Yüzyıldır bitmeyen tartışma.
Cumhuriyet ve Cumhuriyet karşıtlarının amansız mücadelesi.
Her şeyden önce cumhuriyet ve demokrasiyi farklı kulvarlar da değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Cumhuriyeti kuran irade zaten demokrasi sözü vermiş değillerdi. Bunda haksızda sayılmazlardı.
Çünkü; Cumhuriyet bir sınıf devrimi olamazdı. Sanayi ve üretimin olmadığı toplumlar da haliyle bir demokrasiden söz etmekte pek mümkün olamayacaktır.
Bir ailenin yönettiği imparatorluk sadece fetih ve ganimetlerle ancak bu kadar yol alabilirdi.
Her ne kadar ümmetçi bir yönetim anlayışı olsa da, günün koşulları ve tarihi süreç bu anlayışın uygulanmasına hiçbir zaman geçit vermemiştir.
Sadece; halifeliğin kattığı güç Müslüman diyarlarda da yeri geldiğinde işlevsiz kalmıştır. Niyahetinde beklenen sonla buluşulmuştur.
Peki, cumhuriyet bir gereksinim miydi?
Günün koşullarında başkada yol yoktu zaten.
18. Yüzyıldan itibaren parlamento işlevsiz olsa dahi mevcuttu.
Ancak padişah nezninde pekte itibarlı sayılmazdı.
Aldığı kararların uygulama alanı da sadece saray ve etrafına mesaj vermekten öteye gidemedi.
Mustafa Kemal başta olmak üzere geçmişi ve gidişatı çok iyi okuyan, Batının fikir ve hayat tarzlarını yakından takip eden ve bunları uygulanabilir gören sadece asker değil bürokrat ve burjuvaji kesimide de pek çok aydın olduğu bilinmekteydi.
Avrupanın sanayi devrimiyle başlayan gelişim sürecini Türklerin görememesi mümkün değildi.
Bu tür büyük geçişlerin savaşlar sonucu olabileceğini de gayet iyi bilmekteydiler.
Günümüze geldiğimizde bu rövanşist düşüncelerin ana kaynağını bu çerçeveden bakmak ve iyi okumak gerek.
1950’ye kadar olan sürecin tek adam ve tek parti anlayışı cumhuriyet karşıtlarının elini güçlendirmiş aynı zamanda yapılan inkılapların geçmişe perde çekme anlayışı yine bu çevrelerce eleştirilmiş ve ecdat yâri olan bu toprakların aslına rücu etme isteğini doğurmuştur.
Yine zamanla ümmetçi fikir anlayışının içinden çıkardığı aydınlarla yeni fikir akımlarının doğmasına vesile olmuş, dindar ulemanın da tarikatlar ve cemaatler yoluyla geniş kitlelerde ve üniversitelerde yer almışlardır.
Bugün konuşulmakta olan anti cumhuriyet algısını aslında rövanş mahiyetinde görmek doğru olmayabilir. Her toplumda olduğu gibi farklı görüşlerin tartışılması gayet doğaldır.
Bu tür görüşler demokrasiye ve cumhuriyet anlayışına ters düşmeyeceği gibi yönetimlerin sağlam temeller üzerinde devam edebileceğini de gösterir.
Zaten Cumhuriyet, fikri ve düşüncesi hür nesiller için ideal bir yönetim şekli değil mi?
GÜNDEM
17 Ekim 2026SPOR
17 Ekim 2026GÜNDEM
17 Ekim 2026GÜNDEM
17 Ekim 2026GÜNDEM
17 Ekim 2026UNCATEGORİZED
17 Ekim 2026EKONOMİ
17 Ekim 2026
1
Babası vefat eden Müge Anlı cenazeye katıldı mı?
1275 kez okundu
2
#Galatasaray lidere konuk oluyor: Adana Demirspor – Galatasaray maçı saat kaçta, hangi kanalda? Maçı canlı izle #ADSvGS
1233 kez okundu
3
Cemevlerine saldırı yapan şahıs yakalandı
1046 kez okundu
4
Serdar Bilgili’ye Büyükçekmece’de Katmerli İmar: AK Partili Meclis Üyelerinin oyları ile İBB’den geçti
1006 kez okundu
5
Galatasaray – Mol Vidi (Mol Fehervar) maçını canlı izle
959 kez okundu