Ah keşke ben kim olduğumu bilseydim!
Hayatta kiminle olduğumu bilseydim!
Kulaklarım gaflet pamuğu ile tıkalı olmasaydı da aczimi farkedip kendime bin tane gözle ağlasaydım!
Kulağa gafletten pamuk, göze perde, kalbe kılıf giydirilirse o zaman doğrular görünmez, hakikatler duyulmaz ve anlaşılmaz olur.
Kişi kendini unutur gider.
Ey Leylayı görmek için can atıyorum iddiasında olan kişi, bu gözlerle Leylayı nasıl görebilirsin ki, senin bu gözlerin Leylâdan başka çok kimselere bakmış çok şeye ve yere kaymış, göz yaşı dökerek, pişmanlığını ilan ederek bu gözleri tertemiz hale getirmeden Leylayı nasıl görürsün?
Bir de sen Leylanın sözlerini dinlemek ve lezzet almak istiyorum diyorsun öyle mi?
Bu da mümkün değildir.
Zira senin bu kulaklarının içi Leylanın dışında kalanların sesleri ile tıka basa dolmuş, hele kulaklarını o yabancı seslerden, gözlerini, yabancı görüntülerden, kalbini, zihnini yabancı fikir ve düşüncelerden, haram şehvetlerin ve haram şübhelerin fitnelerinden temizle de ondan sonra…
Leylayı görmek ve sesini duymak için bedel ödemek gerekiyor. Cennete ve Cemalullaha nail olmak için de elbette gayret gerekiyor.
Rasulullah Efendimiz bir hadiste şöyle buyuruyor: “Dikkat edin! Allah’ın malı pahalıdır, Allah’ın malı cennettir.” (Tirmiz: 2450)
Bu Hadis-i Şerif bu gerçeğe dikkatimizi çekiyor.
Bilindiği gibi sadece kurban kesip et yemekle, bir mevlid okutmakla bir kişinin iyi bir mu’min olduğu anlaşılmaz.
Bir gün üstadıma “Bayrama ne keseyim? dedim.
Önce gıybeti kes,
Kul hakkı yemeyi kes,
Yalan söylemeyi kes,
Haram yemeyi kes,
Adam kayırmayı kes,
İsrafı kes,
Kötülükten irtibatı kes…!” diye cevap verdi.
Bunları kesmedikten sonra ne kesersen beyhude.
Kur’an ve sünnet iyi bir mü’min’in vasıflarını anlatıyor.
Bu iki sağlam ve şaşmaz kaynağa müracaat…
Güzel birisine talib olan kişi, istenen mehir ve bedeli verirken cömert olmalı, eli titrememeli; arı kovanından taze bal yemek isteyen kişi de arıların sokmasından ve iğnelerinden korkmamalı.
Birde müslüman olan ahı hafife almasın.
Siz ahı çok hafife alıyorsunuz, gün gelir öyle bir yerden çıkar ki zamanı geriye almak isterseniz, yarına kalabilir belki ama asla yanınıza kalmaz!
Hele şunu da unutmamak gerekir ki: “Canı yanan sabretsin, can yakan da yanacağı günü beklesin!” diyor.
Peygamberimiz bunuda yaparsanız çok kazançlı çıkarsınız:
Sabah namazından bir saat önce uyanıyoruz ve bu saat, gecenin en güzel anı olan “seher vakti” oluyor. Bu saati dört bölüme ayırıyoruz:
İlk çeyrek saat: Kur’an-ı Kerim’den kolayına geleni okumak.
İkinci çeyrek saat: İki rekat Kıyam-ı Leyl namazını kılarız, sonra üç rekat vitir kılarız.
Saatin üçte ikisi: Dua vaktidir.
Ve unutmayalım ki, bu vakitte Allah’ın rahmeti iner.
Çeyrek saat: Fecir vaktine kadar istiğfar için.
Düşünün ki, sadece bir saat içerisinde bizi Yüce Allah’a yaklaştıran bütün ibadetleri Kur’an-ı Kerim, namaz, yalvarış, istiğfar bir araya toplamışız.
O halde bu gece birbirimizi teşvik edelim ve bu yöntemi uygulayalım ve devam ettirelim.
Allah (cc), bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi, gaflette olanlarımız varsa lütfu ve keremi ile uyandırsın.
Günahlardan uzaklaştırıp Kurb-i Feraiz ve Kurb-i Nevafil ile Mukaddes ve Mübarek zatına manen yakınlığı ikram ve ihsan eylesin.
GÜNDEM
17 Ocak 2026SPOR
17 Ocak 2026GÜNDEM
17 Ocak 2026GÜNDEM
17 Ocak 2026GÜNDEM
17 Ocak 2026UNCATEGORİZED
17 Ocak 2026EKONOMİ
17 Ocak 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7366 kez okundu
2
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5850 kez okundu
3
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4619 kez okundu
4
Eski eşini feci şekilde dövdü, sevgilisini bıçaklayarak öldürdü!
3729 kez okundu
5
Şehzadeler’in yeni başkanı seçildi: CHP adaylar arasında kıyasıya yarış yaşandı
3276 kez okundu