Kabristanları ve içindekilerini selamlamadan geçmeyelim.
Zira orada yüzleri toprağa dökülmüş çok sevdikleriniz var.
Eğer kabirler kendilerine selam veren birisine cevap verselerdi, onları ziyaret ettiğinizde selamınızı alırlardı ama kabirdekiler bize karşı suskun durumda olunca hasretle oradan ayrılıp dönülür.
Sessiz sedasız gibi görünse de kabirdekiler, toprağın altında nice pişmanlıkları vardır.
“Keşke kılsaydım, keşke tutsaydım, keşke şunu yapmasaydım, keşke bunu işlemeseydim, keşke ödeseydim keşke borçlu gelmeseydim” ve bunlara benzer nice hasretler vardır.
Ölüm, kabir ve devamında hasret ve nedamet duymamanın yolu dünyadan geçer.
En kıymetli sermayesi ve hazinesi olan ömrünü beşe değil, boşa harcayan ve ahireti için lazım olan hazırlığı yapmayıp tam tamına aşağı yukarı atlmış, yetmiş yılını zayi eden, heder eden veya ahirete hazırlığı ve azık toplamayı aksatan, dünyadan nasibini unutan kimse varsa (inşallah yoktur) kendi haline ağlasın.
Peki ağlamak meseleyi çözer mi?
Gideni geri getirir mi, çözüm mü, çare mi?
Eğer bu ağlamanın akabinde kişi samimi adımlar atarsa, başını iki elinin arasına alıp derin derin düşünür ve kolları sıvazlar da bu kaybı yüce Allah‘ın izniyle telafi edebilirse, bildiği bir kaç yılı varsa bu yılları dolu dolu geçirip, geçen yıllarda aksattığını telafi eder ve gayret ederse bu da güzel bir fırsat ve iyi bir çıkar yoldur.
Meydan onundur, buyursun.
“Düşünüp ibret almak ve şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardına getiren de O’dur.” (Furkan: 62)
Biri dese ki: Ben mesela geçen yılı dolu dolu geçiremedim, iyi değerlendiremedim; buyur hemen içinde bulunduğun gunleri değerlendir, “dün şu iyi guzel ameli yapacaktım, yapamadım” buyur bugün yap, “dün gece ibadet edecektim edemedim” buyur bu gece yap dolayısıyle azmeden cezmeden, samimi olan ve gözünü Yüce Allah‘ın cennetine rızasına diken kimse gerekeni yapar.
Her şeyin telafisi var ama ömrün telafisi yok.
Ahiret yolcusu olan mü’min bu hakikatı gözardı etmemelidir.
Geri dönüşü olmayan şeylerden bir kaçı; ağızdan çıkan söz, atılan ok, geçen zaman ve değerlendirilmeyen fırsat.
Yüce Allah, idrak ettiğimiz ve yaşadığımız her günü ve geceyi rızasına muvafık amellerle kapatmayı bizlere ve bütün mümin kardeşlerimize nasip eylesin.
GÜNDEM
19 Ağustos 2026SPOR
19 Ağustos 2026GÜNDEM
19 Ağustos 2026GÜNDEM
19 Ağustos 2026GÜNDEM
19 Ağustos 2026UNCATEGORİZED
19 Ağustos 2026EKONOMİ
19 Ağustos 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7498 kez okundu
2
Milli Takımı üzen haber Madrid’ten geldi!
6713 kez okundu
3
Buca Belediyesi, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda eski ve yeni başkanlar dahil 42 kişi tutuklandı
6444 kez okundu
4
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5963 kez okundu
5
Akıllı kişi nasıl yaşar?
5192 kez okundu