DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 3789127-0,14%
İstanbul
27°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Türkiye’ye yük olmaya değil, yük almaya geldik!

Türkiye’ye yük olmaya değil, yük almaya geldik!

ABONE OL
Ağustos 27, 2026 02:20
Türkiye’ye yük olmaya değil, yük almaya geldik!

Bulgaristandan Türkiye’ye gelen soydaşların hikâyesi; yalnızca bir göç hikâyesi değil, alın teriyle yeniden kurulan bir hayatın hikâyesidir.

Bizler Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelirken yanımızda çok fazla eşya getiremedik.
Ama yanımızda onurumuzu, namusumuzu, çalışkanlığımızı ve Türkiye sevgimizi getirdik.

1989 yılında zorunlu göçle Türkiye’ye gelen binlerce insan, geride acılar, ayrılıklar ve travmalar bıraktı.

Fakat biz yaşadığımız acıları başkalarına yük olmak için değil, çalışarak aşmak için kullandık.

Bu iş zor.

Parası az.

Bana göre değil.”

Demeden çalıştık.

Kadın erkek demeden, iş seçmeden, ekmeğimizin peşinden koştuk.
Fabrikalar da işçi olduk, tezgâh başında çalıştık, tarlada emek verdik, dükkân açtık.
Kimi tezgahtarlıktan işverenliğe yükseldi, kimi yıllarca aynı fabrikada alın teri döktü.

Çünkü bizler emeğin değerini biliyorduk.

Kirayı ödememeyi, borcun üzerine yatmayı, başkasının hakkına göz dikmeyi kendimize yakıştırmadık.
İşyerlerinde güvenilen çalışanlar, esnaflıkta sözü senet kabul edilen insanlar olmaya gayret ettik.

Bizler Türkiye’den ayrıcalık istemedik.

Tek istediğimiz; çalışmak, üretmek ve çocuklarımızın geleceğini kurmaktı.

Türkiye’yi vatan bildik.

Çocuklarımızı bu ülkenin değerleriyle yetiştirdik.

Onlara yalnızca meslek değil; dürüstlüğü, emeği, komşuluğu, dayanışmayı ve vatan sevgisini öğrettik.

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında Bulgaristan’dan gelen soydaşların kurduğu hayatlara baktığınızda, bunun yalnızca bir göç hikâyesi olmadığını görürsünüz.

Bu, alın teriyle yazılmış bir başarı hikâyesidir.

Elbette her toplumda olduğu gibi milyonlarca insanın içinden farklı davranan kişiler çıkabilir. Hiçbir toplumu tek bir davranış üzerinden değerlendirmek doğru değildir.

Ancak bizim kuşağımızın büyük bir bölümü, göçün getirdiği zorluklara rağmen çalışmayı, üretmeyi ve kendi ayakları üzerinde durmayı seçti.

Bizler geçmişimizin acılarını inkâr etmedik.

Ama o acıların bizi tüketmesine de izin vermedik.

Çalıştık, ürettik.

Çocuklarımızı okuttuk. Evler kurduk. İşyerleri açtık. Hayata yeniden tutunduk.

Bugün geriye dönüp baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:

Bizler Türkiye’ye yük olmaya gelmedik.

Bizler Türkiye’nin yükünü omuzlamaya geldik.

Ve bunu yıllarca sessizce yaptık.

Belki çok konuşmadık, hep çalıştık.

Belki yaptıklarımızı anlatmadık.

Belki teşekkür bile beklemedik.

Ama şimdi bu ülkenin tarihine küçük de olsa bir not düşmenin zamanı:

Bulgaristan’dan gelen soydaşlar, bu ülkenin yalnızca göçmenleri değil; alın teriyle Türkiye’nin ekonomisine, toplumuna ve geleceğine katkı sunan insanlarıdır.

Bizlerin mirasımız çocuklarımıza bıraktığımız evlerden önce dürüst bir isimdir.

Ve en büyük gururumuz şudur:

Türkiye’yi vatan bildik, çalıştık ve bu ülkeye kendi emeğimizden başka bir yük bırakmadık.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP