DOLAR 43,8455 0.02%
EURO 51,7452 0.09%
ALTIN 7.264,001,14
BITCOIN 2909023-1,83%
İstanbul

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Erdoğan ve Bahçeli’nin tarihe düştüğü notlar

Erdoğan ve Bahçeli’nin tarihe düştüğü notlar

ABONE OL
Aralık 24, 2024 17:54
Erdoğan ve Bahçeli’nin tarihe düştüğü notlar
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünya gözlerini, kulaklarını 13 yıl süren savaşın, zalimliğin 13 günde bitirildiği Suriye’ye çevirdi.
Bölünüp, parçalanma aşamasında olan Suriye, birden derlenip toparlandı ve yeniden bütünleşti.
Amerika’nın PKKPYG üzerinden bölme çabaları devam etsede sonucun akim kalacağı açık.
13 günde bittirildi dediysekte, aslında 13 yıl emek sarfedilmiş, akıl yürütülmüş, diplomasi ortaya konulmuş.
Buraya kolay gelinmemiş.
Önceki hafta MİT Başkanı Sayın İbrahim Kalın, bu hafta Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan ve kısa süre içinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan
İbrahim Kalın ve Hakan Fidan’ın Suriye ziyaretleri dünya medyasında ilk haber olarak verildi.
Yeni Suriye şimdi Erdoğan’ı bekliyor.
Umarım CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve muhalefet partileri de dahil olur ve Şam Emevi Camii’nde birlikte saf tutulur.
Şunu teslim edelim; Erdoğan Türkiye’sine İslam ülkelerinde büyük güven, saygı ve sevgi var.
Türkiye – Erdoğan nüfuzu bölgeye ziyadesiyle hakim. (Afrika çoğrafyası, Balkanlar, Türk Cumhuriyetleri ve mazlum çoğrafyaların güven duyduğu tek ülke Türkiye’dir.)

Türkiye’nin küresel bir güç olduğunu bütün dünya kabullenmiş durumda.

Bakmayın siz o kralcıklara.
Şam’ın düştüğü gün samimi duygular besleyen kesimin en büyük endişesi muhalifler arasında bir iktidar kavgası yaşanmasıydı.
Görülüyor ki böyle bir tehlike oluşursa dış tehdit ve kaşımalara rağmen halkın duvarına çarpacak.
Hiçbir Suriyeli 71 yıl sonra kavuştuğu özgürlüğü artık kimseye kaptırmayacak kadar dirayetli.

Suriye’de bütün silahlı gruplar silahlarını Yeni Suriye Savunma Bakanlığı’na devredecek.

HTŞ içinde bulunan 3-4 grubun gönülsüz olduğu söyleniyor.

Yeni hükümette kararlı. Ben ihtiyatlı iyimserim.

Aşırı dikkat ve istihbarat! Sahaya halim olan ekonomiyi yönetir.

Her şeye rağmen problem çıkmayacağını düşünüyorum ama bölgeyi her zaman köpürtmek isteyenlerin fırsat kolladığını da unutmamak gerekir.

YENİ SURİYE GEÇİŞ HÜKÜMETİ
Muhaliflerin lideri Ahmed Şara, olgun bir siyaset adamı edasıyla taşları bir bir yerine koyuyor.
Arkasında 2 bin yıllık devleti aliyye aklı var.
Geriye kalıyor cesaret.
Yeni Suriye yeni anayasa, demokrasi, seçim vs. ile şimdilik fazla zaman kaybetmeden yeniden bir imar, ihya ve istikrar seferberliği başlatılmalı.
Elektrik olmayan, su bulunmayan, altyapısı felç olmuş, gıdaya ulaşmakta zorluklar yaşan bir ortam ne demokrasi dinler, ne huzur bulur, nede huzur verir.
Cicim ayları çabuk geçer.
Geçici anayasa, geçici hükümetle yola devam edilmeli ne kadar gerekiyorsa o kadar süre uzatılmalı.
Taki içtimai hayat, toplumsal yaşam vücut bulana, yaşamsal ihtiyaçlar giderilceye değin.
Yeni Suriye’de; ülkenin ismi, başkenti dahil, bayrağına kadar (bayrakta mutlaka hilal bulunmalı) her şey sil baştan olmalı.

Ulusal marşından para birimine kadar ve yapılacak tüm değişim, dönüşümde mutlaka halka müracaat edilmeli.
Kötülerin iyisi, en az 50 tane daha var” denilen SEDNAYA işkence ve insan mezbahanesi kesinlikle yıkılmamalı ve Esad ailesinin zalimliklerine gelecek nesillerde muttali olmalı.
Muhalifler rövanşist bir tavır içinde değiller.
Doğru olanda bu.
Ama suçlu olanlarda mutlaka hak ettikleri cezayı en ağır şekilde çekmeli.
DOMİNO ETKİSİ
Yeni Suriye ile birlikte, Yeni Ortadoğu kaçınılmaz bir evreye girmiştir.

Dayanıksız kralların tek tek devrildiğine çok uzun sürmez şahitlik ederiz.
Özellikle Körfez de kralcıkların bundan sonra  hüküm sürmesi bir hayli zor.
Körfez ülkelerinin ABD’ye, Batıya haraç vererek ayakta kalmaları sürdürülebilir değil.
Halklar fakru zaruret içindeyken, o kralların her türlü şatafat içinde yaşamaları zulümdür, zalimliktir.
Filistin ve Suriye süreçlerinde Türkiye’nin, Suriye’nin, Filistin’in yanında amasız fakatsız duran tek ülke Katar olmuştur.
Geriye kalanlar hala durum tespiti ile meşguller.

Ağırlık merkezi arayışını içindeler.
Güç dengesini gözetip ona göre tavır belirleyecek.
Mısır, İran bugün ekonomik darboğaz içinde vatandaşlar yaşamsal ihtiyaçlara ulaşmakta aşırı zorluklar içinde kıvranıyor.
Elektrik ve su kesintileri, geçim derdi, teknolojiden yoksun kalmak, devlet çalışlarına günlük 3-5 dolarlık maaş başat sorunlardan.
Mısır, günü Suudi Arabistan’ın zekatı ile kurtarmaya çalışıyor.
İran’ın iki ayağı bir pabuca girmiş durumda.
İRAN İSMAİL HANİYYE’Yİ, MISIR YAHYA SİNVAR’I ALENEN SATMIŞTIR
Ayrıca Mısır ve İran liderlerininin/yönetimlerinin halka dayanmayan iktidarlarını korumak adına Filistin’e sırt çevirdikleri ve birisinin İsmail Haniyye’yi, diğerinin Yahya Sinvar’ı sattıklarını da bir kenara not edelim ve hiç aklımızdan çıkarmayalım.
Filistinli masum ve savunmasız çoçukların ahı yerde mi kalacak?!
Suriye’de evlerinden alındıktan sonra bir daha haber alınamayan Suriye vatandaşlarının sayısı 100 binlerle ifade ediliyor.
Ahlarının karşılık bulamayacağımı zannediliyordu?
İlahi adalet asla şaşmaz.
Zulüm belki yarına kalır ama kimsenin yanına kalmaz.
KAYDA GEÇİN İLERDE LAZIM OLACAK
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan; “Türkiye, Türkiye’den daha büyüktür.
Millet olarak ufkumuzu 782 bin kilometre kare ile sınırlandıramayız. İnsan nasıl kaderinden kaçarak kurtulamazsa, Türkiye ve Türk milleti de mukadderatından kaçamaz, saklanamaz.”
MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli: “Şam’a gözünü diken Tel Aviv’de Kudüs’te Osmanlı şamarını yiyeceğini hiç kimse unutmamalıdır. Şam güvendeyse, günü geldiğinde Kudüs de güvende olacaktır.
Bu veciz cümleleri nakşedelim.
Söylenenler uluorta atılmış hamasi nutuklar değil, devleti aliyye ufkudur.

Tarihe not düşülmüştür.
Son söz diktatör zalim Baas yası tutup, Esad’a karalar bağlayanlara olsun.
Baas baas bağırmayın!

Başarı Türkiye’nin başarısıdır.

Muhalefet neden rahatsızlık duyar akıl alır gibi değil.

Muhalefet partileri konvansiyonel kısır bir anlayışla,   bilgi ve iletişim çağının çok gerisinde kalmıştır.

Muhalifliğin yeniden tanımlanmaya ve paradigma değişlikliğine ivedi ihtiyac hasıl olmuştur.

”İktidar ne yaparsa yapsın karşıyım” muhalefeti kör kuyudur.

Saygılarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP