DOLAR 47,5996 0.05%
EURO 54,9835 -0.07%
ALTIN
BITCOIN 3067789-0,50%
İstanbul
30°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

İsraf deyince ne anlamalıyız?

İsraf deyince ne anlamalıyız?

ABONE OL
Ağustos 2, 2024 19:21
İsraf deyince ne anlamalıyız?

İsraf zararlı bir alışkanlıktır…

İsraf, arapçada “sarf” kökünden türetilen bir kelime olarak para, emek, zaman vs.gereksiz yere harcama, savurganlık, tutumlu olmamak anlamına gelmektedir.

İsraf eden kişiye “müsrif” denir.

Dimimizce helâl ve mübah sayılsa da kişinin ihtiyacından fazla harcama yapması, saçıp savunması israf olarak tanımlanmıştır.

Günümüzün sorunlarından biri olan israf, birçok değişik sorunlara da yol açmaktadır.

İsrafın sadece günümüzü değil bizden sonraki zamanları ve nesilleri de etkileyeceğinden acilen çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

İsrafla mücadele çok çok önemlidir.

Bu mücadelenin kişisel olduğu gibi toplumsal hatta uluslararası yapılması gerektiği, bütün dünyanın topyekûn bir mücadele içerisinde olması da elzemdir.

İsrafın önlenmesi insanî ve vicdanî bir görevdir.

Maalesef dünyanın birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de israfın yüksek oranlarda olduğu acı da olsa bir gerçektir.

İsrafın yarıdan fazlasının gıda ürünlerinde olması ayrıca vicdanları yaralayacak bir durumdur.

Müslümanlardan beklenen dünya da bulunan bütün maddî ve manevî imkânların kendisine emanet olarak verildiği şuurundan haraketle parasını, emeğini, zamanını  kendisine verilen her türlü imkânı kullanırken ölçülü olması Allahu Tealâ’nın israf edenleri sevmediği unutmamasıdır.

Yemek yerken bile doyduktan sonra tıka basa yemenin helâl sayılmadığını dikkate almasıdır.

Allah’ın cc vermiş olduğu nimetleri gereğinden fazla kullanması diğer bir insanın hakkına girmiş olacağından dolayı vebaldir.

Günümüzde dünyanın birçok yerinde en çok da Afrika ülkelerinde an içinde Filistin’de ve diğer mazlum coğrafyalarda yüz milyonlarca insanın açlık çektiğini milyonlarca insanın açlıktan vefat ettiğini bildikleri halde yine de insanların israf içinde yüzmeleri vicdanları sızlatmaktadır.

Bir tarafta insanlar açlıktan ölürken diğer tarafta çok yemeden dolayı obez olup obez tedavi kliniklerine milyarlarca paraların akıtılması insanlık adına utanılması gereken bir durum değil midir?

İlgili kurumların yaptıkları açıklamalara göre ülkemizde günlük 5 milyona yakın ekmek israf edilmektedir.

Üretilen ekmeğin bir bölümü daha satılmadan fırınlarda, bir bölümü de evlerde veya toplu yemek yenilen mekânlarda satın alındıktan sonra tüketilmeyerek israf edilmektedir.

Bu da millî servetin kaybına ve nimetlerin çöpe giderek heba olmasına sebep olmaktadır.

Yeme içme konusunda yapılan israflar gibi giyim kuşamda da israflar yapılmaktadır.

Ayakkabı konusunda yapılan israflar elbise konusundan da farklı değildir.

İsrafın bir çeşiti olan zaman israfı günümüzde akıllı telefonların ortaya çıkmasıyla zirve yapmıştır.

Birçok kişinin faydasız oyunlarla vaktini geçirmesine sebep olmuştur.

Dünyamızdaki toplam su miktarının sadece yüzde 2.5 kadarının içilebilir olduğu gerçeğini dikkate alarak suyu israf etmemenin ne derece önemli olduğunu anlamamız gerekmektedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir gün Sa’d’a (r.a) uğradı.

Abdest alırken suyu aşırı kullandığını görünce,

Bu israf nedir?” dedi.

Sa’d (r.a) şaşırarak; “Abdestte de israf olur mu?” dediğinde Efendimiz (s.a.v) şöyle cevapverdi: “Evet, hatta akmakta olan bir nehirde abdest alsan bile!  (İbn Mace, İbn Hanbel)

Yine Peygamber Efendimiz (s.a.v) ümmetini uyarıcı bir şekilde, günümüzde dahi tıp adamlarının duyduklarında hayran oldukları sağlığımız açısından önemli olan şöyle bir tavsiyede bulunmuştur: “Ademoğlu karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır.

İnsana belini doğrultacak birkaç lokma yeter.

Yemek yediği zaman midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içmeğe, üçte birini de nefes almaya ayırsın.”

(Tirmizî, zühd, 47)

İsrafın para, mal, ekmek,emek, zaman, gençlik, sağlık, makam, ilim, konuşma vs. gibi birçok çeşiti vardır.

İstafın çeşitlerinin toplamı da ömür israfını oluşturmaktadır.

Bizlere verilen her şey emanet olduğu gibi ömür de bir emanettir.

Ömrümüzü Allah’ın cc rızasına uygun olmayacak şekilde geçirmek israfların en büyüğü olarak pişmanlığın fayda vermeyeceği bir ziyandır.

Ahiretimiz için bir yıkım olan ömür israfımızdan vazgeçmek her bakımdan yararlı olacaktır.

Yüce Rabbimiz Araf suresi 31. ayette “Ey Ademoğulları! Her mescide gidişinizde güzel ve temiz giysilerinizi giyiniz ve yeyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah cc israf edenleri sevmez.” diye buyurmaktadır.

Yine yüce Rabbimiz İsra suresi 27. ayette “saçıp savuranlan hiç şüphesiz şeytanlarla kardeş olmuş olurlar; şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.” diye haber vermektedir.

Yüce Rabbim bizlere vermiş olduğu nimetleri israf etmeyen ve rızasını kazanan kullarından olmayı nasip etsin.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP