“Kara kara bulutlar,
Sizinle işimiz yok;
Gidin üstümüzden.”
Şair ülkesini tasvir ederken ne güzel ifade etmiş.
Ülkenin üzerindeki kara bulutları yakasından düşmeyen bir felaket olarak görmüş.
Oysa Anadolu’ yu yurt yapma serüveni ve bu coğrafyayı sahiplenme arzu ve isteği iki bin yıllık heyecanın sonucunda olmadı mı?
Nazım’ın dediği gibi…
“Dört nala gelip Uzak Asya’ dan
Akdeniz’ e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim.”
Her şeyi ile bu memleketi benimsedik.
Bütün mukaddes değerleri, milletleri, kavimleri, dinleri bir bayrak altında buluşturmayı başarabilmiş bir coğrafya…
Nice medeniyetlere, imparatorluklara sahiplik yapmış, kucak açmış, ana olmuş, aşını paylaşmış; Fırat ve Dicle’ ye (Mezopotamya) ev sahipliği yapmış ve beraberinde “Anadolu” payesini kazanmış bir kutlu toprak parçası…
Özgürlüğü tarihin her sayfasında ilke edinmiş, özgür yaşamayı ekmek, su kadar kıymetli görmüş şairin ifadesi ile;
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür.
Ve bir orman gibi kardeşcesine.”
diyecek kadar özgürlük ve bağımsızlığına düşkün milletler topluluğu.
Bu uzun tarih yolculuğunda büyük imparatorlukların heba ve tarumar olduklarına şahit olunmadı mı?
Nihayetin de; latince “Türkiya” denilen Türklerin devleti (Türklerin Yurdu) anlamına gelen bugünkü konumuna ulaştı.
Bütün toplumların yaşadığı felaketler (savaşlar ve afetler), acılar bu coğrafyanın da bir parçası oldular.
Anadolu topraklarını kendilerine hedef koyan atalarımız elbette fay hatlarının hesabını yapacak durumda değillerdi.
Keza cumhuriyetle birlikte dahi bu hesaplamaları yapmak mümkün olamazdı.
Sonuç itibariyle kasabalar ve şehirleri inşa edip yaşam alanları oluşturdular.
Sanayileşmeyle birlikte tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş yapmak elzemdi ve bunu da yaptılar.
Ancak gelin görün ki çarpık ve plansız yapılaşmalar tarihin bizlere sunduğu “cevher” i heba etme durumuna geldik.
Üniversitelerde kürsüler kurduk.
Maalesef toplum olarak başaramadık.
Her başarısızlık beraberinde daha büyük başarısızlıklar ve felaketler getirdi.
Oysa gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir ülke bırakabilirdik.
Geç mi kalındı?
Elbette değil.
GÜNDEM
11 Haziran 2026SPOR
11 Haziran 2026GÜNDEM
11 Haziran 2026GÜNDEM
11 Haziran 2026GÜNDEM
11 Haziran 2026UNCATEGORİZED
11 Haziran 2026EKONOMİ
11 Haziran 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7450 kez okundu
2
Milli Takımı üzen haber Madrid’ten geldi!
6642 kez okundu
3
Buca Belediyesi, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda eski ve yeni başkanlar dahil 42 kişi tutuklandı
6352 kez okundu
4
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5929 kez okundu
5
Akıllı kişi nasıl yaşar?
5118 kez okundu