“Ey iman edenler!
Size ne oldu ki, “Allah yolunda savaşa çıkın!” denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz?” (Tevbe: 38)
Ey iman edenler!
Size ne oldu ki, Allah yolunda cihada çağrıldığınızda tembellik edip, gevşek davrandınız ve rahatlıkla, gölgeliklerin ve güzel meyvelerin olduğu yerlere eğildiniz?
Burada yere çakılıp kalmak sadece fiziksel bir durumu değil; rahatına düşkünlük, sorumluluktan kaçış ve dünyayı ahirete tercih gibi manalara gelir.
Kariyer, statü, para, güvenlik, hepsi “yere çivileyen” güçler haline gelebiliyor.
Bugün Filistin Gazze’de yaşanan zulüm ve soykırım karşısında, dünya müslümanlarının gevşekliği ve pasifliği tamda ayetin vurguladığı hususu ifade ediyor.
Ulusal çıkarlar ve konforlu bir yaşam için zulme seyirci olmak ne büyük gaflet.
“Müslümanların derdiyle dertlenmeyenler o müslümanlardan değildir.” (Hakim rivayet etti)
Duymuyor muyuz Gazze’den, Doğu Türkistan’dan ve Sudan’dan yükselen feryatları?
Kim yetişecek bu mazlumların imdadına?
Zulmü yapanlar mı?
Katil ve işgalciler mi?
Hele ümmetin içine düştüğü zillete bakın!
“Kim Allah’tan başkasıyla aziz olmak isterse, zelil olur.” (İbni hiban)
“Size ne oluyor ki: Ey Rabbimiz, halkı zalim olan şu şehirden bizi kurtar. Katından bize bir sahip gönder ve bir yardımcı yolla diye yalvarıp duran zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda cihad etmiyorsunuz?” (Nisa: 75)
Mazlumlar için ayağa kalkmak imanın bir gereğidir.
Cihad, yalnızca silah meselesi değildir.
Hukuki, siyasi baskı oluşturma, uluslararası hukuka dayalı kampanyalar, insani yardım ve lojistik desteği sağlama, medya, eğitim, savunuculuk ile kamuoyu oluşturma, diplomasi ve diaspora örgütlenmesi, ekonomik destekler, yardım kuruluşlarına bağışlar, adil tedarik kampanyaları.
Ayette, “niçin savaş mıyorsunuz?” derken, esasen “niçin mazlumun yanında yer almıyorsunuz?” diye sorar.
8 milyardan fazla dünya nüfusu!
2 milyardan fazla sözde İslam ülkeleri!
Ordu ve silahlarıyla övünen devlet ve ordu yöneticiler!
İnsanlıktan hiç mi nasibiniz kalmadı?
Mazluma merhamet ve acıma hissimiz hiç mi kalmadı?
Her gün yüzlerce çocuk, kadın ve yaşlıları öldüren İsrail terör devletine “dur” diyecek bir gücünüz yok mudur?
Demem o ki, dua edecek, boykotu uygulayacak, devlet idarecilerini yaptırıma zorlayacak, Gazze konusunda yoğun bir kamuoyu oluşturacak bir gücünüz demi yok?
Canabı Allah buyuruyor:
“O’nun yolunda cihâd edin ki, kurtuluşa eresiniz.” (maide: 35)
Bu ayet, aktif bir sorumluluğa çağrıdır.
“Bir kavim cihadı terk ederse, mutlaka Allah onların umumuna azab eder!” (Taberani)
Yani bir toplum nefisle cihad, ilim ve irfanla cihad, sosyal siyasi cihad; haksızlığa, zulme karşı sivil direniş, mal ve canla cihadı terk ederse, içerden başlayıp dışarıya yayılan bir bozulma kaçınılmaz olur.
“Kim Allah’ın huzuruna, cihadın hiçbir izini taşımadan çıkarsa, Allah’ın huzuruna eksik (kırık, kusurlu) olarak çıkmış olur.” (Tirmizi)
İbn Hacer der ki: “Burada maksat, Allah yolunda hiçbir gayret göstermeyen, ne nefsiyle, ne malıyla, ne diliyle, ne kalemiyle mücadele etmeyen kimsedir.
O kişi imanda eksik, amelde noksan olarak Allah’a kavuşur.”
قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: “مَنْ مَاتَ وَلَمْ يَغْزُ وَلَمْ يُحَدِّثْ نَفْسَهُ بِغَزْوٍ مَاتَ عَلى شُعْبَةٍ مِنَ النِّفَاقِ“.
أخرجه مسلم
“Kim cihad etmeden ve cihad etmeyi içinden dahi geçirmeden ölürse nifak şubelerinden bir şube üzerine ölür. “
“Kullar, Allah’ın emrini zayi ettikleri zaman Allah’ın nazarında ne kadar da basittirler!” (Tefsiri ibni kesir)
Bugün Amerika’nın ve İsrail’in Filistin’de yaptıkları soykırım/katliamlar halen terör diye tam anlatılmıyor.
Unutmayalım ki, bu topraklarda asıl cihad anlayışı terk edileli çok şey değişti ve değişmektedir.
İslâm dünyası yeniden ayağa kalkıp tevhid temelli bir dünya görüşü hayata geçirmek istiyorsa öncelikle batının artığı bu rezil sistemlerden kurtulmalıdır.
Bu da cihadsız mümkün değildir.
Sizleri merhum MEHMET AKİF ERSOY’un dizeleriyle başbaşa bırakıyorum: “Ey bu toprakta birer na’ş-ı perişan bırakıp yükselen, mevkib-i ervah! Sakın, arza bakıp Sanmayın: şevk-i şehadetle coşan bir kan var…
Bizde leşten daha hissiz, daha kokmuş can var!
Bakmayın, hem tükürün çehre-i murdarımıza,
Tükürün: belki biraz duygu gelir arımıza!
Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere!”
VE DE
Mehmet Akif’in feryadlarına karşılık vatan savunması noktasında hiçbir ses yoktur.
“Bizim olan yerler başkasınındır artık.
Tanıdık yoktur, çığlığına ses verecek hiç kimse yoktur:
“Vefâsız yurd!
Öz evlâdın için olsun, vefa yok mu?
Neden kalbin kararmış?
Bin ocaktan bir ziya yok mu?
İlâhî, kimsesizlikten bunaldım, âşina yok mu?
Vatansız, hânümansız bir garîbim…Mülteca yok mu?
Bütün yokluk mu her yer?
Bari bir “yok” der sâda yok.
Sonunda çağlayan gibi ÇAĞLAR,
“Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!”
GÜNDEM
14 Ocak 2026SPOR
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026UNCATEGORİZED
14 Ocak 2026EKONOMİ
14 Ocak 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7363 kez okundu
2
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5848 kez okundu
3
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4618 kez okundu
4
Eski eşini feci şekilde dövdü, sevgilisini bıçaklayarak öldürdü!
3728 kez okundu
5
Şehzadeler’in yeni başkanı seçildi: CHP adaylar arasında kıyasıya yarış yaşandı
3274 kez okundu