DOLAR 45,0379 0.19%
EURO 52,8518 0.28%
ALTIN
BITCOIN 35141750,84%
İstanbul
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Herkes hak ettiği yerde mi; işin iç yüzü nedir?

Herkes hak ettiği yerde mi; işin iç yüzü nedir?

ABONE OL
Nisan 26, 2026 15:40
Herkes hak ettiği yerde mi; işin iç yüzü nedir?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“O halde Allah’a koşun.

Çünkü ben, size O’nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.” (Zariyat, 50)

Sizi tehdit eden şey Allah değil, Allah’tan uzak kalmaktır. Allah’tan uzaklaşmak felaket, ona yaklaşmak ise kurtuluştur.

Allah’tan kaçılmaz, Allah’a sığınılır.

Günah işleyen kul, Rabbinden uzaklaşarak değil, Rabbine yönelerek kurtulur.

Rahmetim her şeyi kuşatmıştır.” (Araf, 156) “Allah’tan başka sığınak yoktur.” (Tevbe, 118) Ben apaçık bir uyarıcıyım demek; manipülasyon yok, gizli ajanda yok, açık mesaj var.

Tehlike varsa çıkış yolu da var.
Başınıza azab gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız.” 
(Zümer, 54)

Sırrını mevlasından başkasına şikâyet eden kimsenin, şikayeti kalbinde bir yaraya dönüşür.” 

İmam-ı Malik (r.a), şöyle demiştir: “Bu ümmetin sonunun düzelmesi, ancak ilklerin düzeldiği şeyle (kitap ve sünnetle) mümkündür. O gün din olmayan, bugün de din değildir.
(Kadi iyad) serbestlik, zaman değişti, din de değişir. Bu da dini eritir.

İşte İmam Mâlik’in sözü orta yolu öğretir:  “Allah’a yolculuk yalnızca Kur’an ve Sünnet ile olur.”
İslam dinini, batı kültürüne, psikolojiye, popüler trendlere ve laikliğe göre yeniden şekillendirmek yanlıştır.

Ancak dini anlatma biçimi, dini sunma dili, dini eğitim yöntemleri çağa uygun olabilir.

Bu ümmeti kurtaracak olan şey, dini yeniden icat etmek değil; onu sahih haliyle yeniden yaşamaktır. “Sonra tevbe ederim” deme, “Kalbim temiz” ile yetinme, “Sadece inandım yetmez”, teslim ol.

Çöküş başlamadan önce hayatı Allah’a göre düzenle. İnsana lazım olan, ahlaki ve zihinsel azaba düşmeden önce yönünü düzeltmektir.

İslam’da zamana dil uzatılmaz, zamana kahredilmez, zira zaman Yüce Allah‘ın tasarrufundadır ama ey zaman!
Çözemediğim bir düğüm var, bana bunu nasıl izah edersin zira sen vuku bulan, olup biten bütün olaylara şahitsin her şey sende cereyan ediyor bir yanlışlık var ve bu neden kaynaklanıyor?

Değersiz ve aşağılık bir insan nasıl oluyor el üstünde tutuluyor da, buna karşılık kerim, alicenap insan değersizleştiriliyor ve toplumda hakkettiği değeri bulamıyor, toplumda layık olduğu yerde olamıyor.

Bitmedi şunu da anlayamıyorum.

Bir eşek güzel bahçede ve çayırda serbestçe otluyor, keyfine göre dönüp dolaşıyor da, iyi ve asil bir at yularından bağlanmış, üstelik önünde yem adına bir şey bulunmuyor.

İşte bütün bunlar benim dikkatimi çekiyor beni hayrete düşürüyor ve bir türlü bunların cevabını bulamıyorum.

Şu gerçeği kabul etmek lazım ki, kainatta hiçbir şey göründüğü gibi olmayabiliyor.

Bizim değer yargılarımız, beklentilerimiz ile Yüce Allah‘ın takdiri, kaza ve kaderi ayrı ayrı düşebiliyor. Kul, kesin karar verip filan işi yaparım diyor ve bir şeyi arzuluyor ama hiçbir engel olmadığı halde yapamıyor.

Demek ki Yüce Allah bu işin yapılmasını ve bu arzu edilenin tahakkukunu istemiyor ve bu iş olmuyor.
Her izzet ve ikram gören değerli demek değildir ve her itilip kakılan, hor görülen de değersiz demek değildir.

Bu hususta Rasulullah Efendimizin bir Hadis-i Şerifi şöyledir: “Nice üstü başı yırtık pırtık ve dağınık insan vardır ki, kapılardan da kovuluyor ama yemin etse Yüce Allah onun yeminini doğru çıkarır.” (Müslim, 2854)

Böyle bir kişiyi düşünün, elbisesi yırtık pırtık üstü başı dağınık, insanlar ona pek değer vermiyor. Birisinin kapısına gitse ya söz ile ya el ile itilip kakılıyor. Kapılar ona açılmaz ama bu kişi “vallahi Allah böyle yapar veya böyle yapmaz” diye yemin etse Yüce Allah, onu mahcup etmez onun ve yemininin altını doldurur.

Dünyada her arzu edilen olmuyor ve kişi hakkettiği yerde olamayabiliyor.

Dünya, süzülerek hakkettiği yerlere gelenlerle ve sürtünerek hakketmediği yerlere getirilen insanlar ile dopdoludur.

Ahirette ise herkes hakkettiği yerde olacaktır.

Alemlerin rabbi olan Yüce Allah’ım!

Bizleri bütün mü’min kardeşlerimizi herkese ve her şeye hak ettiği değeri veren hiç kimseye küçümseyici gözle bakmayan, herkesi kendinden iyi bilen ve senin yanında değeri olan kullarından eyle. Amin.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP