…
Seçimi derinden etkileyen mahud durum enflasyon ve emekliler oldu.
Sandığa gitmeyen 14 milyon seçmenin yarıdan fazlasının AK Parti seçmeni olduğu söyleniyor.
Çevremizde de rastladığımız emekli seçmenler, “sandığa gitseydim AK Parti’ye oy verecektim, onun için gitmedim.” söylemleride teyit gibi.
16 milyondan emeklinin yarıdan fazlası 10 bin lira maaş alıyor.
İki ile çarpsanız ortalama 20 milyon seçmene tekabül eder ki, sandığa gitmeyen kızgın seçmenin tamamının emeklilerden oluşmadığı ortaya çıkıyor.
Gençler de var.
“AK Parti’ye bir ders verelim, mesajdan anlamıyor” diyen seçmenlerde var.
Hükümete kızan, küsen sandığa gitse AK Parti adayına oy verecek seçmen sandığa gitmeyerek AK Parti’ye sert bir mesaj verdi. Bu son ihtarım, kendine çeki düzen ver.” dedi.
Bir musibetin, bin nasihatten evla olduğu gerçeği,
Bu seçim yerel değil de, genel seçim olsaydı?
Net ifade edeyim o seçmenler sandığa giderdi ve AK Parti yine birinci parti olurdu.
Seçmen aslında etkili ama yumuşak bir mesaj vermek istemiş.
14 Mayıs’ta muhalefete güvenmeyip, oyunu Cumhur İttifakı partilerinden, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan yana kullanmış ve önüne çıkan ilk fırsatta ise ülkeye zarar vermeyecek bir akılla AK Parti’ye ayar vermiştir.
Mesaj açık:
“Ülkenin ekonomik durumu iyi değil, benim hiç iyi değil düzeltmeden, bana gelme.”
***
31 Mart seçimlerinden önce kaleme aldığım yazıda, AK Parti adayının Ankara’da başa baş yarışacağını İstanbul’da ise kesin kazanacağı tahmininde bulunmuştum.
Yanına Antalya, Hatay ve Eskişehir’i ekler, İzmir’de ise sürpriz bekliyorum diye belirtmiştim.
Gördüğüm bütün ciddi anket firmaları da beni teyit ediyordu.
Hatta AK Parti, Ankara ve İstanbul’u kaybetse dahi büyükşehir meclislerinde çoğunluğunu kaybetmez iddiasında da bulundum.
Hem Ankara ve hemde İstanbul’da ilçelerin ağırlığı AK Partili olacağı görüşü hakimdi.
CHP’nin Kongre sürecine kızgın, küskün olan seçmeninin sandığı gitmeyeceği yönündeki tahminlerde boş çıktı.
AK Parti, Balıkesir’i, Bursa’yı, Denizli’yi, Şanlıurfa’yı kaybedebilir ifadesinde de bulunmuştum ve Manisa’ya dikkat çekip, Özgür Özel, Manisalıdır diye de eklemiştim.
Çok itirazlar geldi.
“Pazar akşamı sonuçlara iyi bak” itirazları geldi.
Aslında AK Parti ve Cumhur İttifakı için tehlike ‘geliyorum’ diye açık ikazlarda bulunmuştu.
“Reis’in karizması yeter.” deyip teşkilatlar çalışırmış gibi yaparak, yattı.
Adaylık peşinde koşup aday gösterilmeyen teşkilat başkanları ve teşkilatları AK Parti adayı kaybetsin diye muhalefet kadar mesai harcadılar.
“Bak gördünüz mü, ben olsaydım kazanırdık” paranoyası.
Öyle gizli falan değil alenice yaptılar.
İyi araştırtsın/soruştursun AK Parti yetkilileri, bakın nelere şahit olacaklar. İhanetin belgesini görecekler.
Sosyal medyadan birkaç fotoğraf at, sonra sırt üstü yat.
CHP oy verecek seçmenin tamamı sandığa gitti ve adayın kimliğine, vaatlerini, yeterliliğine bakmadan partisinin logosuna oy verdi. Sandığı cepheyi bekler gibi de bekledi.
Çalışmayacak/çalışmazlar denilen teşkilatların tamamımı canla başla çalıştılar ve kazandılar.
AK Parti karşıtları sandığı kurtuluş gördü.
Ne balya balya paralara kimin parasını sayıyorsunuz dedi, nede kısa sürede edilinen servetlerin için nereden, nasıl edindiniz? diye sorma ihtiyaçı dahi duymadı.
AK Parti kuruluş kodlarına dönmediği müddetçe erimeye devam eder.
Biran evvel seküler yapıların zulmünden, muhterislerden, gözünü rant hırsı bürümüş bezirganlarından parti temizlenmeli.
Yoksa çok sürmez onlar partiyi temizleyecekler.
Şimdiye kadar seçim sonuçları ile birlikte bütün teşkilatlara görevden el çektirilmeliydi.
AK Parti öyle pansumanla, palyatif tedbirlerle falan düzelecek gibi görünmüyor, teşkilatlara köklü yapısal müdehale şart.
Kesip atmak gerekiyor.
Daha sonra konunun detayına ineceğim…
***
SEÇMEN BİLİNÇLİ Mİ OY KULLANDI?
Adama 5 yıl önce söz veripte yapmadığı vaatleri sorulduğunda, “hatırlamıyorum, unuttum” dedi yüzde 50 oy aldı.
Bir milyon fark attı.
Başka bir adaya, “ilçemiz için ne projeleriniz var.” diye soruldu. “Proje falan yok” diye cevap verdi. “Peki oyunculuğu bırakacak mısınız? denildiğinde, üstüne basa basa “hayır, işimi yapmaya devam edeceğim” cevabı.
Yani benim işim beldeye başkanlığı değil, ben artistim/oyuncuyum diyor.
Sonuç; adam yüzde 55 oy alıyor. Adeta zorla başkan yapılıyor.
Kendisini yerel, dili genel olan bir seçim yaşadık.
AK Parti, Cumhur İttifakı adayları şehirlerin kalbine, vatandaşların geleceğine dokunan ciddi projeler ortaya koydu.
Seçmen dönüp bakmadı bile.
“Önceliğim hizmet değil” dedi.
Seçmenin içinde bulunduğu psikoloji ve oy verme sosyolojisi tam bir tez konusu.
Tekrar böyle bir seçim yaşanır mı?
Çok zor.
Birde şu açıdan bakalım.
Seçimden bir gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli maaşını 15 bin lira yaptık deseydi sonuç ne olurdu?
Ya 20 bin liraya çıkardık açıklaması gelseydi?
Haydi bakalım hesabı birde böyle yapalım.
BAZI BÜYÜKŞERHİLERİN SONUÇLARI
ANKARA; 14 Mayıs AK Parti 32’53, MHP 10,25 oranında oy aldı.
Toplam oran 42,78.
İki partinin aldığı oy: 1.699.339
31 Mart’ta Cumhur İttifakı adayı Turgut Altınok’un oranı: 31,68.
Aldığı oy: 1.048.076.
Sandığa gitmeyen seçmen sayısı: 887.372 kişi.
Üstelik 10 ayda seçmen sayısında artışta yaşanmış.
Yaklaşık 700 bin oy nereye gitmiş, neden gitmiş?
Kedi buradaysa ciğer nerede?
Mansur Yavaş, 60,44 oran 1.999.281 oy alarak seçimi kazandı.
İSTANBUL; 14 Mayıs Ak Parti: 36,06
Aldığı oy 3.758,031.
MHP: 6,24. Aldığı oyu 650.886.
Toplam oran: 42,30 toplam oy ise: 4.408.897.
31 Mart Murat Kurum, 39,59 oran ile 3.431.588 oy almış.
AK Parti ve MHP’nin 10 ay öncesine göre 1 milyon oy kaybı var.
226 bin 458 oyda Yeniden Refah Partisi adayı almış.
2.334.322 seçmende sandığa gitmemeyi tercih etmiş.
Ekrem İmamoğlu, bir önceki seçime göre 300 küsür bin oy kaybı ile yüzde 51,14 oran ve 4.432.862 oyla seçimi kazandı.
Dem Parti seçmenin yaklaşık dörtte üçü, İYİ seçmeninin seçmeninin tamamı CHP’ye oy vermiş.
İstanbul’da 100 binden fazla üyesi olan İYİ Parti adayı Buğra Kavuncu’nun sadece 54 bin 619 oy aldığını söylersek herhalde tablo net ortaya çıkmış olur.
Üstelikte yıllarca İstanbul il başkanlığı yapmış bir isim.
Büyük ölçekte bir ilçenin bir mahallesinin muhtar adayı nisbetinde oy.
Ben aday olsaydım kaç oy alırdım diye merak etmiyor da değilim.
İYİ Parti’nin 14 Mayıs’ta aldığı oy 840 bin 891.
AK Parti ve MHP 14 Mart’ta aldıkları oyu almış olsalardı ya da sandığa gitmeyen seçmenin yarısı gidip AK Parti adayına oy vermiş olsaydı İstanbul 5 yıl aradan sonra yeniden hizmetle tanışmış olacaktı.
İstanbul’un 5 yılı daha heba oldu!
Yazık oldu aziz İstanbul’a!
GAZİANTEP; bu ilimizde de seçimin galibi protestocu seçmenler olmuş.
AK Parti adayı Fatma Şahin, seçimi 38,83 oran ile 358 bin 590 oy alarak kazandı.
Sandığa gitmeyen seçmen sayısı: 404.628 kişi.
2019’da Fatma Şahin’in 494 bin 925 oyla kazandığını söylersek sandığın vehameti daha net anlaşılır.
Birde Karadeniz’den örnek verelim.
TRABZON; AK Parti’nin düşün yaşadığı illerden olan Trabzon’da AK Parti adayı Ahmet Metin Genç, 51,48 oran ve 234.839 oyla kazanmış.
2019’da AK Parti adayı 307 bin 167 oyla selmiş.
Sandık protestosu: 135.371 kişi.
(Devam edecek)
GÜNDEM
18 Mayıs 2026SPOR
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
18 Mayıs 2026EKONOMİ
18 Mayıs 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7434 kez okundu
2
Milli Takımı üzen haber Madrid’ten geldi!
6609 kez okundu
3
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5910 kez okundu
4
Akıllı kişi nasıl yaşar?
5082 kez okundu
5
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4681 kez okundu