DOLAR 43,7209 -0.03%
EURO 51,9231 -0.02%
ALTIN 7.036,83-0,54
BITCOIN 2998620-2,93%
İstanbul
13°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Daha neyi, kimi bekliyoruz?

Daha neyi, kimi bekliyoruz?

ABONE OL
Ağustos 14, 2025 15:57
Daha neyi, kimi bekliyoruz?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Her insanın dünya da kazandığı ve onu Allah‘tan meşgul eden fazlalık aslında fazlalık değil noksanlıktır.

İnsanın sırf hayır olarak kazandığı şeyler hariç, diğer hayır olmayan şeyler hüsran ve zarardır.

Ey zamanın tahrib ettiğini onarmak ve tamir etmek için çabalayan insan Allah için söyle!

Bütün gücünü harcasan bile harab olan her gün azalan, boşa geçen ömrünü de onarmak ve bitmeden, tükenmeden, telafi etmek mümkün mü?

Kişinin geçen ömrünü ve yaptıklarını, konuştuklarını, işlediklerini, gidişatını gözden geçirmesi gerekir.

Gidişat iyi ise, Yüce Allah’a şükretmeli, iyi değilse

iyi olmaya azmetmeli ve geçen ömründe yapılanlara tövbe etmelidir.

Geri kalan ömrü dolu dolu geçirmelidir.

Her yıl, her ay her hafta, hatta her gün bir veya birkaç dost kervanı geçip göçmektedir.

Neyi, kimi bekliyoruz?

Uyanmanın, eli çabuk tutmanın, kolları sıvamanın vakti gelmedi mi? Her an ebedi ve dönüşü olmayan yola ve yolculuğa çıkmak ve çıkarılmak için hazırlıklı olmamız gerekir.

Şu dünya da yiyeceği yarım ekmeği olan, oturmak için de bir yuvası bulunan, kimseden bir şey istemeyen, bir şey beklemeyen ve kimseye de borcu olmayan bir kimse için şunu de diyebilirsin: Zevkini yaşa, ne hoş ne kadar da güzel bir hayatın var.

Şaka değil, bazıları belki de bir çokları böyle yaşamış.

Bugünün dünyasın da bile birçok ülkede bir kesim ve bir kısım insanlar, bu durumda ve yaşadıkları hayatlarından da memnun ve kadere, kazaya sitem etmiyorlar.

Allah’a teslim olmuş hallerinden şikayet etmiyorlar.

Böyle olalım demek istemiyorum.
Olamayız da ama böyle olanlara saygı duyalım ve kanaatkar oluşlarını, nimetleri takdir ettiklerini takdir edelim.

Rasulullah efendimiz bu hususta şöyle buyurur: “Sizden kim sabahlar da malı canı ırzı güven içinde, bedeni sağlıklı ve bir günlük yiyeceği var, sanki bütün dünya onundur.” (Tirmizi: 2346)

Hz. Ali (r.a) bir ağacın altında oturuyordu, yanında çamuru dibe çökmüş bir su ve kavrulmuş biraz un vardı. Şöyle dedi: “Allah’ım! Ne güzel bir gölge yanımda su var, un var bana verdiğini sultanlara bile vermedin sana şükrediyorum.

Bir sahabi işten eve geliyor, hanımı onun cübbesini alıp katlıyor, bakıyor ki kocası biraz üzgün ve yorgun ona diyor ki: “Bir derdin mi var, eğer bu derdin ahiret derdi ise, Allah derdini arttırsın zira ahiret derdi şerefli bir derttir ve hazırlık yapmayı gerektirir. Dünya ve geçim derdiyse üzülme üç günlük dünya için üzülmeye değmez.

Evet bizden önce ve günümüzde, biz farkında olmasak da böyle yaşayanlar vardı.

Allah’ın nimetlerini takdir eden ve bitmeyen hazine olan kanaatı şiar edinenler vardı.

Allah’ım!

Bizleri, sayılamayacak kadar çok olan nimetlerini takdir eden, gücünün yettiği kadar hal ile, kal ile, kalb ile şükreden, verdiğine kanaat eden, senden razı olan ve razı olduğun kadirşinas ve şakir olan kullarından eyle.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP