleki, ticarî ve insanî itibarlarının zedelenmesini önemsememesine, toplumdaki yozlaşmanın artmasına sebep olur.
Hayâ ahlâkı korumada önemli bir işleve sahiptir.
Hayâdan mahrum olan insan, kendini kötülüklerden koruyan bir engelden, bir kalkandan da mahrum olmuş demektir.
Hayâdan mahrum olan bir insanı artık kötülükten alıkoyacak, günah işlemekten ve kul hakkına girmekten sakındıracak bir engel kalmadığından,
böyle bir kişi dilediğini yapar, istediğini yaşar.
Hayasını yitiren kişinin şerrinden uzak durmak ve tedbirli davranmak için söylenmiş “Kork Allah’tan (cc) korkmayandan kuldan utanmayandan” diye
bir atasözümüz mevcuttur.
Maalesef son günlerde toplumumuzda hayasızlığın arttığı ve yaygınlaşma eğiliminde olduğu gazete ve televizyon haberlerine yansımaktadır.
Sosyal medya ise bu konuda ayrı bir faciadır.
Birçok insan da yaptığı gözlemlerle buna şahit olmaktadır.
Ne yazık ki toplumumuza Peygamberimizin (s.a.v) güzel ahlâkını öğretememenin, hayatımıza yansıtamamanın sıkıntısını yaşamaktayız.
Acilen aileler, eğitimciler, toplumun ileri gelenleri, devlet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşları olarak sıkıntıların giderilmesi için insan aklına, zihnine, gönlüne hitap eden tedbirler alamazsak çok daha büyük sıkıntılar yaşayacağımızın idrakine varmalı ve sıkıntılarımızın giderilmesi için gayret göstermeliyiz.
Yüce Rabbimden, bizlere hayalı olmayı nasip etmesini ve hayasızlıktan bizleri ve toplumumuzu muhafaza etmesini niyaz ederim.
Cumamız hayra vesile olsun.
Selamlarımla.
GÜNDEM
28 Eylül 2026SPOR
28 Eylül 2026GÜNDEM
28 Eylül 2026GÜNDEM
28 Eylül 2026GÜNDEM
28 Eylül 2026UNCATEGORİZED
28 Eylül 2026EKONOMİ
28 Eylül 2026
1
Babası vefat eden Müge Anlı cenazeye katıldı mı?
1271 kez okundu
2
#Galatasaray lidere konuk oluyor: Adana Demirspor – Galatasaray maçı saat kaçta, hangi kanalda? Maçı canlı izle #ADSvGS
1229 kez okundu
3
Cemevlerine saldırı yapan şahıs yakalandı
1041 kez okundu
4
Serdar Bilgili’ye Büyükçekmece’de Katmerli İmar: AK Partili Meclis Üyelerinin oyları ile İBB’den geçti
1000 kez okundu
5
Galatasaray – Mol Vidi (Mol Fehervar) maçını canlı izle
955 kez okundu