Ülkemizin gerçek gündemini siyasi gelişmeler sürekli örtüyor.
Enflasyonist baskı almış başını gidiyor.
Gündem Kılıçdaroğlu mu, İmamoğlu mu?
Kim daha çok medyayı, hangi gazetecileri fonladı?
Kim, kime ne kadar kaynak aktardı?
CHP’ye kim genel başkan olursa olsun bu jakoben anlayışla yerinde saymaya devam eder.
Birilerinin koltuk ihtirası, makam muhterisliğinin peşine takılmış bütün medya, milleti de arkasından sürüklüyor.
ENFLASYONUN ATEŞİ DAHADA YÜKSELECEK
Yazın ortasında karpuzun kilogramı 15 lira.
Kavun 20 lira.
Domates 30 lira.
Biber 25 lira.
Şeftali 30 lira.
Devam edip gidiyor.
Bu kalemler ekonomik olanı.
Dahası var…
Meyve ve sebzenin yanına yaklaşılmıyor.
Ekmek 8 lira.
Benzin 40 liraya dayandı.
Ecnebinin parası 30 lira sınırına dayandı.
“Faizler yükselirse, döviz düşer” argümanı çöktü.
Ülkesinin parasına güvenmeyip, ecnebinin parasından medet uman ve sonrada “Vatan millet Sakarya” edebiyatı yapanları da Allah’a havale ediyorum.
KAYMAK TABAKA DOYMUYOR
Önce dedeleri vardı, sonra oğulları, şimdi de torunları; kaymak tabaka doyrulamıyor/doymuyor.
Son dönemde birde türedilerimiz oldu.
Kan emici vampirler gibiler, emiyorda emiyorlar.
Alt gelir grubunun canı cehenneme!
Enflasyonun ateşi bir türlü düşmüyor/düşürülemiyor.
Enflasyon da neymiş, gerekirse biz enflasyonu da yer doyarız.
Aman tuzu kurularımıza bir şey olmasın.
Onların yurt dışı tatilleri var, çocukları, torunları var. Gelecekleri var.
Bunlar şimdi taş mı yesin, yurt dışında yaz/kış tatil mi yapmasınlar, çocuklarına milyon dolar harcayıp eğitim aldırmasınlar mı, adamlar cahil mi kalsın yahu!
Garip gureba zaten antremanlı.
İyiye gitmiyoruz vesselam.
Sosyal adalet dengesi öyle bozuldu ki, tamiratı yeterli olmuyor.
Birilerinin yiyip, çoğunluğun baktığı kıyamet an meselesi.
Heyyy! Beni duyuyor musunuz?
AMERİKALI BAŞKAN
Amerikalı Merkez Bankası Başkanı “daha bunlar iyi günler” diyor.
Konut fiyatlarını, kiraları yazmaya gerek duymuyorum.
Normalleşti 10 bin liralar, 15 bin liralar, 20 bin liralar… Artık 100 bin liralık rakamlar gündem olmaya başladı.
Fert başı milli gelirimiz amma da artmış (!)
Alıştırılıyoruz sefalete.
Bizler oy, destek verip; dua etmekle mükellefiz.
Birileri götürecek, yiyecek, içecek, keyif çatacak, darbe savar millete düşen görev; şükür ve hamd olacak!
Milletin kahır ekseriyetinin halini kimse görmüyor, görmek istemiyor.
Nereye gidiyoruz?!
Nereye giderseniz gidin (mi) deniliyor?!
Orta halli bir mahalle restoranında dahi atıştırmalıklara güç yetmiyor.
Çocuklu bir ailenin sıradan bir AVM’ye gidip çoçukları ile zaman geçirebilmesinin maliyetine yetişmek imkansız oldu.
Mutfaklar yangın yeri!
Çoğu aile, özelliklede çocuklu aileler evden dışarı çıkmıyor/çıkamıyor.
Büyükşehirlerde halk tarzı çay bahçelerin de çayın bardağı ortalama 15 liradan satılıyor.
Kılıçdaroğlu mu kalsın, yoksa İmamoğlu mu gelsin.
Bize ne sizin koltuk kavganızdan!
Ne verdiniz bu millete muhalefet olarak?
İktidar bugün bu kadar başarısız ve hayat adeta yaşanmaz hale gelmişse bunun müsebbiplerinden bir tarafıda sürekli kayıkçı kavgası üreten muhalefettir.
Millet bu muhalefete güven duymuyor ve destek vermiyor.
İç çekişmelerini, entrikalarını, bizans oyunlarını, duymak, görmek, dinlemek de istemiyor.
Yeter!
Şimdiden söylüyorum: Çözüm üretemeyen, proje ortaya koyamayan, olumlu muhalefet yapamayan, elindeki belediyeleri yönetemeyen bu muhalefet yerel seçimde de nal toplar.
Devam edin birbirinizin boğazını sıkmaya.
İyiki varsınız. Her seçim AK Parti’yi iktidar yapıyorsunuz.
Vatandaş can çekişiyor kimin umurunda!
Şimdi sesli düşünelim; Amerika orjinli Merkez Bankası Başkanı’nı CHP iktidarı getirseydi ne olurdu acaba?
Kızılca kıyamet kopmaz mıydı?
İPİN UÇU KAÇTI
İktidar zaten ipin ucunu kaçırmış, umudunu körfez sermayesine bağlamış, sıcak likidite derdinde.
Günü kurtarma, palyatif çözüm arayışları yeni daralmalara da yol açacaktır.
Savaş yaşayan Rusya’da enflasyon yüzde 3, faiz yüzde 7.
Ukrayna’da enflasyon yüzde 10’lar seviyesinde, faiz yüzde 20’lerde.
AB ülkelerinde geçen yıl yüzde 10’lar düzeyine çıkan faiz ve enflasyon yüzde 2 civarına düşmüş/düşürülmüş.
Amerika’da da öyle.
Adamların politika faizleri enflasyonla aynı seviyede.
Bizde ise Merkez Bankası verilerine göre yüzde 60 enflasyon, yüzde 17,5 faiz.
Rasyonel ekonomik değerler, çarşı – pazar – market öyle olmadığını söylüyor.
Yüksek faiz ve yüksek enflasyon alt gelir grubu için daha da fakirleşme demektir.
Gelişmemişlik, geri kalmışlık düzeyidir.
Bütün gelişmiş ülkeler pandemi sonrası yaşadıkları resesyondan çıkıp, dezenflasyon sürecine girdi.
Biz hala faiz bindirmesi yapıp, hiper enflasyonu yaşamaya devam ediyoruz.
Dünya da hangi ülke yüksek faizle gelişmiş/büyümüş?
Yüz yıldır hükümetler yüksek faiz ekonomisi uyguluyor.
Sonuç?…
Bir avuç zümreyi müreffeh yaşatmak için mi?
Yüksek faiz, yüksek enflasyon emperyalistlerin, müstemleke ülkelere dayattığı bir sömürü enstrümanıdır.
Hiçbir iş insanı yüksek faiz ortamında yatırıma yönelmez.
Araçla, gereçle, işçiyle uğraşmaz.
Yatırır bankaya faizden daha çok ve zahmetsiz gelir elde eder.
AK PARTİ ÖNCE DÜZELTTİ, SONRA ÇÖKERTTİ
2002 öncesi yüksek enflasyon ve içinden çıkılmaz hal alan faizler, kurtuluş arayan milleti AK Parti’ye yöneltmişti.
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin gayri safi milli halısının yüzde 80’ine hükmeden yüzde yüzde 20’lik kaymak tabakaya yönelik eleştirileri ve sosyal adaleti tesis edeceği, acımasız gelir dağılımını mutlaka düzelteceği siyaseti etkili oldu ve karşılık buldu.
Bir dönemde ülkemiz ekonomik istikrara kavuştu.
Dön, dolaş yine geldik aynı yere geldik.
Enflasyonist baskı böyle devam etsin, AK Parti seçimlerde sahada çalışacak teşkilat mensubu bulamaz.
Tuzu kurular debdebesinden zerre taviz vermeden yaşıyor.
Bistro (alkollü mekan)’lar dolup taşıyor. Tatil merkezlerinde doluluk oranı yüzde yüz.
(Yüzde 20 olan tuzu kuruların oranında yükseliş olmuş, yüzde 30’lara dayanmışlar)
Yüzde 70/80 alçak sürünmede.
Nerede gelir dağılımdaki adalet?
Milyonlarca emekliyi 7,500 liraya mahkum ederek mi denge sağlanacak?!
Neden bu kaymak tabaka külfete ortak olmaz ve sürekli bunlara ülfet düşer?!
Ülkemiz küresel daralmanın artçıları ile birlikte ekonomik krizin girdabında maalesef!
Kimse bizi türbülans vs. diye kandırmasın.
Etkisini günbegün artıran bildiğimiz ekonomik krizin metaforunu yaşıyoruz.
Nereye kadar?
Onu hükümet bile kestiremiyor.
Hükümet başka söylüyor, merkezci bacım ayrı telden çalıyor.
Amerika’da yetişmiş, cv’si köpüklenmiş ekonomistten iyi bilecek değiliz ya!
Bindik bir alamete bakalım gidiyoruz kıyamete!
Saygılarımla.
GÜNDEM
13 Aralık 2025SPOR
13 Aralık 2025GÜNDEM
13 Aralık 2025GÜNDEM
13 Aralık 2025GÜNDEM
13 Aralık 2025UNCATEGORİZED
13 Aralık 2025EKONOMİ
13 Aralık 2025