DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 38869000,50%
İstanbul
19°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Ölüm her an yanı başımızda!

Ölüm her an yanı başımızda!

ABONE OL
Kasım 1, 2026 15:04
Ölüm her an yanı başımızda!

Dostlar;

Unutmayınız ki ölüm var!

Ne yaşlıya ayrıcalık tanır ne de gence mühlet verir.

Ne zenginin kapısında duraksar ne de fakirin kapısını es geçer.

Bir gün hiç beklemediğin bir anda kapını çalar ve sana bu dünyada yalnızca bir misafir olduğunu hatırlatır.

Ama insan çoğu zaman bunu unutur.

Sanki hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar. Dünyayı sonsuza kadar kendisinin sanır.

Mal biriktirir, makam peşinde koşar, insanları küçümser.

Bazen bir başkasının hakkını gasp eder, bazen bir mazlumun gözyaşına sebep olur.

Kibirle yürür, gururla konuşur, gücüne güvenerek başkalarının kalbini kırar.

Oysa bilmez ki, bir gün bütün yollar bitecek, bütün kapılar kapanacak ve bütün bahaneler tükenecektir.

Bir gün sizler de bu dünyaya veda edeceksin…

Bugün üzerinde yürüdüğünüz toprak, yarın sizleri bağrına basacak.

İçinde huzurla oturduğunuz evler,  bizlerden sonra başkalarına kalacak.

Biriktirdiğiniz mallar paylaşılacak, makamınız başkasına geçecek, adınız  zamanla unutulacak.

Sizi sevenler gözyaşlarıyla uğurlayacak.

Bir süre ardındanızdan ağlayacak, sonra hayatın telaşına yeniden karışacaklar.

Sizler ise, bir mezarın sessizliğinde dünyada yaptıklarınlarınızla baş başa kalacaksın.

Ne kapını çalıp hâlini soran olacak ne de elini tutup sana teselli veren…

O sessiz yerde sizlere eşlik edecek olan, dünyadayken yaptığınız iyilikler, güzel ameller ve Allah‘ın rızasını kazanmak için gösterdiğiniz gayret olacak.

Öyleyse düşünelim…

Kırdığınız kalplerin hesabını nasıl vereceğiz?

Hakkını yediğin insanların yüzüne nasıl bakacaksın?

Gözyaşına sebep olduğun mazlumun karşısında neler söyleyeceksin?

Bugün gücünüze güvenerek susturduğun insanların ahı, yarın karşınıza çıktığında hangi mazeretin ardına saklanacaksınız?

Unutmayalım ki, mazlumun gözyaşı yerde kalmaz.

Sen unutabilirsin, insanlar unutabilir fakat Allah hiçbir şeyi unutmaz. İnsanlardan gizlediğin her şey O’na açıktır.

Sessizce yutulan her acıyı, gizlice dökülen her gözyaşını ve karşılıksız bırakılan her hakkı Allah bilir.

Belki de bir gün, dünyada hor gördüğünüz, küçümsediğiniz ve hakkını yediğiniz insanların hakkı için hesaba çekileceksin.

O gün ne zenginliğiniz ne makamınız ne de insanların sizlere duyduğu hayranlık sizi kurtaracak.

İşte o zaman insanın içini tarifsiz bir pişmanlık kaplayacak.

Keşke diyeceksin…

Keşke bir kalbi kırmasaydım…

Keşke bir mazlumun ahını almasaydım…

Keşke bir yetimin başını okşasaydım…Keşke haksızlık ettiğim insanların hakkını zamanında verseydim…

Keşke kibirlenmek yerine merhamet etseydim…

Keşke dünyalık kazançlar uğruna ahiretimi tehlikeye atmasaydım…

Ama o gün, dünyaya dönüp de yarım bırakılan iyilikleri tamamlamamıza fırsatı bulamayacağız.

Öyleyse henüz vakit varken dön kendine ey nefis!

Kırdığın kalpleri onar.

Aldığın hakları sahiplerine geri ver.

Gönlünü incittiğin insanlardan helallik iste.

Bir mazlumun gönlünü al, bir yoksulun elinden tut, bir yetimin başını okşa…

Kimse görmese bile iyilik yap, kimse bilmese bile kötülükten uzak dur.

Çünkü insanın gerçek değeri, sahip olduklarıyla değil; geride bıraktığı iyiliklerle, gönüllerde bıraktığı güzel izlerle ölçülür.

Dünya geçicidir.

Gençlik geçer, güzellik solar, güç tükenir, makam el değiştirir.

Bir zamanlar vazgeçilmez sandığın nice şey senden uzaklaşır.

Geriye yalnızca yaptıkların, kırdığın kalpler, kazandığın gönüller ve Allah‘ın huzurunda vereceğin hesabın gerçeği kalır.

Öyleyse kalbini kinle değil, merhametle doldur.

İnsanları ezerek yükselmeye çalışma.

Başkasının gözyaşı üzerine kendi mutluluğunu kurma.

Çünkü bir insanın ahını alarak kazanılan hiçbir dünya nimeti, ahiretteki pişmanlığa değmez.

Kardeşlerim ölümü unutmayalım!

Bugün nefes alıyorsan tövbe etmek için bir fırsatın, birinin gönlünü almak için bir imkanın, bir iyilik yapmak için hala vaktin var demektir.

Yarın bu fırsatların elinden alınmayacağının hiçbir garantisi yoktur.

Öyleyse ölüm kapıya dayanmadan önce kendimize gelelim.

Helalleşmeden, gönül almadan, hak sahibinin hakkını vermeden bu dünyadan ayrılmamaya gayret et.

Unutmayalım!…

İnsan bu dünyadan malıyla, mülküyle, makamıyla değil; kefeniyle ayrılır. Ardından söylenen güzel sözler de ancak yaşarken kazandığınız güzel ahlâkın ve bıraktığı hayırların bir yansımasıdır.

Ne mutlu, ölmeden önce kendisiyle hesaplaşabilene…

Ne mutlu, kimsenin ahını almadan, kimsenin gözyaşına sebep olmadan yaşamaya gayret edene…

Ne mutlu, arkasında kırık kalpler değil, hayırla anılan güzel hatıralar bırakabilene…

Allah’ım!

Bize ölümü unutmayan bir kalp, kul hakkından sakınan bir vicdan, merhametle dolu bir gönül nasip eyle.

Bize kimsenin hakkına girmemeyi, kimsenin gözyaşına sebep olmamayı, kırdığımız kalpleri onarmayı ve üzerimizde hakkı bulunanlarla helalleşmeyi nasip eyle.

Allah’ım!

Bilerek veya bilmeyerek yaptığımız haksızlıkları bağışla.

Hakkına girdiğimiz kullarının haklarını ödemeyi, incittiğimiz gönülleri kazanmayı bizlere nasip et.

Bizi kibirden, zulümden, haksızlıktan ve kul hakkıyla huzuruna gelmekten muhafaza eyle.

Son nefesimizi imanla vermeyi, kabrimizi nurla doldurmayı, hesabımızı kolaylaştırmayı ve rahmetinle cennetine kavuşmayı nasip eyle.

Allah’ım!

Bu dünyadan göçüp gittiğimizde arkamızdan yalnızca gözyaşı değil, hayırla anılan güzel sözler ve dualar bırakan kullarından eyle. Amin.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP