Zulüm, sözlükte “Bir şeyi ona ait olmayan yere koymak” anlamına gelmektedir.
Zulüm, terim olarak da “Belirlenmiş sınırları çiğneme, haktan batıla sapma, kendi hak alanının dışına çıkıp başkasını zarara sokma” özellikle de “Güç ve otorite sahiplerinin sergilediği haksız ve adaletsiz uygulama” gibi anlamlarda kullanılmaktadır.
Zulüm denildiğinde hemen insanların aklına; insanların hak ve hukukuna riayet etmeyerek başkalarına eziyet etmek, canlılara, yaratılmış bütün türlere zarar vermek, yakıp yıkmak, ortalığı karıştırmak, huzursuzluk çıkarmak, can yakmak gibi birçok şey gelir.
Lâkin zulüm, bütün günahların ve haktan uzaklaşmanın ortak adıdır.
Zulüm denilince insanoğlu genellikle kendi dışındakilerine eziyet ve haksızlıkları düşünür.
Fakat kendine emanet olarak verilen ruhunu, bedenini ve her biri kıymeti ölçülemeyecek derecede olan kalp, göz, dil, kulak, beyin, el, ayak ve diğer organlarını göz ardı etmektedir.
Bizlere verilen bu emanetlerin hakkını vermemenin ne kadar büyük bir zulüm olduğunu idrak etmemiz gerekmektedir.
En başta gelen zulüm de Allah’ın (cc) ilâhlığını kabul etmemek ya da kabul etmekle birlikte O’na eş ve ortak koşmak demek olan şirktir.
Dine, Kur’an’a, mukaddes değerlere saygılı olmak gerekirken bunu yapmamak, kulluk şuurunun gerekliliklerini yerine getirmeye çalışanlara engel olmak da bir zulümdür.
Anne ve babanın meşru isteklerine karşı asi olunması, hukuklarına riayet edilmemesi, çalışan kişinin işine ve mesaisine dikkat etmemesi, çalıştıran kişinin de çalıştırdığı insanın hakkını teslim etmemesi, kişinin çocuklarına dinî terbiye vermemesi, helâli, haramı öğretmemesi, ferdin veya toplumun sıhhatiyle, canıyla, inançlarıyla, duygularıyla oynanması, insanların insanî hak ve değerlerini sürdürmelerinin engellenmesi, insanların haksız yere öldürülmeleri, hırsızlık, aldatma, haksız kazanç, insanların ortak alanlarına tecavüz, insanlara rahatsızlık verme gibi yüzlerce günah olarak sayılabilecek örnek aslında zulüm demektir.
Unutulmamalıdır ki; başkalarına ah ettirenler birgün kendilerini de ah edecektir!
İnsanların güven ve iyi niyetlerini sömürerek, diğer insanlara yapılacak iyiliklerden insanları soğutma yoluyla insanların mahrum olmalarına sebep olmak da dikkat edilmesi gereken bir zulüm çeşitidir.
İnsanın Allah’a (cc) karşı ve diğer insanlara karşı işlemiş olduğu zulüm, kendinden başkasına karşı işlenmiş gözükse de aslında insanın kendi kendine zulüm etmesidir.
Allah (cc) insanoğluna hayatını sürdürürken uyması gereken bazı sınırlar koymuştur.
Bu sınırlar haksız yere adam öldürmemek, zina etmemek, faiz yememek, hırsızlık yapmamak, içki içmemek kumar oynamamak, iftira etmemek (hele de bu iftira iffetli bir kadına karşı işlenmişse katmerli ve büyük bir günahtır) gibi birçok örnekle değişik ayetlerde açıklanmıştır.
Yazımızda birçok örneğini verdiğimiz insanın kendi dışındakilerine karşı işlenmiş gibi gözüken zulümler aslında insanın kendi kendine zulmetmesidir.
Konu etmek istediğimiz zulüm, kişinin kendini uzun süre aç bırakması, uykusuz bırakması, maddî anlamda diken üstünde yatması, çok uzun süre ayakta kalması, bedenini yaralaması, kanını akıtması, gibi eylemler de birer zulüm şekli olsa da aslında konu olarak ele aldığımız insanın bedenine yönelik fizikî bir durum değildir.
Bahsettiğimiz zulüm çeşidi; insanın kendi kendisine manevî bir bedel ödetmesidir.
insanın kendini yaratılış hukuku dışında bir işe zorlamasıdır.
İnsanın nefsanî zevk aldığı birçok günah sayılan eylemi Allah (cc) tarafından zulüm olarak vasıflanmaktadır.
Merhameti sonsuz olan yüce Rabbimiz insanın kendine yaptığı zulümden kurtulma yolu olarak da tevbe etmeyi öğütlemektedir.
İnsanoğlu yaşarken dünyevî bazı hazların, nefse hoş görünen günahların cazibesine kapılarak kendine zulmettiğinin farkında olmayabilir.
Ancak ahirette ödeyeceği bedelle bunun idrakine varmakla, kendine ne büyük bir zarar verdiğini anlamasının hiç bir faydası olmayacaktır.
İnsanın hayattayken gafletle kendine zulüm ettiğinin farkına vararak tevbe etmesi, bir daha zulüm işlemeden hayatını sonuna kadar devam ettirmesi kendine yapabileceği büyük bir iyiliktir.
Allah (cc) zulmetmez.
Zulmü ve zalimleri sevmez.
İnsanoğlu kendi yaptıklarıyla Allah’ın (cc) rızasını kazanmak ve cennetine giden yolu izleyeceğine
cehenneme götüren yolları tercih ederek kendine zulüm etmiş olur.
Yüce Rabbimden bizlere, kendine zulüm etmekten kaçınan, rızasına uygun işler yapan kullarından olmayı nasip etmesini niyaz ederim.
Cumamız hayra vesile olsun.
Selamlarımla.
GÜNDEM
23 Şubat 2026SPOR
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026UNCATEGORİZED
23 Şubat 2026EKONOMİ
23 Şubat 2026
1
Babası vefat eden Müge Anlı cenazeye katıldı mı?
1189 kez okundu
2
#Galatasaray lidere konuk oluyor: Adana Demirspor – Galatasaray maçı saat kaçta, hangi kanalda? Maçı canlı izle #ADSvGS
1142 kez okundu
3
Cemevlerine saldırı yapan şahıs yakalandı
956 kez okundu
4
Serdar Bilgili’ye Büyükçekmece’de Katmerli İmar: AK Partili Meclis Üyelerinin oyları ile İBB’den geçti
877 kez okundu
5
Galatasaray – Mol Vidi (Mol Fehervar) maçını canlı izle
870 kez okundu