DOLAR 43,7246 -0.02%
EURO 51,9284 -0.01%
ALTIN 7.044,53-0,43
BITCOIN 3000592-2,79%
İstanbul
13°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Sadece kameraları değil, beyinleride bantlanmışlar

Sadece kameraları değil, beyinleride bantlanmışlar

ABONE OL
Ağustos 27, 2025 19:27
Sadece kameraları değil, beyinleride bantlanmışlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SADECE KAMERALAR DEĞİL

BEYİNLER DE BANTLANMIŞ

İmamoğlu’nun otellerde yapacağı toplantı ve görüşmeler için kameraların bantlanıp görüntü almaları engellenmişti ya…

Yardımcıları bunun nedenini söylediler.

Ama kamuoyu pek ikna olmadı.

İş mahkemeye düştüğüne göre artık bundan sonra nedenini devlet sorar.

BANTLANAN BEYİNLER

Ancak; bundan daha önemli olan;

büyük bir kitlenin gözleri değil beyinlerinin bantlanmış olmasıdır.

NASIL?…

Nasıl olduğunu bir örnek üzerinden anlatmak istiyorum.

Almanya’da yaşayan bir gurbetçi doktorumuz Türk kanallarını seyretmek için bu işten anlayan bir ekibi evine gönderiyor.

Kendisi muhalif biri ama Türk kanalları evine bağlandıktan sonra aşırı bir “Tayyip” düşmanı oluyor.

Bu arada emekliliği yaklaştığı için Türkiye’de otel pansiyon türü bir-iki yatırım yaparak her yıl gelip burada tatilini geçiriyor.

Yine tatilini geçirdiği bir sırada bir şey dikkatini çekiyor:

Türkiye’de o kadar çok TV kanalı varki.. şaşırıyor.

Çünkü bunların hiç birisi Almanya’daki evinde yok.

HALK TV- SZC- NOW- TELE 1- KRT

Halbuki Almanya’da evine bağlantıyı yapan ekip; buradan sadece 5 Türk kanalını çektiğini onları da bağladıklarını söylemişti.

Haliyle doktorumuzun kafasında yavaş yavaş soru işaretleri oluşuyor?

DOKTORUMUZ

SİNİRDEN ZANGIR ZANGIR TİTRİYOR

Bir gün çalıştığı hastaneye trafik kazası geçirmiş 4 yaralı getirilir. Bunlardan üçü Alman, biri Türk… Almanların yarası hafif ama Türk’ün yarası ağır…

Alman doktorlar yaralı Almanlara koştururken kendisi de gurbetçimizle ilgilenmek ister.

Yaralarını sarmakla meşgulken Alman doktorlar kendisine yanaşıp fazla vakit kaybetmemesi gerektiğini

Çünkü gurbetçimizin yarasının ağır olduğunu…

Ama eğer bacağını keserlerse bir ihtimal kurtulacağını…

Bunun için de ailesinin gelip imza vermesi gerektiğini..

Binaenaleyh evrakları tamamlamak için onları beklediklerini söylerler.

AMBULANS UÇAK YETİŞİYOR

Doktorumuz, Alman doktorların bize karşı olan bu lakaytlıklarına çok içerliyor ama yapacak bir şey yok. Alman doktorların olduğu yerde Türk doktorun sözü geçer mi?

Derken yaralı yakınları hastaneye doluşuyor.

Doktorumuz olanları üzgün bir şekilde anlatıp yaralının ayağını kesmek için imza verip vermeyeceklerini sorar.

Hayır!” derler.

Ne münasebet! Ayağını kestirmeyiz… Türkiye’yi aradık Ambulans Uçak geliyor

ŞAŞKINLIK

Doktorumuz şaşırıyor.

Türkiye’den Almanya’ya hasta getirildiğini çok görmüştü de,

Almanya’dan Türkiye’ye hastayı götüreceklerine inanamıyor.

Şaşkınlık hali yaşıyordu.

Üstelik hasta Ambulans Uçak’la gidecekmiş…

Türkiye ve Ambulans Uçak… Bunu bir türlü kafasında yan yana getiremiyor.

Çünkü evde seyrettiği SZC, Halk TV, Tele1 Now vb. gibi kanallar Türkiye’nin “Tayyip” yüzünden mahvolup bittiğini her gün anlatıyor.

Bundan dolayı kendisi de

Türkiye’nin 80’li yıllardan daha geri olduğunu sanıyordu.

KOLİ BANTI

Halbuki her yıl Türkiye’ye gidip-geldiği için gelişmeleri de görüyordu ama beyinlere çekilmiş olan o bant var ya… İmamoğlu’nun kameralara yapıştırdığı bantlar bunun yanında çok daha masum kalıyormuş. Türkiye’nin nasıl geliştiğini gözleri ile gördüğü halde beynine çekilen “bant” yüzünden düşüncesi farklı olabiliyordu.

 Bu ruh halindeyken Ambulans uçağımız hastanenin bahçesine inip yaralıyı almaya gelen sağlık ekibimizin de koşturduğunu görünce sinirleri boşalıyor.

Ve odasına girdiğinde kendisini uzun süre zangır zangır sarsan bir titreme hali alıyor.

BU SEFER AĞLIYOR

Doktorumuz, bu olayın şokunu bir müddet üstünden atamıyor.

Yani, muhalif kanallarda dinlediği ile şu anda yaşadığı olay taban tabana zıt…

Binaenaleyh..

Gurbetçi hastamızı takibe alıyor. Yaşadı mı.. öldü mü?

Yaşıyorsa ayağı kesilip topal kaldı mı merak ediyor.

Akrabalarını arayıp durumu bu minval üzerinde soruyor.

Aldığı cevapla bir şok daha yaşıyor.

“Ne kesilmesi!

“Şükür yaralımız hayatta ve ayakta

Türk doktorları ayağının kesilmesini gerektirecek bir durumun olmadığını…

Gerekli müdahalelerin yapıldığını… Yaralının hayatta ve yürüyebildiğini söylerler.

Doktorumuz bunu duyunca

Tekrar odasına kapanıyor

Ve bu sefer..

Hüngür hüngür ağlıyor.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP