İSTANBUL ERKEK LİSESİ
PROTESTO EYLEMİ VE PARMAK SALLAYAN ALMAN VAKFI KADIN…
…Yöneticisi.
İstanbul Erkek Lisesi’nin bu yıl yapılan mezuniyet töreninde konuşma yapan okul müdürüne öğrenciler sırtını dönerek protesto ettiler.
Bunun üzerine törende hazır bulunan Milli Eğitim Müdürü Sn. Mücahit Yentür müdahale ederek töreni erken bitirdi.
ALMAN VAKIFLARI
Olay; geçtiğimiz yıl Kara Harp Okulu yemin töreninde meydana gelen olaya benziyor.
Gerekli disiplin işlemleri burada nasıl cereyan eder bilmiyorum.
Ancak bizi ilgilendiren okulun fonksiyonudur.
Aslında mevzu, kitap hacminde olup bunu rahmetli Necip Hablemitoğlu “Alman Vakıfları” eserinde bu Alman vakıflarının ülkemizde ne işler çevirdiğini anlatmıştı.
Ancak ben burada yazı uzamasın diye kısa cümlelerle anlatacağım.
1- İstanbul Erkek Lisesi’nde bizim değil Almanların borusu çalar.
2- Bu okulda; İstanbul’un kaymak tabakası çocuklarını okutur. Genellikle öğrencilerin annesi veya babası profesör olup yine kaymak tabakasına ait bir üniversitede yöneticidirler.
Bazılarının ebeveynlerinin ikisi de Prof. Akademik unvanı olmayanların da ebeveynlerinden biri ya yüksek gelirli tüccar sanayici veya bir şirkette yüksek gelirli CEO, bankacı vs. gibi olup bizim gibilerin kolaylıkla ulaşamayacağı üst düzey gelirlere sahipler (Bu gibi yerlerde olanların Almanlarla ticari faaliyetlerini de anlatmak lazım ama bu da başka bir yazının mevzusu. Ancak şu kadarını söyleyeyim: Durup dururken kimse size Mercedes, BMW, VW, Buderus, Simens vb. gibi ticari faaliyetlerin distribütörlüğünü vermez.
Çünkü bu işler sadece parayla olmuyor. Parayla birlikte sizin başkaca özelliklerinizin olması gerekir)
3- Orada öğretmenlik yapan bir arkadaşımdan aldığım bilgiye göre, öğrencilerin çoğu ya ateist ya agnostik veya deisttir.
4- Bu durumu gören hükumet 2016 yılında bir karar alarak okula atamayla müdür gönderir (Şimdi burada da ülkemizde ‘bazı’ işlerin nasıl yürüdüğünü bilmeyenler hemen şunu soracaktır: ‘Ya kardeşim bu okul Millî Eğitim Bakanlığına bağlı değil mi? Tabii ki, öğretmeni kendisi atayacak!’
Evet, kâğıt üzerinde öyle ama bu tür okullarda işler böyle yürümüyor. Nedenini biraz sonra anlatacağım.
5- Okulun Almanya’da birçok okulla ‘muavenet’ anlaşması var.
Bu kardeş okullar ve tabii ki, İstanbul Erkek Lisesi de bu vakıflar tarafından ‘denetleniyor’
6- Cuma günü (05.06.2026) yapılan protestonun bir benzeri 2016 mezuniyetinde de yaşanıyor.
Neden? Çünkü ‘muavenet’ ile başlayan Alman vakıfları ile olan ilişki zaman içinde Almanların okulda “Ali kıran baş kesen” ceberutluğuna dönüşüyor.
Bu yaptıkları kanuna ve anlaşmalara uygun mu? Değil! Peki, nasıl oluyor bu iş? ALMANYA’DA OKUMA AYRICALIĞI
7- Şöyle oluyor: Öğrencilerin düşünce yapılarını ve ailelerinin ülkemizin kaymak tabakasını mensup olduklarını söyledim. Binaenaleyh Öğrenciler özel eğitimden geçerek ve 500 tam puan alanlar arasından seçilerek bu okula geldikleri için çok başarılılar. Haliyle mezun olduklarında istedikleri okula girme oranları %97’dir.
8- Ama iş bununla bitmiyor.
Bu çocuklar Doğu veya Güneydoğu bölgelerimizdeki sıradan herhangi bir üniversiteyi kazanmış olsalar bile Alman vakıfları ile olan muavenet anlaşmaları gereği Almanya’nın herhangi bir üniversitesinin aynı bölümüne kayıt yaptırabiliyorlar.
9- Hal böyle olunca; yani misal olsun diye söylüyorum çocuğun velisi Almanlarla ticari iş birliği içinde iken öğrenci de Almanya’da okuma ayrıcalığına sahip.
Burslu ve 5 yıldız konforunda yurtlarda meccanen(ücretsiz) kalarak…
MEZUNİYET TÖRENİ EŞİTTİR BALO-DANS-İÇKİ
Böyle olunca öğrenciler okul yönetmeliğine değil Alman vakfının koyduğu kurallara tabi oluyor.
Mesela diyelim ki,
Okulun kravat takma mecburiyeti var. Öğrenci ne o kuralı ne de kravatı takar. İdareciler de hiçbir şey yapamaz.
Her birinin arkasında kapı gibi velileri var.
Velilerin bir kısmı da avukat…
Ama bizim bildiğimiz avukatlardan değil.
Nerede netameli büyük bir dava varsa ona giren avukatlardan.
Gelirleri de bir tüccar veya sanayi iş adamından daha fazla.
Hin-i hacette bunlar; okul-aile birliği ile birlikte okula bir baskınları oluyor ki, idarecilerin feleği şaşıyor.
Öyle de şirret tarafları var!
Haliyle mezuniyet törenlerinde okulun istediği değil, Alman Vakıfları ve velilerin istediği oluyor.
Kız öğrenciler dekolte kıyafetler,
Erkek öğrenciler, kuyruklu papyonlu diplomat smokinleri ile törene gelirler. Dans edilirken bu sırada içki su gibi akıtılır.
Sistem bu…
PARMAK SALLAYAN ALMAN VAKIF YÖNETİCİSİ
Hükumet, bu çarpıklığı görüp 2016 yılında okula müdür atıyor.
O güne kadar Alman vakfının da dahil olduğu sınavla atama yapılıyordu dediklerine bakmayın.
O sınav ve atamanın nasıl olduğunu gayet iyi biliyoruz.
Hükumetin müdür ve hoca atamasını
Alman Vakıf idarecileri hazmedemiyor.
İdarecileri şirretle caydırma yoluna baş vuruyorlar.
ZİYARET
Bir ara yeni atanan okul müdürünü arkadaşlarla ziyarete gittik.
Göreve başlar başlamaz, okulla “muavenet” anlaşması yapmış olan 5 Alman vakfından kendisine davet geliyor.
İşleri toparlayıp gitmek istediği için gecikmeler olmuş.
Bu sırada Alman vakıfları ısrarla müdür beyi davet etmeye devam ediyor.
Hoca çarnaçar işleri yoluna koyup 5 ayrı şehirde olan vakıflardan birini seçerek Almanya’ya ziyarete gider.
Bundan sonrasını kendisinden dinleyelim:
– Bu kadar ısrarla davet ettiklerine göre beni karşılarlar diye bekliyordum ama gelen giden olmadığını görünce bir taksiye atlayıp vakıf merkezine gittim. Vakfın bahçesine girip geliş sebebini söyledim.
Umursamaz bir şekilde bana bahçede beklememi söylediler. Çok zoruma gitti.
Israrla davet ediyorlar ama karşılamaya gelmedikleri gibi şimdi de beni bahçede bekletiyorlar. Yarım saat kadar bekledim.
Derken beni vakıf yöneticisinin odasına aldılar baktım oda boş…
Orada da bir çeyrek kadar bekledikten sonra yaşı geçkin kül rengi saçları arkada toplanmış ince zayıf bir kadın içeri girdi. Ben de ayağa kalkıp tokalaşacağını sanarak hürmeten elimi uzatmışken o parmağını bana doğru sallayarak,
– Bu okulu size bozdurmayacağız!
Diyerek tehditkâr bir tonda bir birçok laf söyledi. Konuşma bitince ben de onu Türkiye’ye davet ettim… Ve bana yaptıklarının daha ağırını ona yaptım ama ne fayda.
Ülkemizde öyle bir çark kurmuşlar ki, bir yanda kaymak tabakası veliler, diğer yanda yetiştirdikleri bozuk inançlı çocukları, eğlence, içki, açık-saçıklık ortada dönen ticari işler ve bazı idarecilerin bu çark içindeki zaafları.
İşin ta 15 Temmuz kalkışmasına kadar giden ayağı var.
Yani o kalkışmada Almanya bizi mi yoksa FETÖ’yü mü desteklediği sorusu vs. vs. vs. o kadar şey var ki…
Şimdi bizi bu çarkın dişlileri arasında öğütmek istiyorlar.
Cuma günü Mücahit Yentür huzurunda yapılan protestonun manası budur.
Anlayan anladı.
Anlamayan işi çocukların şımarıklığına verdi.
GÜNDEM
10 Haziran 2026SPOR
10 Haziran 2026GÜNDEM
10 Haziran 2026GÜNDEM
10 Haziran 2026GÜNDEM
10 Haziran 2026UNCATEGORİZED
10 Haziran 2026EKONOMİ
10 Haziran 2026