Dostlar;
“O sizinle beraberdir” (Hadid: 4) Müjdesi O’ndan gelir ve bu mujde ile gönülden kıvılcımlar saçılır.
Kendini bilmediğin için rahat değilsin, sen kendini bir tanırsan başka kapı çalmazsın.
Yüce Allah, herkes ile umumî bir şekilde ilmi ve kudretiyle mü’minlerle hususî bir şekilde fazlı ve rahmetiyle beraberdir.
Nerede olursak olalım, nasıl olursak olalım Yüce Allah, kuşatıcı olan ilmiyle, lütfu ve rahmetiyle bizimle beraberdir.
Yukarıda geçen Ayet-i Kerime‘nin devamı da: “Ve Allah yaptıklarınızı görür” şeklindedir.
Sizden haberdardır sözlerinizden, davranışlarınızdan hiçbir şey O’na gizli değildir.
Hatta,”Sen sözü açığa vursan da (gizlesen de) O gizliği de, gizliliğin gizlisini de bilir.”
(Tâ- hâ: 7)
Kara da, deniz de ve hava da gece gündüz ve her yerde, her zaman sözlerimizi duyar, yerimizi bilir, bizi görür.
İyi olmayan durumunu ve dağınıklığını bir gönül ehline şikayet eden birisine bu gönül ehli zât şunu öneriyor: “Her gün üç defa şunu söyle şüphesiz Yüce Allah beni görüyor, sözlerimi işitiyor ve yerimi biliyor.”
Bir müddet sonra durumu düzelince, huzuru yerine gelince günde beş defa söylemesini tavsiye ediyor.
Sonra bu artarak devam ediyor ve o kişi, içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan Yüce Allah‘ın izniyle ve bu murakabeye vesile olan bu cümlelerin tekrarı ve şuuru ile kurtuluyor.
Bu kişi biz olabilir miyiz?
Evet olabiliriz zira bu hepimiz için böyledir ve her birimiz ayrı ayrı muhatap sayılırız.
Bu hem ihsan makamıdır hem de murakabe sayılır ve hem nefsin tezkiyesinin tâ kendisidir.
O’na salât ve selâm olsun.
Rasulullah efendimize birisi soruyor: “Kişinin nefsini tezkiye etmesi ne demektir?”
Rasulullah Efendimiz şöyle cevap veriyor: “Kulun nerede olursa olsun Allah’ın kendisi ile beraber olduğunu bilmesidir.” (Silsile-i Sahîha: 3/38)
Şübhesiz her şeyin en doğrusunu ve iç yüzünü Yüce Allah dah iyi bilir.
Resulullah Efendimiz den:
“Her kim bir müslümana şerefinin elden gitmesi ve saygınlığının yitirilmesi söz konusu olan bir yerde yardım ederse, Allah da ona kendisine yardım edilmesini çok arzu ettiği bir yerde yardım eder.”
(Sünen ebi Davud)
Bir müslüman, haksız yere aşağılanıyor, itibarı lekeleniyor, onuru çiğneniyorsa orada susmak da, seyirci kalmak da bir tür zulme ortaklıktır.
Resûlullah, burada “yardım”ı sadece savaş meydanında değil, dik duruş ve adalet tavrıyla göstermeyi öğretiyor.
Dijital çağın uygulaması sosyal medya da bir müslüman kardeşimiz hakkında iftiralar, karalama kampanyaları, onur kırıcı alaylar, linç kültürü oluşturuluyorsa, orada “görmezden gelmek” pasif bir suç ortaklığıdır.
Müslümanlar haksızlıkların karşısında yer alırsa
“Allah da ona, kendisine yardım edilmesini çok arzu ettiği bir yerde yardım eder.”
Bu çok derin ilahi bir vaattir.
Bu dünyada ya da ahirette, insanın en çaresiz anında Allah’ın yardımını bulacağı anlamına gelir.
Müslümanı savunmak, aslında Allah’ın yardımını kazanmanın yoludur.
“Elbette Allah, kendi (dini) ne yardım edene yardım edecektir. Şüphesiz Allah çok güçlü, çok izzetlidir.” (Hac: 40)
Allah Teâlâ, dinine yardım edenleri hem dünyada zaferle hem de ahirette mağfiret ve cennetle destekler.
Kim Allah’ın dinine yardım ederse, Allah da onu terk etmez.
“Elbette biz peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında, hem de şahitlerin dikileceği günde yardım edeceğiz.” (Mümin: 51)
Mücadele hak yolunda olursa Allah’ın yardımı mutlaka gelir.
Zafer sadece silahla değil; imanla, ahlakla, sabırla ve ilimle kazanılır.
Dünyada görünürde mağlup olsan da eğer hak yolda sebat etmişsen hakikatte galipsin.
Mü’minlere yardım, Resullere yardımın içine konulmuştur.
Allah’ın yardımı iman eden, sabreden, adaletle hareket eden toplulukların üzerindedir.
Mü’minler Rasul’ün davasına sahip çıktıkça, Allah da onlara zaferini gösterir.
Allah (cc), bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi yaptığını ihsan makamında yapan, murakebe şuuruna varan ve nefsini tezkiye eden kullarından eyle.
Amin!
GÜNDEM
14 Ocak 2026SPOR
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026UNCATEGORİZED
14 Ocak 2026EKONOMİ
14 Ocak 2026