Sıla-i rahim; akrabalık bağlarını yaşatmayı, akrabaların birbirlerini ziyaret etmesini ve iyi ilişkiler kurmasını ifade eden bir ahlâk terimidir.
Sözlükte ise; “bağ, ilişki” anlamına gelen sıla ile
“ana rahmi” ve mecazen “insanlar arasındaki soy birliği, akrabalık bağı” anlamına gelmektedir.
Nisa suresinin ilk ayetinde Allah‘a (cc) saygısızlığın hemen arkasından akrabalık haklarına riayet etmemekten sakınılması istenmiştir.
İslâm alimleri, bu ayete ve daha başka ayetlere ve hadislere dayanarak sıla-i rahmi gözetmenin vacip (farz) ve sıla-i rahme riayet etmemenin haram olduğunu bildirmişlerdir.
Buhari’de yer alan bir hadis-i şerifte: “Beni cennete götürecek bir iş söyler misiniz?” diye
Soru soran kişiye Peygamber Efendimiz (s.a.v):
“Allah’a (cc) kulluk edip O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazını kılar, zekâtını verirsin ve akrabanı gözetirsin.” diye cevap vermiştir.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v), sıla-i rahmin müslüman olmayan yakın akrabaya karşı da geçerli olduğunu ifade etmiş ve: “Allah (cc) din konusunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlarla iyi ilişkiler içinde olmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz.” mealindeki ayetin (Mümtehine suresi, ayet: 8) buna işaret ettiğini bildirmiştir.
(Buhârî, hibe, 29)
Sıla-i rahmin hangi akrabaları kapsadığı konusunda üç görüş ileriye sürülmüştür.
Birinci görüşe göre: kendilerinle evlenmenin haram olduğu akrabalardır.
İkinci görüşe göre: miras alabilen akrabalardır.
Üçüncü görüşe göre: ister miras alabilenler olsun isterse miras alamayanlar olsun soydan dolayı akraba olan herkestir.
Alimler arasındaki sahih olan görüş üçüncü görüştür.
Sıla-i rahmin dereceleri vardır.
Sıla-i rahmin en alt derecesi: akrabalara karşı tatlı sözlü, güler yüzlü olmak, karşılaşınca selamlaşmayı ve hal hatır sormayı ihmal etmemek, kendileri hakkında iyi şeyler düşünmek ve haklarında hayır dilemektir.
Sıla-i rahmin orta derecesi: ziyaretlerine gitmek ve çeşitli konularda yardımlarına koşmaktır.
Bunlar daha ziyade bedenle yapılanlardır.
Özellikle yaşlı ve kendilerini kimsesiz hissedenleri zaman zaman ziyaret ederek ihtiyaçlarını gidermek onları sevindirecek, kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlayacak ve hayır dualarının alınmasına vesile olacaktır.
Sıla-i rahmin en üst derecesi: maddî imkânları geniş olanların akrabalarına mali yardım ve destekte bulunmalarıdır.
Bu mali yardım; akrabalara borç verip borcun ödenmesinde kolaylık sağlamak şeklinde olabileceği gibi bağışta bulunmak veya sadaka ve zekât vermede önceliği onlara vermekle de olabilir.
Elbette sıla-i rahmin yerine getirilmesinin herkes için aynı derecede olması beklenemez; genç ile yaşlı, zengin ile fakir, sağlığı yerinde olanla hasta hele de yatalak olan aynı değildir.
Bu durumda sıla-i rahim denince belirtilen üç dereceden hangisine insanın gücü yetiyorsa onun yapılması anlaşılmalıdır.
Yapabileceği görevi yapmamak müslümanı bu konuda sorumlu kılar.
Peygamber Efendimiz (s.a.v): “Yoksula yapılan sadaka bir sadakadır. Bu sadaka akrabaya yapılmışsa iki sadaka demektir. Biri sadaka diğeri sıla-i rahimdir ki bu da sadaka sayılır.” demiştir. (Tirmizî, zekât: 26)
Sıla-i rahim toplumda insani ilişkilerin gelişmesine, hüzünlerin paylaşılarak azalmasına, sevinçlerin paylaşılarak çoğalmasına, huzur ve güven ortamının devam etmesine vesile olur.
Günümüzde iletişim teknolojileri her geçen gün farklı ilerlemeler kaydetmektedir.
İstediğimiz anda bir tuşa dokunarak dünyanın öbür ucundaki insanlara ulaşabiliyor, onlarla görüşebiliyoruz.
Ancak bu muazzam ulaşım imkanlarına rağmen zaman zaman insan en yakınlarındakilerini ihmal edebiliyor.
Milyonların yaşadığı şehirlerde sevinci, üzüntüyü, varlığı, yokluğu bireysel olarak yaşamaya doğru savruluyor, onlarca hatta yüzlerce kişiyle aynı bina paylaşıldığı halde her geçen gün yalnızlaşıyor, belki gün geçtikçe nesiller genişliyor lâkin gönüller daralıyor.
Günümüzde göz bebeği, can parçası evlatlarının yolunu bekleyen, yalnızlığa terk edilmiş nice anne – babalar yok mu?
Sıla-i rahmin önemi anlaşılıp gereğinin yapıldığı bir toplumda kendini yalnız hisseden yaşlıların,
Yıllarca evlatlarının yolunu hasretle gözleyen anne – babaların sayıları azalmaz mı?
Yüce Rabbim bizlere sıla -i rahmin gereklerini yerine getiren kullarından olmayı nasip etsin.
Cumamız hayra vesile olsun.
Selamlarla.
GÜNDEM
07 Mart 2026SPOR
07 Mart 2026GÜNDEM
07 Mart 2026GÜNDEM
07 Mart 2026GÜNDEM
07 Mart 2026UNCATEGORİZED
07 Mart 2026EKONOMİ
07 Mart 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7387 kez okundu
2
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5869 kez okundu
3
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4642 kez okundu
4
Eski eşini feci şekilde dövdü, sevgilisini bıçaklayarak öldürdü!
3747 kez okundu
5
Kartal çıkış arıyor: Beşiktaş – Konyaspor karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
3682 kez okundu