Savaşın kısa sürede biteceğini sananlar yanıldı.
En başta da Rusya…
Dünyanın en büyük ve en verimli toprakların yanında enerji kaynaklarıyla kendine yeten ve satışından büyük gelirler elde eden ender ülkelerden Rusya, tarihin her sürecinde özellikle son yüzyıl batı ile entegre olamamış ancak sanayi devrimine ayak uydurabilmiş, beraberinde yetişmiş insan gücünü başarıyla kullanmış, akabinde her iki cihan savaşından güçlü çıkabilmiş buna rağmen yayılmacı ve istilacı politikalarından vazgeçmeyi bırak şiddetini artırarak sürdürmüş, sadece komşuları için değil bütün Avrupa’yı tehdit etmiş ve nispeten de başarılıda olabilmiş ve bunu ülke politikası haline getirebilmiş bir ülke Rusya.
Önemli iki süper güç imajını her zaman muhafaza etmeyi başaran bu ülke, ekonomik alanda rakibi ABD’ nin kat ve kat gerisinde kalırken, halkına savaşlardan ve acılardan başkada bir şey de verememiştir.
Bu yayılmacı politikaların ardındaki gerçekliği irdelendiğinde görülmektedir ki, hiçbir zaman demokrasiye ayak uyduramadığı ve ekim devrimiyle birlikte bu “tek adamcılık” anlayışının süregeldiği gerçeği ortada olduğunu görebilmekteyiz.
Bugün gelinen nokta aslında tarihi mirasın devamı olarak da okunabilir.
Halkını refah ve mutluluk içinde yaşatabilecek iken ekonomik ve insan birikimine sahip olan bu ülkenin sürekli macera peşinden koşmanın izahı açıklanabilir değildir.
Bağımsız bir ülkeyi işgal etmek ve bunu bir mazerete bağlamak günümüz dünyasında karşılık bulamayacağı gibi işgale uğrayan Ukrayna’nın aynı ekolden geldiği, aynı harp geleneğini uyguladıklarını ve silah gücü potansiyelinin yanı sıra verilecek dış desteklerin planlamasını yapmamış olamayacağı gibi bu savaşın farklı hesaplar ve oluşumlarında getirilebileceği muhakkak düşünülmüştür.
Yeniden soğuk savaş planlarının getireceği kutuplaşmalar, başta NATO olmak üzere ittifakların ve oyun kurucuların yeni hamleler peşinde olabileceği öngörülebilir varsayımlardır.
Batıda isveç ve Finlandiya, güneyde Karadeniz Havzası ve Türkiye bu savaşla birlikte yeni hamlelere gebe kalacağı tahmin edilmektedir.
Türkiye’nin Rusya ile bir takım silah anlaşmalarının aslında batıya verilecek en ciddi mesaj olarak okunabilir.
Ancak harp analizcilerin altını çizdiği Lozan ve beraberindeki boğazlar statüsü bu savaşla birlikte askıya alınabilir mi endişesi de hakim.
Bunun yanında on yıldır kamuoyu gündeminde olan “Kanal İstanbul” hamlesinin aslında gelinen noktanın sonucu olarak okuyan stratejistler de yok değil.
NATO’ nun Rusya’yı doğuya hapsetme planları Türkiye’ye rağmen olamayacağı gibi, Avrupa’nın da Türkiye için neler yapılabilir anlayışı ve arayışını da hızlandıracaktır..
Bu süreci çok iyi okuyan Türkiye, bütün kozlarını açıkça oynayabilmekte, başta Avrupa Birliği üyeliği olmak üzere bir takım açılımlar ve sürprizler olacağı görüşü konuşulmakta.
Türkiye’siz bir Avrupa’nın olamayacağı ve tarihin yeniden tekerrürü ve yazılacağı bu savaş ile ortaya çıkmıştır.
Rusya’nın ne tür hamleler yapabileceğini kestirmek ve güvenirliliği de tartışılacağı bilinmektedir.
Bu savaş aynı zamanda uluslararası antlaşmalar gereği kontrollü silahlanmaya maruz kalan Almanya ve japonya’nın da yeniden silah teknolojilerine ağırlık vereceği de bir gerçek.
GÜNDEM
23 Şubat 2026SPOR
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026UNCATEGORİZED
23 Şubat 2026EKONOMİ
23 Şubat 2026
1
Babası vefat eden Müge Anlı cenazeye katıldı mı?
1189 kez okundu
2
#Galatasaray lidere konuk oluyor: Adana Demirspor – Galatasaray maçı saat kaçta, hangi kanalda? Maçı canlı izle #ADSvGS
1142 kez okundu
3
Cemevlerine saldırı yapan şahıs yakalandı
956 kez okundu
4
Serdar Bilgili’ye Büyükçekmece’de Katmerli İmar: AK Partili Meclis Üyelerinin oyları ile İBB’den geçti
877 kez okundu
5
Galatasaray – Mol Vidi (Mol Fehervar) maçını canlı izle
870 kez okundu