Siyasi ve sosyal görüş olarak birbirine en yakın, aynı dili konuşan Gelecek, Deva ve Saadet Partilerinin birbiriyle anlaşamayıp, CHP ile can ciğer kuzu sarması olmasını anlamakta birçok seçmen gibi bendenizde zorluk çekiyorum.
Gelecek ve Deva partilerinin neden iki ayrı parti olduğunu millet çok sorguladı. Sorgulamaya devam ediyor.
*
Sayın Ahmet Davutoğlu başbakan, Sayın Ali Babacan onun kabinesindeki bakanlarından birisi.
İkiside AK Partinin kuruluşunda ve sonrasında emek sahibi.
Fikri birliktelik var. Yıllarca aynı ideal uğruna çaba sarfettiler. Çok güzel hizmetlerde yaptılar.
Ama şimdi iki ayrı parti ve anladığımız kadar birbirlerine ciddi rakipler. Aynı tabana zuhur ediyorlar.
*
Bizzat Sayın Davutoğlu’ndan dinledim: “Sayın Ali Babacan’a çok rica ettik, birlikte hareket edelim, beraber parti kuralım” dedik. “Genel başkan sen ol, teşkilatları sen kur” dedik maalesef kabul etmedi.”
Bugüne yansıyan ise yeni bir teklif. Davutoğlu’ndan, Babacan’a ittifak yapalım teklifi. Babacan, ‘Arkadaşlarım istemiyor’ diye kesip attı. Basına açıklama yapma ihtiyaçı hissetti ve sonrası herkesin malumu.
Belliki öteden beri Ali Babacan’ın güvendiği dağlar var. Bu dağ millet değil onu ifade edeyim .
Babacan, “İktidarın en büyük alternatifi benim” demek istiyor herhalde ya da bu “Seçimleri geçelim” düşüncesi içinde.
Deva partisi taş çatlasa yüzde 1.
Daha İstanbul gibi birçok şehirde yeterli ilçe kongresini yapıp, il kongrelerini gerçekleştirememiş bir parti. Koca 16 milyonluk İstanbul’da kongre yapacak yeter sayıyı bulamıyorsa bir parti, hangi seçmenden oy alacak?
Kaldı ki kısa sürede iki İl başkanı değiştirmiş bir partiden söz ediyoruz.
Sayın Davutoğlu, Sayın Erdoğan’dan daha parti kurmadan önce randevu talep etti. 3 yıl oldu hala randevu verilmedi.
Sayın Babacan, partisini kurmadan önce Sayın Erdoğan’dan randevu aldı ve görüştü. Siyasi çevreler, “İcazet aldı, izin aldı” diye yorumladı.
İki lider arasında en büyük fark bu olsa gerek.
*
Bugüne gelirsek hiç kimse kusura bakmasın hem Gelecek hem Saadet hemde Deva’nın alabileceği oy oranları yüzde 1’ler seviyesinde.
Amaç; yüzde 1’lerle Erdoğan’a kaybettirmekse evet, liderler bunu başarı hanelerine yazabilirler.
CHP’nin kuyruğuna takılmış bu partiler milletin güvenini sarmıştır. CHP’li dostlar kusura bakmasın lütfen, milletin ekseriyetinin CHP ile öteden beri kan uyuşmazlığı var; dağdaki çoban içinde, prof içinde aynı durum söz konusu.
Dolasıyla CHP’ye bir şekilde bulaşanlar tıpkı Saadet Partisi’nin düştüğü duruma düşüyorlar. Oldukları yerde saymaya devam ediyorlar.
Bu üç parti hiç CHP’ye yaklaşmadan yanlarına birkaç parti daha alıp (Muharrem İnce’nin Memleket Partisi, Mustafa Sarıgül’ün Türkiye Değişim Partisi, Hüseyin Baş’ın Bağımsız Türkiye Partisi, Fatih Erbakan’ın Yeniden Refah Partisi gibi) bir ittifak içine girebilselerdi ülkeye büyük iyilik yapmış ve alternatif ittifak olabilirdi. Bir sinerji oluşturabilirlerdi.
Sanki artık o tren kaçtı.
CHP tabanının Davutoğlu ve Babacan’a bakış açısında; “Tayyip Erdoğan’dan bir farkları yok” görüşü hakimdir.
CHP’li belediyelerin desteği ile nereye kadar? Taşıma su ile değirmen dönmez ki.
*
Bir örnek ve anı; Gelecek Partisi yeni kurulmuş ve ilk bir yılında teşkilatlarını oluşturmuş, yeter sayıda kongrelerini yapmış seçimlere hazır ve güçlü bir parti görüntüsü veriyordu. Her ile, her ilçe’ye bölgesinde sözü geçen, özgül ağırlığı olan başkanlar atanıyordu. Vatandaşlar, “Tamam işte Erdoğan’a alternatif bir lider ve parti kuruldu” demeye başlamışken, işin içine CHP girdi. Teşkilatlar tel tel dökülmeye başladı. Hata o ara anketçi arkadaşlarla sohbetimizde, Davutoğlu’nun çok hızlı yükseldiğini ve ülke barajının (yüzde 7) civarında olduğunu söylediler. Çıkan sonucu açıklamayamadıklarını ifade ettiler.
Gelecek Partisi ciddi bir trend yakalamıştı. Davutoğlu’nun CHP ile işbirliğine rağmen hala milletin gönlünün bir köşesinde yeri var.
Ali Babacan’ı çok cool buluyorlar. Partisi ne kadar oy alırsa alsın bütün liderler arasında özgül ağırlığı, trendi en yüksek isim Ahmet Davutoğlu’dur.
Sayın Kılıçdaroğlu ve Akşener’de bu tasnife dahil.
Sayın Davutoğlu, CHP ile işbirliği yaparak tabiri caizse kendi ayağına şıkmıştır. 60 yaşında olan Davutoğlu’nun daha siyasette uzun bir zamanı var. Farzedelim bu seçimi Erdoğan yine kazandı. Sonrasın da Erdoğan yok, AK Parti içinde yeni bir lider olasalığı çok zayıf ihtimal. Ak Parti’nin birkaç parçaya bölünme ihtimali çok yüksek. (Hala veliaht Berat Albayrak) Ve ülkede bir lider arayışı başlayacak, o liderin soldan ve ideolojik partilerden çıkmayacağını da varsayarsak, akademisyen, devlet ve siyaset adamı vede mütevazi, dürüst, pragmatist kimliğiyle kuvvetle muhtemel ülkeye hizmet makamı ayağına kadar gelecekti Sayın Davutoğlu’nun.
Milattan önce, milattan sonra meselesi işte. (Milat CHP)
*
Sayın Davutoğlu, adı gelecek olan partisini hiç CHP’nin semtine dahi sokmayacaktı.
Partisinin amblemi, kimliği ile seçime girecekti. Sandıktan bir oy çıksada kabülüm başım üstüne diyecekti. Belki bugün için CHP’nin vereceği söylenen 20 kişilik vekil sayısı ve mecliste grup kurma kulağa hoş gelebilir. Ya yarın?
Unutmayalım ki, Saadet Partisi’de 2018 seçimlerinde o aşk ile yola çıkmıştı. Lakin elde avuçta 2 milletvekili ile yolda kalmıştı. Biriside gitti CHP’ye katıldı, geriye kaldı bir.
Siyaset uzun soluklu bir iş, her zaman iki kere ikinin dört etmediği bir alan.
Hesapları iyi yapmak lazım.
Saygılarımla.
GÜNDEM
23 Şubat 2026SPOR
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026UNCATEGORİZED
23 Şubat 2026EKONOMİ
23 Şubat 2026
1
Babası vefat eden Müge Anlı cenazeye katıldı mı?
1189 kez okundu
2
#Galatasaray lidere konuk oluyor: Adana Demirspor – Galatasaray maçı saat kaçta, hangi kanalda? Maçı canlı izle #ADSvGS
1142 kez okundu
3
Cemevlerine saldırı yapan şahıs yakalandı
956 kez okundu
4
Serdar Bilgili’ye Büyükçekmece’de Katmerli İmar: AK Partili Meclis Üyelerinin oyları ile İBB’den geçti
877 kez okundu
5
Galatasaray – Mol Vidi (Mol Fehervar) maçını canlı izle
870 kez okundu