Analara sorsan nedir senin böyle belini büken Allah’ıda şahit ederek vallahi evlat evlat der,
Bizler de bir evlat olarak, anne ve babanın değerini, evlatlar üzerinde iyiliklerini, nasıl anlatmaya başlayalım ki.
Onlar bizlerin varlık sebebi, hayat dayanağı, bizi eğitip yetiştiren, her türlü kötülükten koruyup gözeten, maddi manevi çaba harcayarak bugünlere gelmemizi sağlayan en değerli varlıklar.
Anne ve babalar, çocukları uğruna zorlukların ve meşakkatlerin en ağırına katlanırlar.
Söz gelimi anne, gebeliğin yükünü, doğumun acısını, çocuk emzirmenin meşakkatini, terbiye ve bakımın yoğunluğunu çeker.
Baba ise, çocuklarına daha güzel bir hayat sağlamak, kültürlü ve eğitimli kılmak, onları mutlu ve huzurlu bir hayata hazırlamak için çalışır, didinir.
Anne ve baba bu büyük fedakarlığı isteyerek seve seve yaparlar, bunun için çocuklarından ne bir övgü, ne de bir karşılık beklerler.
Ana ve baba çocuklarına yeteri kadar iyilik yapmamış olsalar, hatta bazı zararları dokunmuş olsa da; çocuklar, onlara yine de iyi davranmak mecburiyetindedir.
Çünkü insanlar yaşlandıkça çocuklaşır.
Çocukluğumuzdaki yanlış ve zararlı davranışlarımızı güler yüzle karşılayanlar bize muhtaç duruma gelince onlara, bize yaptıkları gibi iyi davranmamız aynı zamanda bir şükran borcudur.
Maddi ihtiyaçlarını gidermek.
Yaşlanıp kendi ihtiyaçlarını temin edemez hale gelince ana ve babaların bütün ihtiyaçlarını temin etmek çocukların görevidir.
Anne ve baba hangi yaşta bulunursa bulunsun, evladın onlara karşı görevlerini yapması gerekir.
Anne, baba varlıklı olabilir; evladının parasına puluna ihtiyaç duymayabilir.
Hatta kendilerine bakan, işlerini gören hizmetkarları da bulunabilir.
Bu durumda evlada düşen görev; onların gönlünü almak, isteklerini yerine getirmektir.
Çünkü paranın her şeye gücü yetmez.
Sevgi dolu bir bakış, candan bir davranış, muhabbetle kucaklayış parayla alınacak şeyler değildir
Ana ve baba ölmekle onlara karşı olan sorumluluklar bitmez.
Onların temiz hatıralarını devam ettirmek gerekir. İnsanları insan yapan da bir bakıma nesilden nesile miras olarak intikal eden bu güzel duygu ve hatıralardır.
“Ey Rabbimiz!
İnsanların hesaba çekileceği kıyamet gününde beni, annemi, babamı ve bütün müminleri bağışla.” (İbrahim: 41)
Abdullah b. Dinar‘ın anlattığına göre Hz. Ömer‘in oğlu Abdullah, bir gün bedevilerden biri Mekke yolunda Abdullah’la karşılaşır.
Abdullah bedeviye selam verdi ve bindiği merkebinden inerek onu bindirdi.
Biz, Abdullah‘a: “Allah hayrını versin, bunlar bedevidir, bedeviler ise az bir şeyden memnun olurlar.” dedik. Bunun üzerine Abdullah şöyle dedi: “Bunun babası, babam Ömer b. Hattab’ın dostu idi.
“İyiliğin en iyisi, çocuğun, babasının samimi dostlarına iyiliği ve ilgiyi devam ettirmesidir. ” buyurduğunu işittim.” dedi. Müslim
GÜNDEM
01 Mayıs 2026SPOR
01 Mayıs 2026GÜNDEM
01 Mayıs 2026GÜNDEM
01 Mayıs 2026GÜNDEM
01 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
01 Mayıs 2026EKONOMİ
01 Mayıs 2026