31 Mart Yerel seçimleri için siyasi partiler canını dişine takmışçasına kampanyalar yürütüyor.
Projeler, lansmanlar, mini mitingler, bayraklar, afişler…
Ortalık rengarenk.. Siyasi Partiler sokak sokak sahayı yokluyor. Birbirleriyle atışmalar, kavgalar, bağırmalar… Vatandaş bunların hepsini izliyor, dinliyor, not alıyor.
Bu seçim öncesi gördüğüm şey, seçimin sonucunu küçük partilerin daha doğrusu küçük partilere yönelecek olan seçmenlerin belirleyeceğidir.
CHP, Millet İttifakı’nın büyük ortağı olarak kurultaydan sonra başlayan süreçle kendi içinde kaynayan kazana dönüştü.
Millet ittifakı bileşenleri kelimenin tam anlamı ile yaprak döktü.
Ak Parti uzun yıllar iktidar olmanın vermiş olduğu yoğun yıpranmışlıkla yorgun.
İki büyük parti böyle olunca daha hareketli olarak küçük partileri görüyoruz.
Büyük partilere kızan seçmen küçük partilere yöneliyor.
Kabul edelim ki, ciddi bir ekonomik kriz yaşıyoruz.
Toplumun zengini ile yoksulu arasındaki uçurumun isyan edecek boyutta olduğu aşikar.
Bu durumdan iktidarı sorumlu tutan millet nereye yönelecek bunu görmek lazım.
Seçim sonucunu ekonomik krizin mağdurları belirleyecek. Bunların çoğu da emekli grubu.
Bu grubun yönelecekleri yer seçimin kaderini belirleyecek gibi görünüyor.
Seçime bir ay kala manzara bu.
Ancak yapılacak hamleler, söylemler başka bir yönelime sebep olur mu elbette olur.
Türkiye toplumu olarak seçimleri seviyoruz.
Sandıkları seviyoruz. Oy kullanmayı seviyoruz.
Bunu katılım oranlarından görüyoruz.
Aynı zamanda toplum olarak ders vermeyi de, tokat atmayı da biliyoruz.
Sahada gördüğüm millet, böyle bir ders daha vermeye hazırlanıyor. Bunu da oransal olarak küçük partilere yönelerek yapacak gibi duruyor.
Hiç kimse için seçim çantada keklik değil. Her partinin belli oranda sabit seçmeni elbette var.
Ama seçimin kaderi her zaman hareketli ve dinamik olan seçmen tarafından belirlenir.
O halde siyasi parti adaylarının, yetkililerinin seçmenin canını sıkacak derecede “bam teli”ne dokunmaması gerekiyor.
Can sıkarsanız, canınız sıkılır.
Ve ekonomik krizi pik noktada yaşadığımız bu günlerde aşırı derecede pankart, afiş, broşür marifeti ile hem israf hem de çevre kirliliği yaşatılıyor.
Bunun frenlenmesini öneriyorum.
GÜNDEM
18 Mayıs 2026SPOR
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026GÜNDEM
18 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
18 Mayıs 2026EKONOMİ
18 Mayıs 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7434 kez okundu
2
Milli Takımı üzen haber Madrid’ten geldi!
6609 kez okundu
3
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5910 kez okundu
4
Akıllı kişi nasıl yaşar?
5082 kez okundu
5
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4681 kez okundu