Mustafa Sarızübük…
Efendim!
Sarızübükzadelerden Mustafa…
Anadolu’nun kuş uçmaz kervan geçmez sarp dağlar arasında kalmış bir köyden ailesi ile birlikte İstanbul’a gelerek fi tarihinde Şişli’yi mesken tutar.
Burada orta-lise ve üniversite tahsilini bitirdikten sonra kamu kurumlarında çalışır. Daha sonra ticarete atılıyor.
Ama kısa bir süre ticaretle uğraştıktan sonra kafasına uygun olmadığını görüp siyasete atılıyor.
Genç yaşta siyasete atılması gözünü açıyor.
Şöyle ki; kısa süre içinde en iyi ticaretin siyaset olduğunugörüp sımsıkı sarılıyor
Ama en genç milletvekili olması hasebiyle meclis koridorlarında dönen dolaplardan kendisine bir şey koklatmadıklarını görünce hemen kapağı belediyeye atıyor.
Eh, rant bakımından Şişli de fena bir yer değildi.
HEDEF
Belediyede kısa sürede yıldızı parlıyor. Sabah erkenden kalkıp akşama kadar koşturuyor.
Vatandaşlar arasında ayrım yapmadan kimseyi geri çevirmiyor.
Kaçak kat mı? Mühim değil!
Hacı Amca çocuğuna iş mi arıyor?
– Kızım!
– Efendim Başkanım!
– Sana vereceğim telefonu benim selamımla ara.
Hacı efendinin çocuğunu işe almasını söyle. Neticeyi de bana bildir!
– Baş üstüne Başkanım!
Hacı Amca ne diyeceğini bilemez. Yerlere kadar eğilerek temennalarda bulunur.
Aile içinde Sarızübükzade’ye yapılan duaların haddi hesabı yok.
Bir ay sonra çocuk işten çıkarılmışsa Başkan Sarızübük’ün ne kabahati var. Çocuk kim bilir ne haylazlıklar yapmış da işten çıkarılmıştır.
Neyse!
Zübükzade’nin bu şekilde şöhreti dilden dile kulaktan kulağa yayılarak bize kadar ulaşır.
– Tanıyor musun?
ŞEYTAN GÖRSÜN BOTOKSLU YÜZÜNÜ
– Nerden tanıyayım! Şeytan görsün botoksluyüzünü…
Ancak o sıralar biz de siyasetle uğraşıyor.. haliyle Şişli’den gelen partili arkadaşlara ne olduğunu soruyoruz.
Onlar da Şişli’ye bir tane çivi çakmadığını söylüyorlar.
Ama mevzunun farkında olmayanlar ise yukarıdaki kaçak kat atanlara gösterdiği müsamahayı ve Hacı amcanın çocuğuna nasıl iş bulduğunu,
Cuma günü camide…
Cumartesi havrada…
Pazar günü de kilise de olduğunu…
Hiçbir düğün ve cenazeyi es geçmediğini, araç gönderdiğini…
Kısaca düğünün tefçisi, taziye evinin ağlayıcısı olarak nam saldığını anlata anlata bitiremiyorlar.
ZÜBÜKZADE’NİN ELİNDE ŞİŞLİ…
…Ne oldu?
Kısaca Şişli’den de bahsetmek istiyorum.
Çünkü Sarızübük bu ilçede uzun yıllar belediye başkanlığı yaptı.
Üst üste belediye başkanlığını yaptığı Şişli’nin bugün güzide bir ilçemiz olması gerekirdi değil mi?
Alakası yok…
Şişli’de arabanızı park edecek yer bulamazsınız. Bulduğunuz park yerleri de el yakıyor.
Ne kadar berbat otoparklar oldukları mevzusuna girmiyorum.
Arabanızı otoparktan çizmeden çıkarırsanız ne mutlu.
Şişli’nin en prestijli caddelerinden olan Valikonağı ve Nişantaşı’nda bile yürüyemezsiniz.
Bu caddelerdeki dükkanlar belki de Türkiye’nin en pahalı mağazaları ama durum bu…
Yanılıp da Şişli’nin ara sokaklarına girerseniz navigasyonun bile kafası karışır sizi o kaotik ortamdan çıkaramaz.
Kaçak kat ve yola tecavüzlerden dolayı bu yollarda insanlar yan yan yengeç gibi yürür aksi halde çarpışmadan ilerleyemezsiniz.
Zübükzade, burada 3 dönem üst üste belediye başkanlığı yaptığı halde elle tutulur 3 tane projesini gösteremezsiniz.
TONLA PARA
Yukarıda Sarızübük’ün kimseyi çevirmeyip kaçak yapılaşmaya göz yummasından bahsetmiştim ya.
E, bu da karşılıksız olacak değil ya…
Netice-i kelam zübükzadelerin çuvalla paraları oldu
Bu arada Şişli kaçak yapılaşma cehennemi olmuş umurunda değil.
Çünkü bunun gibi zübüklerin tek bir derdi var: Para para para…
Ancak çuvalla parayı götürdüğünü bilen başka birileri de var.
Hiç bu kadar parayı tek başına ona yedirirler mi…
PARA AKLAMA
Binaenaleyh bu paranın aklanması lazımdı.
Yani malum kişilerin de hakkı(!) verilmesi lazım.
Genellikle bu şekilde kamu gücünü kullanıp çuvalla para götürenlere üfürükten bir parti kurdurulur.
Paralar da il ve ilçe parti binalarına harcanmış gösterilip bire on naylon faturalar kesilerek aklanır.
Aynı şey Sarızübük’e de yapıldı.
O da tuttu bir parti kurdu
Ama daha paranın %5’i harcanmadan muhterislik yapıp partiyi kapattı.
Bundan dolayı sarı kart yedi.
TELAŞA KAPILIYOR
Baktı ki, kokusu çıkmaya başladı.
Bir an önce milletvekili olup dokunulmazlık zırhına girmesi lazımdı. Zaten yeteri kadar parası olmuştu
Ama bunun aklanması lazımdı.
Milletvekili olduğu siyasi parti de nasıl olsa bunun kaynağını sormayacaktı. Siyasi gücünü kullanarak rahatlıkla aklayacağını düşündü.
PEKİ, BENİMLE NE ALAKASI VAR
Sarızübük, eğer sadece hırsızlık yapıp bağlı olduğum camiaya saldırmasa böyle bir yazı yazma gereği bile duymazdım.
Memlekette onun gibi tonla hırsız var. Bu da onlardan biri der geçerdim.
Ama çember daralıp yakalanacağını anlayınca süper lüks cipiyle gezip, domates biber patlıcanın pahalılığından dem vurup milleti galeyana getirmeye kalkınca benim sigortalar attı.
Sen hem deveyi hamuduyla götüreceksin hem de “dometes biber” deyip küt küt elini masaya vurup… Töbe töbe…
Adam hem milletin malına çökmüş hem milletin malı elinden alınacağını görünce celallenip kışkırtıcılık yapıyor.
Yetmedi.
Sabiha Gökçen Havalimanı’nın pisti uzatılacak.
Tünel yapıldıktan sonra dolgusu yapılıp kapatılacak ya! Beyefendi de milletvekili ya!
Siyaseti ve para cukkalamayı da iyi biliyor.
Zannetti ki, bu yapılacak tünel de bir cukkalama işi…
KEL BAŞA ŞİMŞİR TARAK
Tünelin başına gidip partisine oy verenlere sesleniyor:
– Bakın bakın!
Önce tüneli yapmışlar sonra da getirip buraya dağı koyacaklar.
Diyerek şov yapıyor.
Buna oy verenler de videoya beğeni üstüne beğeni yapıyor.
Şimdi zübükzadelerin götürdüğü 5 milyar dolara mı, yaptığı bu kadar sakil ve bilgisiz videoya mı, yoksa buna oy verip videoya beğeni işareti koyan cahil kitleye mi yanalım bilmiyorum?
GÜNDEM
21 Ekim 2026SPOR
21 Ekim 2026GÜNDEM
21 Ekim 2026GÜNDEM
21 Ekim 2026GÜNDEM
21 Ekim 2026UNCATEGORİZED
21 Ekim 2026EKONOMİ
21 Ekim 2026