DOLAR 47,3772 0.05%
EURO 54,0047 0.25%
ALTIN
BITCOIN 3014647-1,90%
İstanbul
25°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Af, adaletin yerini tutabilir mi?

Af, adaletin yerini tutabilir mi?

ABONE OL
Temmuz 28, 2026 21:13
Af, adaletin yerini tutabilir mi?

Devletler yalnızca kanunlarla yönetilmez; adaletle ayakta kalır.
Kanun, hukukun metnidir; adalet ise o metnin vicdanlarda karşılık bulmuş hâlidir.

Eğer hukuk ile toplumun adalet duygusu birbirinden uzaklaşırsa, ortaya çıkan boşluğu ne güçlü kurumlar ne de sert yaptırımlar doldurabilir.

Son günlerde yeniden gündeme gelen ‘genel af’ tartışmaları, sadece ceza hukukunun teknik bir konusu değildir.

Bu mesele; mağdurun gözyaşını, suçun topluma verdiği zararı, devletin caydırıcılık görevini ve milletin adalet anlayışını doğrudan ilgilendiren çok boyutlu bir konudur.

Hiç şüphesiz hukuk devleti, gerektiğinde infaz sistemini gözden geçirebilir, ceza adaletini yeniden değerlendirebilir.

Ancak burada asıl soru şudur: Verilecek her karar, toplumun adalet duygusunu güçlendirecek mi; yoksa zayıflatacak mı?

Bir suç işlendiğinde ceza yalnızca faili cezalandırmak için verilmez.

Aynı zamanda mağdurun hakkını teslim etmek, toplumun güvenliğini sağlamak ve benzer suçların önüne geçmek için verilir.

Cezanın anlamı yalnızca geçmişe dönük değil, geleceği korumaya yönelik bir kamu görevidir.

Özellikle insan hayatına kasteden, terör, organize suç, kadına ve çocuğa yönelik şiddet gibi toplum vicdanında derin yaralar açan suçlarda verilecek her karar, sadece mahkeme dosyalarını değil, toplumun devlete duyduğu güveni de etkiler.

Adalet, suçluya merhamet gösterirken mağduru unutmamak zorundadır.

Çünkü mağdurun sesi duyulmadığında, toplumda hukuka olan güven de sarsılır.

Demokratik hukuk devletlerinde böylesine önemli düzenlemeler, yalnızca hukuki gerekçelerle değil; şeffaflık, toplumsal uzlaşı ve güçlü bir kamu vicdanı gözetilerek yapılmalıdır.

Toplum, kendisini doğrudan ilgilendiren böylesi hayati konularda sadece sonucu değil, kararın hangi ilkelere dayanarak alındığını da bilmek ister.

Devletin gerçek gücü, af çıkarmasında değil; adaleti herkes için eşit, tarafsız ve güvenilir şekilde uygulayabilmesindedir.

Çünkü adaletin olmadığı yerde hukuk, hukukun olmadığı yerde ise güven uzun süre ayakta kalamaz.

Son söz şudur: Bir milleti ayakta tutan yalnızca ekonomik kalkınma ya da askerî güç değildir.
Toplumu asıl bir arada tutan, herkesin “Hak yerini bulur.” diyebilmesidir.

Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında verilen karar değil; milletin vicdanında hissedilen ortak güvendir.

O güven zedelendiğinde kaybedilen sadece bir dava değil, toplumsal birlik ve geleceğe duyulan inanç olur.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP