DOLAR 43,8377 0.16%
EURO 51,7041 0.16%
ALTIN 7.182,082,07
BITCOIN 29820410,31%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Türkiye’de birçok sessiz devrimler yapmış AK Parti neden başarısız oldu?

Türkiye’de birçok sessiz devrimler yapmış AK Parti neden başarısız oldu?

ABONE OL
Ağustos 1, 2022 16:52
Türkiye’de birçok sessiz devrimler yapmış AK Parti neden başarısız oldu?
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Anketlerin ışığında seçimi rahat kazanırız rehavetine kapılan Millet İttifakı ya da Altılı Masa gerçekten seçimleri sandığa gitmeden bile kazanıyor mu?

Bence büyük yanılgı içindeler. 

AK Parti, Erdoğan, “Ülkeye hizmet etmedi” demek siyasi hata doğurur.

Yanlış strateji seçim kaybettirir.

Özellikle CHP ve İYİ Parti lider, sözcü ve medya kanallarının sırf muhalefet yapmak için yaptıkları politikaların hiçbir getirisi yok.

Olmayanın yerine neyi koyacaksın? Bu sorunun cevabını millet kesin bir dille duymak istiyor.

“6 ayda ülkeyi düzlüğe çıkarırız” 

Hangi proğramla?

Darbelerin sistemi parlementer sistemle mi?

CHP yüzde 25’in üstünü, İYİ Parti’nin yüzde 10’üstünü görmeleri şuanki konjonktür mümkün görünmüyor.

HDP’ye her zamankinden çok ihtiyaç var. Aday belirlemede yetkili eleman pozisyonundalar.

“AK Parti, bitti, Erdoğan yolcu, 13. Cumhurbaşkanı Millet İttifakı’nın adayıdır.” İyi niyet temennisi ve bir slogandan öte geçerliliği yok.

Milletin AK Parti’den birçok şikayeti, eleştirileri var. Hatta bir kesimin benginliği var.

Eleştiriler her geçen gün şiddetini artırarak devam ediyor.

Lakin bu haliyle muhalefeti de umut olarak görmüyor.

İlk on yılını insan hakları savunucusu, adaletin temsilcisi olarak geçirmiş, ekonomiye rahatlık kazandırmış, hizmette atılımlar yapmış olan AK Parti ve Sayın Erdoğan’ın bugün en büyük rakibi ekonomi, yolsuzluk, insan hakları ve adalet olmuşsa geldiği noktayı gözden geçirmesi gerekir.

Hatırlayalım; 2002’de AK Parti hükümet olduğunda ilk işi 30 yıldır 13 Doğu ilinde uygulanan ‘Olağanüstü Hali’ kaldırmak olmuştu.

O gün için devrim niteliğinde ve cesur bir adımdı.

İşe insan hakları ve özgürlüklerle başlamışlardı.

O AK Parti’den, özgürlükçü Erdoğan’dan eser kaldı mı?

MHP’nin yörüngesinde bir iktidarın hareket kabiliyeti sınırlarla ölçülü değil mi?

HDP varsa, MHP’de olmalı. 

Denge politikaları için önem arz eder.

Lakin iktidarı yönetmeye kalktığı zaman sorunlar başgösterir.

AK Parti sorunu ziyadesiyle yaşıyor.

Unutmayalım; “Biz AK Parti çizgisine gelmedik, AK Parti bizim politikalarımızı benimsedi ve kabullendi” diyen bir MHP prangası hala takılı duruyor.

Sayın Erdoğan’ın birçok yönden eli kolu bağlı. Kendi etti, kendi buldu.

Yola çıktıkları ya ihraç edildi ya da istifaya zorlandı. 

AK Parti’deki kurucu irade ve akılda yok olunca hatalar mukadder oldu.

AK Parti’nin gerçekten ülkeye çok hizmeti olmuştur. 

Son dönemlerde ise yükselttiği çıtanın altında kalmıştır.

Bugün 30 yaş altı pek hatırlamayabilir.

(Muhalefetin umut bağladığı grup)

Ama yapılan hizmetler yadsınamaz ölçekte.

Özellikle son dönemde ekonomide, yolsuzlukta, yoklukta ve yargıda sınıfta kalan Erdoğan ve AK Parti aynı boyutta; Ulaştırma da, Sağlıkta, Dış politika da, Terörle Mücadele de ve savunma sanayiinde attığı adımları ve elde ettiği başarıları görmezden gelmek haksızlık olur.

Bir kaç örnek; 

-THY, Avrupa’nın en çok yolcu taşıyan hava şirketi olmuş ve yılın ilk 6 ayında yurt içi, yurt dışı 31 milyon yolcu taşımış. Otoyollar, köprüler, tüneller gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmış ve geçmiş.

-Terörle özdeş hale gelen dağlarda bugün halaylar çekiliyor, festivaller yapılıyor.

CHP’nin, “İlk işimiz o fabrikayı kapatmak olacak” dediği İHA ve SİHA üretiminde dünya da söz sahibi olmuş ve Rusya, Ukrayna savaşında adından en çok söz ettiren silah olmuştur. Putin, Türkiye’den İHA ve SİHA talep etmiştir. Savunma sanayiinde dışa bağımlılık yüzde 20 seviyelerine düşmüştür. Bir ülkenin askeri gücü her daim caydırıcı bir erktir.

-Sağlıkta bir kesim doktor ve sağlık çalışanlarının açık provokasyonuna rağmen dünyanın önde gelen ülkeleri arasına girmiştir. Hastaların randevu almadaki problemlerini saymazsak. Ortadoğu, Balkanlar ve birçok Avrupa ülkesinden talepler hat safhadadır. Özelikle kalp cerrahisi gibi bazı branşlarda Türkiye tercih edilmektedir. 

2021 yılında 643 bin yabancı uyruklu sağlık hizmeti almış. 

 2022 yılının ilk çeyreğinde ise 285 bin kişi sağlık hizmeti almak için ülkemize gelmiştir. Göçmen falan demeyin hemen.

-Dış politika da öyle zaman oluyor ki, ülke adına gururlanmamak mümkün değil. En son ‘Tahıl Koridoru örneğinde olduğu gibi.

-Askeri vesayetin bitirilmesi…

3 askeri darbe yaşamış birisi olarak ifade edeyim ki, askeri vesayetin ortadan kalkması demokratikleşme, gelişme yönünde en büyük adımlardan birisidir.

-Spor alanında çağ atlanmış ve her ile birer modern stat ve spor alanları yapılmış/yapılmaktadır.

-Savaşa ve pandemi şartlarına rağmen Turizm de yeni rekorlar kırılmaya devam ediyor.

Dönemin Bakanlarından merhum Mustafa Taşar, “Turistler ahlak bozuyor” diyen Gaziantepli İmama, “Sen maaşını turizm gelirinden alıyorsun, ülkemize yıllık 10 milyon turist gelse bu ülkenin ekonomisi kurtulur’ sözleri hala hafızamda canlı.

2022 yılındaki turizm hedefi 50 milyon kişi ve 50 milyar doların üstünde bir gelire doğru yol alıyor.

Bu ülke için yapılmış daha birçok hizmet sayabiliriz.

Dönüp geriye bakmak lazım, kimlerle yaptık.

Tüm bu ve benzeri hizmetlere rağmen AK Parti’nin kendi hata ve yanlışlarından ötürü 2023 yılında yapılacak seçimleri kaybetme riski çok büyük.

(Muhalefet kadar çok  

rahat ve emin değilim ama)

AK Parti’nin yapması gereken öncelikle sabit ve dar gelirlinin durumu ivedilikle gözden geçirilmeli. Bu kesim mutlaka açlık sınırının üzerine çekilmeli. “Enflasyona ezdirmeyeceğiz” vaatleri karın duyurmuyor, icraata dönüşmeli. Asgari ücretten az emekli maaşı olmaz! Helede bu şartlarda 3,500 TL emekli maaşı hiç olmaz!

Yabancılara konut satışının artarak devam etmesi, konuttaki ve kiralardaki fahiş fiyatların bu noktaya geleceği ayan beyan ortadaydı.

Şimdi “Cumhuriyet Tarihinin en Büyük Sosyal Konut Projesini’ başlatmak için geç kalınmadı mı?

Adama sormazlar mı piyasalar köpürene kadar neredeydiniz?

Hükümet birçok konuda önlem almak için yetersin ve geç kalmıştır.

Öngörü inkıtaya uğramıştır.

Yüzde 20’lik bir dilim kazancına kazanç katarken, yüzde 80’ geçim derdine düşürülmüştür.

Bu kadrolar ülkeyi yönetmekte çok uzak. Her şeyden önce olması gereken ufuk, vizyon maalesef acemi kadrolar elinde anlamını yitirmiştir.

Yaklaşık iki yıl dünya da üretim durmuş ve acı sonuçlar vereceği ortaya çıkmıştır. Hiçbir tedbir ya alınamamış ya da çok geç kalınmıştır. Evet, bütün dünya bir daralma yaşıyor. AB ve Amerika uzun yıllar sonra ilk defa enflasyonla tanışmış, bizde ise vatandaşlar çok yüksek ve ülkenin hakketmediği enflasyon altında eziliyor. Dövizdeki köpük kurutulamıyor, fiyat artışları durdurulamıyor.  Enflasyon freni patlamış kamyon gibi yokuştan aşağı hızla iniyor. Nereye çarpacağı, nerede duracağı belirsiz. 

Muhalefet elbette eleştirecek ve seçimi kazanmak için bu fırsatı değerlendirecek. Gayet tabii. Kızacak, bağırıp, çağıracak bir durum yok.

“Biz nerede hatalar yaptık” sualinin cevabı aranmalı.

Düzeltmek iktidara düşer. Düzeltemeyen iktidarlar dünyanın her yerinde seçim kaybeder.

Saygılarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP