Dün 20 kasım çocuk hakları günüydü.
Çocuk hakları, eski adı Millletler Cemiyeti olan Birleşmiş Millletler tarafından Cenevre çocuk hakları bildirgesiyle dünya gündemine gelmiş ve 20 kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları bildirisi olarak güncellenmiş olup 20 kasım 1989 tarihinde de daha geniş bir şekilde Birleşmiş Millletler çocuk haklarına dair sözleşme ile değiştirilip yenilenmiş ve 54 maddelik bu sözleşme Birleşmiş Millletler kurulunda kabul edilmiştir.
Bu kabulle birlikte 20 kasım “Dünya Çocuk Hakları Günü” olarak ilân edilmiştir.
Birleşmiş Milletler tarihinde en yüksek katılım oranıyla (193 ülke) kabul edilen bu sözleşmeye ülkemiz 1990 yılında taraf olmuş ve sözleşme 1995 yılının ilk ayının son günlerinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
Maalesef sözleşmeye imza atan ülkelerin büyük çoğunluğu sözleşmenin şartlarına uyma hususunda üzerlerine düşeni yerine getirmemiş, yerine getirmeye çalışanların gayretleri de yeterli olmamıştır.
Savaşların, doğal afetlerin ve kaotik ortamların mağduriyetlerini yaşayan çocukları korumayı, onlara daha yaşanabilir bir ortam sunmayı hedefleyen sözleşmenin uygulanmasında problemlerin oluşmasından dolayı ve dünyanın birçok yerinde yaşanan savaşlarda yine en çok mağdur olan, gıda ve ilaçtan yoksun bir şekilde güçlükle hayatlarını sürdürmek zorunda kalan ve bu sebeplerden dolayı hayatlarını kaybedenlerin çoğunluğunu çocukların oluşturduğu inkar edilemez bir gerçektir.
Bu durumun en belirgin örnekleri de Filistin Gazze’de yaşanan siyonist zalimlerin gerçekleştirdikleri soykırım ve en adice işlenen vahşette görülmektedir.
Maalesef iki milyara yakın islâm dünyası da kınama ve seyretmeden başka bir şey yapamamaktadır.
İslâm dünyasının birlik olamayıp çözüm üretememesi vicdanları sızlatmakta gönülleri yaralamaktadır.
Mağduriyet olarak çocukların yaşadıkları gerçekler, Birleşmiş Milletlerin çocuklarla ilgili birimlerinin kendi raporlarıyla sabittir.
Dünyanın yeraltı ve yerüstü kaynaklarından yararlanmanın kendilerinin hakkı olduğunu düşünenler tarafından işlenen zulümlerin acısını çocuklar, kadınlar, yaşlı, güçsüz ve engelli olanlar çekmektedir.
Hafızalarımızda yer alan cesedi sahile vuran Aylan bebeğin, “Çocuklar cennete gider. Orada ekmek var değil mi? Cennette karnımız doyar öyleyse ölelim anne” diyen çocuğun, açlıktan iskelet haline gelen biçarelerin ızdırabını insanlığını yitirmemiş, vicdanı körelmemiş her insanın yüreğinde duymaması mümkün müdür?
Konuyla ilgilenen kuruluşların yayınladıkları raporlara göre her yıl milyonlarca çocuk savaştan, kıtlıktan ve diğer sebeplerden dolayı canlarından olmakta, yüz binlerce çocuk gasp, hırsızlık, uyuşturucu ve fuhuş çeteleri tarafından köleleştirilmekte, organ mafyaları tarafından işe yarar organları alınıp bedeninin diğer kısımları çeşitli yollarla yok edilmektedir.
Birkaç yıldan beri Yemen’de yaşanan iç savaşın mağdurlarının çoğunluğunu yine çocuklar oluşturmaktadır.
Yemen’de yaşanan iç savaşta tarafları kışkırtan ve destekleyenlerin toplumunu müslümanların oluşturduğu ülkelerin olması yürekleri dağlamaktadır.
Çocukların mağduriyetlerine son zamanlarda Tunus‘ta yaşananlar da eklenmiştir.
Filistin Gazze‘de ve diğer mazlum coğrafyalarda yaşananlar belirli ölçüler de dile getirilse de Çin‘de uygur bölgesinde işlenen zulümler ve çocukların asimile edilmeleri ülkemiz dahil yeterince dile getirilmemektedir.
Birleşmiş milletlerin 1989 tarihinde gündeme getirdiği çocuk haklarının çok daha genişini dinimiz islâm 15 asır öncesinden dünyanın gündemine taşımış insanlığın dikkatini çekmiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v), yaşantısıyla ve sözleriyle biz müslümanlara en güzel örnekler sunmuştur.
Dünyaya gelen her çocuk islâm fıtratı üzerine doğmakta ve Allah‘ın (cc) kendisine tanımış olduğu haklara sahip olmaktadır.
Gelecekte dünyanın şekillenmesine yön verecek olan çocukların haklarını koruyan ve riayet eden toplumlar insanlığın yararına olumlu katkılar sunmuş olacaklar, tam tersine haraket edenler bügün insanlığın başına belâ oldukları gibi gelecekte daha da büyük felâketlerin yaşanmasına sebep olacaklardır.
Önümüzdeki pazartesi 24 kasım “Öğretmenler Günü“ çocuklarımızın geleceğini şekillendiren, yüreği insan sevgisiyle dolu, cefakâr ve fedakâr, saygıdeğer tüm öğretmenlerimizin “Öğretmenler Günü”nü kutlar, görevi esnasında şehit olmuş, vefat etmiş öğretmenlerimize Allah‘tan(c.c) rahmetler, hayatta olanlara da sağlıklı, bereketli, hayırlı ömürler dilerim.
Yüce Rabbimden bizlere çocuk sevgisiyle dolu bir yürek ve çocuk haklarına riayet eden kullarından olmayı nasip ermesini niyaz ederim.
Cumamız hayra vesile olsun.
Selamlarımla.
GÜNDEM
07 Ağustos 2026SPOR
07 Ağustos 2026GÜNDEM
07 Ağustos 2026GÜNDEM
07 Ağustos 2026GÜNDEM
07 Ağustos 2026UNCATEGORİZED
07 Ağustos 2026EKONOMİ
07 Ağustos 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7491 kez okundu
2
Milli Takımı üzen haber Madrid’ten geldi!
6701 kez okundu
3
Buca Belediyesi, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda eski ve yeni başkanlar dahil 42 kişi tutuklandı
6432 kez okundu
4
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5959 kez okundu
5
Akıllı kişi nasıl yaşar?
5184 kez okundu