Uzun bir süre Pamuk Dede ile sohbet edememiş olan mahallenin gençleri aralarında anlaşarak her zaman buluştukları cami derneğinin çay ocağında Pamuk Dede ile yeniden buluşunca aralarında koyu bir sohbet başlamış oldu.
Sohbet esnasında gençlerden biri: “Pamuk Dede
bizleri cuma namazı hakkında bilgilendirir misiniz?” diye sorunca Pamuk Dede: “Yüce Rabbimiz cuma suresinin 9. ayetinde “Ey iman edenler! cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın (cc) zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.” diye buyurmaktadır.
Cuma namazının farziyeti kitap, sünnet ve icma ile sabittir.
Cuma namazı akıllı, ergenlik çağına ermiş, hür ve mukim (seferi olmayan) erkeklere farzdır.
Kadınlar, hürriyeti kısıtlı olanlar, yolcular ve cemaate gelemeyecek kadar mazereti olanlar
( Kör, yürüme engelliler, hasta ve yalnız bırakılması sakıncalı olan hastalara bakıcılık yapanlar, aşırı derecede yaşlı olanlar gibi) cuma namazı kılmakla yükümlü değillerdir.
Ancak bu gibi kimselerin cuma namazı kılmaları halinde namazları geçerli olup ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmez.
Dinleyen diğer bir genç: “Pamuk Dede dikkatimi çekti cuma namazının farz olmadığı kimseleri sayarken kadınlara da farz olmadığını belirttiniz.”
deyince; Pamuk Dede: “Evet Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Cemaatle cuma namazı kılmak her müslümana farzdır. Ancak köle, kadın, çocuk ve hastaya farz değildir.” diye buyurmuştur. (Ebu Davud, salât: 214)
Asr-ı saadetten günümüze kadar bütün âlimler cuma namazının kadınlara farz kılınmamış olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.
Cuma namazının farz kılınmamış olması kadınlar için bir mahrumiyet değil muafiyet olduğu anlaşılmalıdır.
Dilediklerinde camiye gidip uygun şartlar oluşmuş ise cuma namazı kılmalarında dinen bir engel yoktur.
Bilâkis hutbe ve vaazlardan istifade etmeleri yönünden tavsiye de edilebilir.
Sohbet esnasında gençlerin Pamuk Dede ile buluşacaklarından yeni haberdar olan gencin biri aralarına dahil olunca selâmlaşmadan sonra Pamuk Dede sohbete devam ederek: “Değerli gençler cuma namazı öğle vaktinde ve cemaatla kılınan bir namaz olduğundan kazası da yoktur.
Dikkat edilmesi gereken bu namazı ihmal etmemek lazımdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) kim tembellik ederek (mazeretsiz) üç cuma namazını terk ederse Allah (cc) o kimsenin kalbini mühürler.“diye buyurmuştur. (Tirmizî, cuma: 354)
Âlimler kalbin mühürlenmesi o kişinin hikmet ve hakiketlere karşı gafil bir durumda olması manasına olduğunu beyan etmişlerdir.
Diğer bir hadis-i şerifte ise “Beş vakit namaz ve cuma namazı diğer cuma namazına kadar (Büyük günahlar işlenmediği sürece) küçük günahlara kefarettir.” diye müjde vermiştir.
(Müslim, tahare: 14-15)
Cuma namazı 4 rekât ilk sünnet 2 rekât farz 4 rekât son sünnet olmak üzere toplam 10 rekattır.
Cuma namazının farzından önce hutbe okunması cumanın sahih olmasının şartlarından olup dört mezhebin tümüne göre farz hükmündedir.
Cuma günü hatip minbere çıkıp hutbe okumaya başladığı zaman sanki namazdaymış gibi davranılması gerekir.
Konuşulmaz, selâm verilmez, telefon gibi her hangi bir şeyle ilgilenilmez, aksırıp elhamdülillah diyene dahi karşılık verilmez v.s
Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Cuma günü imam hutbe okurken konuşan arkadaşına “sus” bile desen hatalı bir iş yapmış olursun.” diye uyarmıştır. (Müslim, cuma: 11)
Gençlerden bir diğeri de: “Pamuk Dede bir de zuhr-i ahir meselesi var. Bu konu biraz kafa karıştırıyor.
Siz ne dersiniz.” deyince Pamuk Dede: “Kıymetli gençler! Zuhr-i ahir son öğle namazı demektir.
İslâmın ilk yıllarında Peygamber Efendimiz (s.a.v) hayatta iken bu konuda bir sıkıntı yaşanmamıştır.
Daha sonraki yıllarda İslâm coğrafyasının genişlemesi, şehirlerin ve nüfusun artmasıyla cuma tek yer haricinde diğer yerlerde de kılınması üzerine bazı âlimlerce ilk tekbirin alındığı caminin dışında kılınanlarda cuma namazının sıhhati yerine getirilmiş olmayabileceği ileri sürülerek tedbir olarak zuhr-i ahirin kılınması uygun görülmüş ve uzun yıllar tatbik olunmuştur.
Bu konuda İslâm âlimleri arasında görüş birliği yoktur.
Kılınmasına gerek yoktur diyen âlimler de vardır.
Son yıllarda kılınmasına gerek yoktur diyen âlimleri benimseyenler zuhr-i ahiri kılmamaktadırlar.
Bu konuda asıl yanlışlık zuhr-i ahiri kılmayanların cuma namazının son sünnetini de kılmayarak camiden çıkmalarıdır.
Bu konuda zuhr-i ahir kılanların hoş görülmeleri kılmayanların da kınanmamaları en uygun olandır denilebilir.” diyerek sohbeti tamamlamış oldu.
Gençler ve Pamuk Dede tekrar görüşmek üzere vedalaşıp birbirlerine hayırlı dileklerde bulundular.
Yüce Rabbim, bizlere cuma namazına önem veren kullarından olmayı nasip etsin.
Cumamız hayra vesile olsun.
Selamlarımla.
GÜNDEM
15 Şubat 2026SPOR
15 Şubat 2026GÜNDEM
15 Şubat 2026GÜNDEM
15 Şubat 2026GÜNDEM
15 Şubat 2026UNCATEGORİZED
15 Şubat 2026EKONOMİ
15 Şubat 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7381 kez okundu
2
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5865 kez okundu
3
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4638 kez okundu
4
Eski eşini feci şekilde dövdü, sevgilisini bıçaklayarak öldürdü!
3744 kez okundu
5
Kartal çıkış arıyor: Beşiktaş – Konyaspor karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
3674 kez okundu
Başakşehir’de zorlu ve kritik derbi başlıyor: Başakşehir – Beşiktaş karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
Başkalarına tavsiye, telkinde bulunup, kendini sarfı nazar edenler?
Kocaeli’de üst sıralara tırmanma mücadelesi başlıyor: Kocaelispor – Gaziantep FK karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
Arda Güler’li Real Madrid liderlik peşinde: Real Madrid – Real Sociedad karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle