Dostlar;
İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.
Bu derin ve kıymetli sözün hadis olmadığı ama Hz. Ali‘ye nispet edildiği biliniyor.
Bu söz mutlak değildir.
Yani herkes her zaman uykudadır demek zordur ama bazıları derin bir uykudadır.
Yani gaflettedir veya kısmi ve lokal bir gaflettedir.
Bazen gaflette olabilir, bazen yakazada olabilir.
Önemli olan husus; herkes kendini yoklasın gaflette mi, değil mi, derin gaflette mi, yüzeysel mi gaflette mi? Ev sahibi evdekini daha iyi bilir.
Ne için yaratıldığının farkında olmayan, zevk-ü safaya dalan, dünyaya aldanan, ölümü adeta unutan, ölenlerden ve kabirlerden ibret almayan insan uykudadır.
Ölmeden önce ölen, ölümü unutmayan, dünyanın şatafatına, zevkine ve renkliliğine kanmayan kişilerde uyanık sayılır.
Her halükarda kişi ölmeden Azrail a.s ile yüzleşince ve ölüm melekleri ile buluşunca elbette uyanacak ama bu uyanma ona ne kadar fayda verir?
Tabii ki fayda vermez.
“İnsanların hesaba çekilecekleri gün iyice yaklaştı, halbuki onlar gaflet içinde haktan yüz çevirmektedirler.” (Enbiyâ: 1)
Bu ayeti kerime de Mekke müşrikleri, ölümden sonra dirilişi inkar edenler veya bütün insanlar kastediliyor. Gayrimüslimler kastedilse bile gayrimüslimler için inen her ayetin gölgesi günahkar müslümanlara da ulaşır.
İnsan, farklı bir kendini kandırma yöntemi daha geliştirmiş olabilir. Ölüm aklına geldiğinde sonsuza dek yok olacağını düşünür ve bunun dehşetiyle Allah‘ın vaat ettiği sonsuz bir hayatın “var olabileceğine” yüzde elli ihtimal verir.
Böylece kendi içinde bir nevi umut ışığı yakar.
Öte yandan Allah‘ın kendisine yüklediği birtakım sorumluluklar olduğu aklına gelince de diğer yüzde elli ihtimali düşünür.
“Nasılsa toprak olup yok olacağım, ölümden sonra hayat yoktur” diyerek hesap verme, cehennem azabıyla karşılaşma gibi korku ve endişelerini bastırır.
Her iki durumda da gaflet halinin ona verdiği bir nevi sarhoşluk hali içerisinde ölüm onu yakalayıncaya kadar yaşamını sürdürür.
Oysa onları yoktan var edip yaratan, sonra öldürüp tekrar diriltecek olan Allah, onlara azapla geçirecekleri ebedi bir hayatı, ebedi bir pişmanlığı ve mutsuzluğu vaat etmiştir.
Onlar da bu gerçeği tam ebedi uykuya dalacaklarını sandıkları ölüm anında bizzat görürler.
Çünkü; ölümün bir yok oluş olmadığını, aksine kendileri için azapla dolu yeni bir dünyanın başlangıcı olduğunu anlarlar.
Canlarını alan ölüm meleklerinin dehşet verici görüntüsü o büyük azabın ilk habercisidir.
Bu nedenle Kur’an‘da ölümden sonraki yaşamı reddeden, yani kafirler gaflettedirler de bazı mü’minler gaflette değil mi?
Kim olursa olsun ölüme ve ahirete hazırlanmayan, azık toplamayan, yüzünü ahirete çevireceği yerde hala dünyaya çeviren, sırtını ahirete dönen gaflet içindedir.
Mü’min hazırlık yapandır, ibret alandır.
Dünü, bugünü, yarını düşünüp sentez yapıp temkinli olandır.
Allah’ım!
Bizleri ve mü’min kardeşlerimizi ölmeden önce uyandır ki o uyanmak işimize yarasın azık toplayalım tedbir alalım.
GÜNDEM
14 Ocak 2026SPOR
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026UNCATEGORİZED
14 Ocak 2026EKONOMİ
14 Ocak 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7363 kez okundu
2
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5848 kez okundu
3
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4618 kez okundu
4
Eski eşini feci şekilde dövdü, sevgilisini bıçaklayarak öldürdü!
3728 kez okundu
5
Şehzadeler’in yeni başkanı seçildi: CHP adaylar arasında kıyasıya yarış yaşandı
3274 kez okundu