Yerel seçime 4 gün kaldı.
Türkiye bu pazar yerel yöneticilerini seçmek üzere sandığa gidecek.
Bir nevi mevcut yöneticilerin karnesini verecek.
Türkiye iki ile kilitlenmiş durumda.
“Ankara ve İstanbul büyükşehir belediye başkanları kim olacak?”
Muhalefet tarafından genel seçim havasına sokulmaya çalışılan seçimlerin sonunda hükümet değişmeyecek, bakanlar değişmeyecek.
Seçim nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın yine ülkeyi 2028 yılına kadar bu hükümet yönetecek.
Mevcut AK Parti hükümetinin en büyük rakibi önceki seçimde olduğu gibi yine enflasyonist ortam ve emekliler…
Özellikle büyükşehirlerde bu durum sandığa aksedecek gibi görünüyor.
Muhalefet var gücüyle tamda buradan vuruyor.
Bütün partilerin büyükşehir adayları seçmene yerel vizyonlar sunmak yerine öncelik olarak emeklilere maaş vaadediyorlar.
Sanki hükümet edecekler.
Depreme hazırlık, trafik, şehrin sorunları ve yapılamayan hizmetler hak getire.
Muhalefet yerel hizmetlerin konuşulmasını istemiyor, üstünü kapatıyor ve sürekli ekonomiden dem vuruyor.
Başarısız olduklarının kendileride farkında.
İktidar, “5 yılda ne yaptınız? diye soruyor?
Cevap olarak; İstanbul’da rahmetli Kadir Topbaş döneminde yapılan hizmetleri ve hükümetin İstanbullulara yaptığı mega projeleri sahiplenmek oluyor.
5 yıl önceki vaadlerini hatırlamıyorlar bile.
Vaadler buhar olup uçuyor ve 5 senede yetişmediye evriliyor.
İş, hizmet üretemeyenler için mazeret ideolojik koroya dönüşüyor.
Adam Derebeyliğine suyunmuş, yalan makinesi gibi.
Cumhurbaşkanına hakaretler savuruyor, “bakanlar kim ben onları tanımıyorum” diyor, bürokrasiye sallıyor. Vekile, hakime – savcıya, valiye zincirleme hakaretler yağdırıyor.
CHP genel başkanına, üst düzey yönetimine vuruyor, racon kesiyor.
Asli görevi olan belediye başkanlığı haricinde her konuya salça oluyor, her makamla çatışmaya giriyor.
Freni patlamış kamyon şöförü gibi uçuruma doğru süratle ilerliyor.
Sayın Ekrem İmamoğlu! Bu kadar hız felaketiniz olur.
Hızınız keşke İstanbullu’ya hizmet edebilmekle sınırlı olsaydı.
Koca 5 yılda var mı Ankara ve İstanbul’da devasa bütçelerle yapılan ciddi bir hizmet?
Var mı bir vizyon, mega proje?
Yok.
“Çeşme aştık, musluk kapattık.”
Belliki başka makamları kovalamaktan, tatil yapmaktan, yorulanlar hizmete fırsat bulunamamışlar.
İmamoğlu ve Yavaş şimdi bir 5 yıl daha istiyor.
Şehirlerin hanesine kayıp olarak yazılacak koca bir 5 yıl daha öyle mi?
İmamoğlu ve Yavaş seçmen tarafından kabul görürlerse 5 yıl sonrada benzer hikayelerini yine dinleriz.
Hiç hizmet yapılmadı demiyoruz, yapılması gerekenler yapılmadı, vaadler – sözler tuttulmadı ve Ankara, İstanbul hizmette sınıfta kaldı.
Seçmen kandırıldı, aldatıldı.
Belediyeler borç batağına sokuldu.
Becerisizlik kol geziyor.
5 yıl hem Ankara’da hemde İstanbul’da heba edildi.
Kaybeden Ankaralı ve İstanbullu hizmet bekleyen vatandaşlar oldu.
Ankaralı ve İstanbullu seçmen pazar günü şuna karar verecek: ya hizmet deyip AK Parti – Cumhur İttifakı adaylarına omuz verecek ya da yine kayıp bir 5 yaşayıp havanda dövülen suyun hikayesini dinleyecek.
ANKARA VE İSTANBUL HANGİ ADAYA YAKIN?
Ankara’da başabaş bir seçim yarışı var.
Bazı kaynaklara göre son haftada Turgut Altınok’ın öne geçtiği seçimi domine ettiği ifade ediliyor.
İstanbul’da Murat Kurum önde gidiyor.
İstanbul’a yıllık 300 milyar bütçe ile doğru dürüst hizmet edememiş, hazır İETT otobüslerini bile hareket ettirmekten aciz kalmış, “ben bu koltuğu beğenmedim, bana öbür koltuğu verin, olmadı diğerini verin” diye diyar diyar dolaşmış, zamanın büyük bölümünü İstanbul dışında av peşinde geçirmiş İmamoğlu, hala yüzde 40 civarında görünüyorsa İstanbullu seçmen İstanbul’a “hizmet istemiyorum” diyecekse, sonra yine trafikte tıkanınca, dünüştürülemeyen binanaları (Allah muhafaza) üzerine yıkılınca feveran etmeyecek.
Kendi düşen ağlamazmış.
Tekrar edelim ki: Ekrem İmamoğlu’nun maksadı belediye başkanı olup hizmet yapmak değil.
Gözü CHP’nin koltuğunda. Amaç CHP’yi ele geçirmek.
Aksini söyleyenler doğru söylemeyip ve fanatizme tutulmuş olanlardır.
Konunun diğer bir yönüde Ankara ve İstanbul’u mevcut başkanlar (İmamoğlu – Yavaş) kazansa dahi büyükşehir meclislerinde çoğunluğu sağlamaları mümkün görünmüyor.
Her iki ilde de Ak Partili ve MHP’li ilçe belediyeleri mevcut durumlarını koruyor.
Ankara ve İstanbul’un ilçelerinde yaşanacak değişim CHP – Dem Parti ittifakından taraf görünmüyor.
Özellik İstanbul’da AK Parti’nin CHP – Dem Parti ittifakından birkaç ilçeyi alacağını birçok bağımsız kaynaklar doğruluyor.
Detaylara yarın nasip olursa birlikte ilçe ilçe bakacağız inşallah.
Ankara’da CHP – Dem Parti ittifakının büyük ağırlık verdiği Etimesgut’ta AK Parti adayı yine açık ara önde.
İstanbul’da CHP – Dem Parti İttifakının kalesi gibi görünen 2 ilçede 3’lü bir yarış yaşanacak.
YENİDEN REFAH GERÇEĞİ
Seçimden sonra bitkisel hayatta olan Deva, Gelecek ve Saadet partilerinin beyin ölümleri gerçekleşecek.
AK Parti’den aday gösterilmeyen isimleri partisinden aday göstererek kızgın ve küskün AK Partili seçmeni hedefleyen YRP, seçim sununda en çok konuşulan parti olacak.
Seçimlerde totalde hatırı sayılır bir oranla çıkacak.
RAHMETLİ MUHSİN YAZICIOĞLU
1997 yılının soğuk bir 28 Şubat günü demokrasiye ve milletin teveccühüne mazhar olmuş dönemin başbakanı rahmetli Necmeddin Erbakan’a darbe yapılırken, seçimlerde Anavatan Partisi ile yaptığı ittifaktan kazandığı 7 milletvekilliyle darbecilerin karşısına dikilen ve dönemin REFAH – YOL (Erbakan) hükümetine kayıtsız şartsız destek veren BBP lideri rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun dik ve kararlı duruşu hala hafızalarda taze.
Yazıcıoğlu’dan tarihe geçen söz: “Ben müslümanların iktidarına engel oldular dedirtmem!” cümleleri o vakit Refah Partisi’nde gençlik kolları ilçe başkanlığı yapan bendenizin hala tüylerini diken diken eder ve her vesile ile rahmetliyi sitayiş ve rahmetle yad ederim.
Sayın Fatih Erbakan, Ankara İstanbul, İstanbul – Esenyurt ve bazı kritik merkezlerdeki aday çıkarma kararını yeniden gözden geçirmeli ve AK Parti lehine feragat etmeli.
Zira; AK Parti bu merkezlerde Yeniden Refah Partisi’nin aldığı oy nisbetinde seçimleri kaybederse, bu duruma muhafazakar seçmen iyi gözle nazar etmez ve Yeniden Refah Partisi’nin üzerine yapışıp kalır.
Fatih bey, gelecekte ülkenin kaderininde etkili olmak istiyorsa mutlaka tabana kulak vermeli ve Saadet Partisi’nin düştüğü duruma düşmemeli.
Fatih bey, “İstanbul’da bir 5 yıl daha İmamoğlu’na bırakılmamalı” çıkışının gereğini yerine getirmeli ve AK Partili (Cumhur İttifakı) seçmenine bir jest yapmalı.
Yapılacak jestin karşılığı mutlaka ileride Yeniden Refah Partisi’ne katma değer olarak dönecektir.
“Efendim ittifak şundan bozuldu, AK Parti bize haksızlık yaptı, bizde aday çıkarmak zorunda kaldık; Yeniden Refah Partisi’de sınırları zorladı, bizi sıkıştırdı” vs. seçmen işin o yönüne bakmıyor.
Bunların hepsini seçimden sonra konuşacak bolca vaktimiz olacak.
Seçmen sosyolojisiyle inatlaşmamak, ters düşmemek lazım.
CHP – Dem Parti ittifakının Ankara ve İstanbul’u yeniden kazanmasının Yeniden Refah Partisi’ne zerre getirisi yoktur.
Ama maliyeti seçmen nazarında ağır olur.
Bilhassa Ankara, İstanbul, Esenyurt ilçesi ve bazı kritik merkezlerde Yeniden Refah Partisi’ne oy vermeyi düşünen seçmenlerde öncelikle yaşadıkları şehirlerin geleceğini düşünerek sandığı gitmeli ve aklın yolunu tercih etmelidir.
Saygılarımla.
GÜNDEM
18 Mayıs 2026SPOR
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
18 Mayıs 2026EKONOMİ
18 Mayıs 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7434 kez okundu
2
Milli Takımı üzen haber Madrid’ten geldi!
6609 kez okundu
3
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5910 kez okundu
4
Akıllı kişi nasıl yaşar?
5082 kez okundu
5
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4681 kez okundu