DOLAR 43,8455 0.02%
EURO 51,7452 0.09%
ALTIN 7.264,001,14
BITCOIN 2909023-1,83%
İstanbul

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Yeni Suriye’de kimler kazandı, kimler kaybetti?

Yeni Suriye’de kimler kazandı, kimler kaybetti?

ABONE OL
Aralık 12, 2024 07:13
Yeni Suriye’de kimler kazandı, kimler kaybetti?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Suriye’de baba Hafız Esed ve oğul Beşşar Esed tarafından 60 yıldır devam eden otoriter, baskıcı, zulüm, işkence ve ardından yüzbinlerce cinayete bezenmiş zalim yönetim resmen bitti.

Beşşar Esed ardına bakmadan kaçtı ve Rusya’ya sığındı.

Ben şahsen adresin İsrail olmasını bekliyordum.

Yeni Suriye’de şimdilik herkes mutlu.

Cezaevlerinden yıllardır zülüm, işkence altında, karanlık dehlizlerde ve neden yattıklarını bilmeyen insanlar özgürlüğüne kavuştu.

Kısa bir anekdot.

Suriye’de görev yapan gazetecilerden nakil; cezaevlerinden çıkarılanlara soruyorlar: “Özgürlüğüne kavuştun kendini nasıl hissediyorsunuz?”

Cevap veriyor: “Ne oldu Suriye’de? Bizi Saddam Hüseyin mi kurtardı?

Adam orada kalmış.

Onlar için yaşam 30 – 40 yıl önce bellek durmuş.

Rejimin cezaevlerinde yatanlar için bütün iletişim yolları kapalıydı.

Sorgusuz, sualsiz idamlar, işkence, ve korkutarak ayakta tutulan zorba bir Baas Rejimi.

Şimdi böyle zalim bir Rejimine “Suriyeli göçmenleri gönderir” diye hükümete baskı yapanları tekrar gözünüzün önüne getirin.

Hama, Humus’ta yapılan onbirlerce insana sırf muhalif diye yapılan katliamlar!

2011’den itibaren Rejim tarafından kendi insanların üzerine atılan kimyasallar, varil bombaları ile katledilen, sakat bırakılan, yaşam hakları elinden alınan milyonlar.

Ve sonunda diktatörlük dönemi ve azınlığın çoğunluğa tahakkümü bitti.

Ama Suriye halkı çok ağır/acı bedeller ödedi.

Muhaliflerin Şam’da kontrolü ele aldıktan sonra Emevi Camii’nde namaz kılıp, dua etmelerini ve ardından Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi’nin mezarına gitmelerini son derece anlamlı bir mesaj olarak görüyorum.

Anlayan anlamıştır.

YENİ SURİYE’Yİ NE BEKLİYOR?

Büyük oranda Suriye, Suriyelilerin yönetime geçti.

Münbiç, Deyrizor PKKYPG’den temizlendi.

Münbiç’in doğusunda terörü süpürme harekatı devam ediyor.

Şimdilik üniter yapı korunacak gibi görünüyor ve korunmasını diliyorum.

Bölge de en büyük ve güçlü aktör Türkiye’dir.

Suriye’nin bölünmesi, muhaliflerin arasında yaşanacak iktidar kavgası yıllarca sürecek yeni bir iş savaş demektir.

ABD müesses nizamı fitneler çıkarmak için devreye girebilir/girmiştir.

Rejimin düşme noktasına geldiği 2015 yılında Amerika ve Rusya kendi aralarında yaptıkları Suriye’yi pay edip yutma anlaşmaları yapmasalardı 2 milyona yakın masum hayatta olacaktı.

Kimse evini, yurdunu, vatanını terk etmek zorunda kalmayacaktı.

Rejimi yıllarca Amerika, Rusya ve vekil güçleri ayakta tuttu.

Fiilen Suriye’yi böldüler.

Amerika’da, Rusya’da, İran’da hem suçlu hemde suç ortağıdır.

Ve hep birlikte mağlup olmuşlardır.

İKİ AYRI AMERİKA YÖNETİMİ

Amerika’da yeni döneminin kodlarının henüz bilmiyoruz.

40 trilyon dolara yakın bir borç batağı içine düştüler. Dağıldı dağılacaklar.

Seçilmiş Başkan Donald Trump: “Suriye bizim meselemiz değil, yönetim müdahil olmamalı” derken, müesses nizamın Başkanı Joe Derin Amerika’nın enstrümanı  Joe Biden:  “Suriye’de çekilmeyeceğiz. Oradaki dostlarımıza olan desteğimiz devam edecek.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan: Suriye’de yeni oldu bittilere izin vermeyeceğiz. Daha güçlü bir şekilde Suriye’nin yanında durmaya devam edeceğiz.

Biden’ın dostlarından kastı; dün DAEŞ’tı, bugün PKKYPG’dir.

Bu iki örgüt ABD için Suriye’de tutunma aparatıydı.

NATO, müttefik, Türkiye” gibi cümle dahi kurmak istemiyorlar.

ABD, Rusya, İran ve Batı medyası ise Yeni Suriye’nin aklının Türkiye – Erdoğan olduğunu söylüyor.

YAŞAMŞAL İHTİYAÇLAR TEMİN EDİLMELİ

Yeni Suriye’de ivedilikle kaybolan devlet otoritesi/asayiş sağlanmalı.

Yağma vb. olaylara izin verilmemeli.

Hizmet seferberliği başlatılmalı.

Yaşamsal önemde olan gıda, su, ilaç, elektrik gibi ihtiyaçlara ulaşılmakta zorluklar yaşanmamalıdır.

Yaklaşık halkın yüzde 90’ın yardıma muhtaç duruma düşürüldüğü ülkenin fabrikaları çalıştırılmalı ve ekonomiye süratle kazandırılmalıdır.

Yakıp, yıkılan kadim Suriye’nin yeninden imarı için 1 trilyon dolarlık bir ekonominin gerektiği belirtiliyor.

Suriye rejiminin parası Suriye’de geçmiyor.
Çöp oldu.

Geçerli tek para birimi Türk Lirası ve ekonomi TL üzerinden dönüyor.

(Ülkemizdeki dolarcı, euro’culara duyulur.)

ABD DESTEKLİ İSRAİL İŞGAL PEŞİNDE

ABD tarafından katliam aparatı olarak kullanılan İsrail, fırsattan da istifade ederek işgal ettiği Golan Tepeleri hattından Suriye topraklarına girdi.

İlerlemeye devam ederse Yeni Suriye’nin yeni savaşı başladı diyebiliriz.

Amaç işlerine geldiği gibi Suriye’de kaotik durum etsin.

ABD’de derin aklı uyumamış,

Ama bu sefer yemezler. Çünkü artık hiçbir ülke Amerika’ya güven duymuyor.

Hatta kin ve nefret dolu!

Suriye’de kurulacak “Geçiş Hükümeti”nin hayatı öneme haiz yapacağı ilk faaliyet Türkiye ile “Güvenlik ve İş Birliği Anlaşması” imzalamak olmalı.

Tıpkı Azerbaycan’ın, Libya’nın yaptığı gibi.

GEÇİCİ BAŞBAKAN ABDURRAHMAN MUSTAFA’DIR

Suriye’de uluslararası alan resmî kabul gören tek muhalif yapı Geçici Hükümet ve onun Başbakanı Abdurrahman Mustafa’dır.

Düzenli ve donanımlı tek askeri yapı Milli Suriye Ordusu’dur.

HTŞ güçlerinin başını çektiği muhalif kanadın çatı lideri Muhammed Golani (Ahmed Hüseyin el Şara) tek yetkili değil.

20’ye yakın bileşen artı Milli Suriye Ordusu sahada görev yapmaktadır.

Suriye Geçici Hükümeti Başbakanı Abdurrahman Mustafa, “Halep’ten Şam’a kadar Rejimden alınan bütün bölgelerde Suriye Milli Ordusu’nun desteği var. Sanki orada sadece HTŞ varmış gibi bir algı çabaları doğru değil.” diyor.

Geri planda kalan resmî muhalif lider Abdurrahman Mustafa’nın daha fazla ön plana çıkması/çıkarılması gerekiyor.

Zira Muhammed Golani, BM kararlarına göre “10 milyon dolar ödülle aranan terör örgütü(!) lideri.”

Gerçi Amerika, yıllarca terör örgütü olarak yaftaladığı Afganistan Talibanı ile şimdi “Afganistan Geçici Hükümeti” sıfatıyla resmi görüşmeler yürütüyor.

Terörist dediklerini yanlarına çekmek için her türlü şeytanlığı yapar.

ABD’nin dün söylediğini, ertesi gün yalayıp yuttuğu çok vaki olmuştur.

Amerika’nın ne sözünün, nede imzasının kıymeti harbiyesi yoktur.

Amerika’nın ne söylediğinden ziyade ne yaptığına bakmak lazım.

Zaten Suriye’deki bütün gruplarla (Terör ilan ettikleri dahil) görüşeceklerini çoktan ilan etti.

Batının “Suriye’de yaşanan son gelişmelerin arkasında Türkiye aklı var.”

Görüşünün altını tekrar kalın çizmek gerekir.

Bu gayri resmî dil Türkiye’ye, Suriye’den elini çek mesajıdır.

Bir nevi gözdağı vermek istiyorlar.

20 yıl önce bir Albay gönderip Genel kurmayına talimat verilen Türkiye yok artık.

TÜRKİYE’NİN TEZİ SAHAYA HAKİM OLDU

Dünya Türkiye haklı çıktı ve baştan beri sergilediği/savunduğu tezi  Suriye’nin toprak bütünlüğü” geçte olsa hayata geçti.

Batı; “Adam yine kazandı” diyor.

Suriye’den çekilen Rusya, kalan askerleri ve araçları için Türk hükümetinden güvenli çıkış için yardım istedi.

Muhaliflerle görüşme talebinde bulundu.

Yeni Suriye’nin defakto durumun özeti.

Ve gelinen durumdan asla geri adım atılmalıdır.

Türkiye, Suriye’nin parçalanmasına dün karşı çıktığı gibi, bugünde arkasında durmalıdır.

Emperyalistlere ve mezhepçilere sahayı bırakmamalıdır.

Muhaliflerin kendi araladında çatışma yaşanmasına zinhar izin verilmemelidir.

Esed’in yasını tutan ülkemiz muhalefeti ve medyası el ovuşturuyor.

Ne Amerika’nın, ne Rusya’nın, ne İran’nın ne de Batı’nın katledilen insanlar umurunda bile değil.

İnsani, vicdanı, merhametin vatanı Türkiye’dir.

Eğer bugün Suriyeli muhalif gruplar başarı elde ettiyse, Rusya ve İran bölgeden güçlerini çektiyse, Amerika uzaktan izlediyse, Rejime yardım etmek için silahlı Irak Hizbullahı’nın sınırdan geçişine Irak hükümeti izin vermediyse ve içimizdeki kriptolar durumdan rahatsızsa Türkiye  yürüttüğü doğru politikanın, mekik diplomasinin katkısı yadsınamaz.

Önceki gün attığım bir tvit çevreye olağanüstü rahatsızlık verdi.

Onlarca arayan ve mesaj yazanlar oldu.

Tvit şöyle: “Reis bey; sen ne eli öpülesi bir lidersin!

Bütün dünyanın müdahil olduğu, süper güçlerin cirit attığı, kimin elinin kimin cebinde belli olmadığı, bataklık denilen ve 13 yıl süren savaşı 13 günde bitirdin.

Tazimlerimle.

Emevi Camii açık.

Namaz meraklılarına ilan olunur.

Bu tvitimin ardındayım.

Suriye’de akan kanı, gözyaşını, zalimlik, zorbalık ve zulümleri bitiren devlet adamının ismine bakmaksızın insanlık adına eli öpülesi liderdir.

Ve  her türlü övgü, niyazlarıda hak etmiştir.

Suriye, Suriyelilere teslim edilirken tam bir Cennet Mekan Abdülhamid Han politikası izlenmiştir.

Tere yağından kıl çeker gibi.

Devlet-i Aliyye aklı işliyor.

Reis bey!

Sayın Cumhurbaşkanım!

Yolun doğru ve dua dolu.

Allah’ta doğrunun yardımcısıdır.

Lütfen Suriye’yi hiçbir devletin inisiyatifine bırakmayın.

Suriye’deki bütün emperyal ve vekil güçleri kaybetmiştir; mazlum Suriye halkı çok ağır bedeller ödeyerek kazanmıştır.

SURİYELİLERİN ERDOĞAN’A GÜVENİ TAMDIR

Türkiye 13 yıldır, ekonomik ve siyasi bedeller ödetilmiştir.

Yeni Suriye’de söz söyleme hakkı Türkiye  lideri Erdoğa ve Suriye’nin asli sosyolojidir.

Savaşta mağlup olanların masada yeri yoktur.

Amerika’nın ise hiç yoktur!

Tek masa kurulur.

Yeni Suriye Yönetimi ve hamisi Türkiye alınan kararları dünyaya duyurur.

Suriye gerçek sosyolojine kavuşmuştur.

Suriye halkının kahir ekseriyetinin Türkiye ve liderine güveni tamdır.

Gerisi lakırtı olur.

Bu kadar parçalanmış grupları bir araya getirme başarısını gösteren Türkiye ve lideri için gerisi kolay olur.

Sayın Erdoğan’ın Suriyelilere uzattığı şefkat ve merhamet eli havada kalmamıştır.

Ülkemizde sayıları bir dönem 6 milyona kadar çıkan göçmenlere özelikle faşist muhalefetin örgütlenmesiyle bir kesim tarafından yapılmayan hakaretler kalmadı.

Aklı evvel vizyonsuzlar, “Türkiye işgal edilidi, demografik yapımız değişti, yarın bunlar ayaklanacak ve Türkiye’yi ele geçirecekler” iftirasında bile bulundular.

Aşağılık bir nefret dili kullanıldı!

Bazı inançlı dediğimiz kesimde, seküler blokta bu insanlık dışı söylemi kullandı.

Yahu bu Reis’te… diye başladılar hep söze

Alanen iç savaş çığırtkanlığı yaptılar.
Maalesef bu koroya bazı AK Partili ve MHP’li bazı yönetim kadrosuda eşlik etti, tempo tuttu.

Ara eleman bulamayan ve Suriyeliler üzerinde fırsatçılık yapan iş insanlarının hepsi sağır sultanı oynadı.

Şimdi çıkmış uyanmadan, sıkılmadan diyorlar ki; “hepsi geri dönmesin, kepenk indiririz.”

Hadi ordan! Dün bedel ödeyenlere sahip çıkmayanların, bugünde yüzü de yerleri de olmaz.

Önce Sayın Erdoğan’a, sonrada bu mazlum insanlar özür borcunuz var. O da kabul görürse.

Nerede bir asayiş olayı olduysa, “Suriyeliler yaptı” yaygarası, tezviratında bulundular.

Kayseri’de yaşanan müessif olay ve birçok asayiş konusu bahane edilerek ve çarpıtarak provake edildi. İç karışıklık tezgahlandı!

Mazlum insanlar ucuz politikalara alet edilerek acımasızlığın, fırsatçılığın önü açıldı.

“Türkiye’de 15 milyon Suriyeli göçmen var, 5 milyonu İstanbul’da yaşıyor, bunlar seçimlerde oy kullanıyor ” karasını çalanların Suriye’nin toplam nüfusunun 23 milyon olduğundan haberleri bile yoktu.

Utanmadan, sıkılmadan habbeyi, kubbe yaptılar!

Acaba şimdi ar ediyorlar mı?

Zorla otobüslere koyup göndereceğiz” diyen faşizan siyasi figüranlar şimdi ne yapacaklar merak ediyorum?

Bir tarafta mazlum misafirlere düşman gözle kin, nefretle oy avcılığı yapan kripto sakat kafalar, diğer tarafta seçim kaybette pahasına muhacir merhameti.

Sayın Erdoğan’ın oy kaybetmesine, muhalif haksız hücumlara rağmen her defasında “onurlu ve güvenli dönüş” diyerek sahip çıktığı Suriyeli kardeşlerimizin dönüşleri de başladı.

Herkesim “göçmen” söylemine karşı Suriyeli kardeşlerimiz için ısrarla MUHACİR vurgusu yaptı ve her platformda sahip çıktı.

Muhacirin ne anlam ifade ettiğinden bir haber mütedeyyin kesimde az günahı yok!

Ensar olamak, müslüman olmak, insan olabilmek bedavaya olmuyor.

Bedel ödeyeceksin arkadaş bedel!

Ne mutlu bedel ödeyebilenlere, misafirlerine kucak açanlara!

Bu bedeli Sayın Recep Tayyip Erdoğan, tüm tazyiklere rağmen ödemiştir ve en çok söz söyleme hakkı da, hukuku da vardır.

Diyeceksiniz bunları şimdi söylüyorsun?

Hayır.

Her zaman her platformda sesimin çıktığı kadar dillendirdim. Kalemimin döndüğü kadar yazdım.

Şimdi geri dönüşler hızlandı ve günlük 20 bin seviyesine ulaştı.

Hem de Türkiye’ye ve Erdoğan müteşekkir olarak, dualar ederek.

Masun Suriyeli göçmenler üzerinden oy avcılığı yapanlar üzülecek ama ne yapalım; ADAM YİNE KAZANDI!

Velhasılı; Ortadoğu coğrafyasında Türkiye’ye rağmen oyun kurmak, ameliyat yapmak mümkün değil.

Öyle zannediyorum ki, başta Amerika ve Rusya olmak üzere bütün dünya artık anlamıştır.

Son olarakta; “Emevi Camii’nde namaz” goygoycularına duyulur: Emevi Camii’de yollarıda 24 saat açık. Haydi namaza!

Saygılarımla.

NOT: Suriye ve muhalifler hakkındaki detaya bir öceki yazımda ulaşabilirsiniz.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP