01 Kasım 2026 Pazar
Süper Lig 10’ncu hafta günün açılış maçı başlıyor: Amedspor - Eyüpspor karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
Adalet, Kalkınma Partili Olanlara da Uygulanmalı...
Diyarbakır, Gaziantep ve Mardin gezisi…
"Ahlakı Kaybetmek: Vicdanın ve Toplumun Çöküşü"
Siyasi ideolojiler ve sosyal ahlak iflas etti!
Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın bağımsız Türkiye!
CUMHURİYET 103 YAŞINDA, HALK GEÇİM DERDİNDE
Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in 103. yıldönümünde yurttaşlar geçim derdinde, gençler geleceksiz, emekçiler güvencesiz!
Nurten Çeşmeli Halkın arasında yaşayan bir araştırmacı gözlemci.
29 Ekim 1923’te bağımsızlığını ilan eden bir milletin evlatlarıyız.
Atatürk ve silah arkadaşları bu ülkeyi bağımsızlık, özgürlük ve halk egemenliği üzerine kurdu.
Peki, bugün Cumhuriyet’in 103. yılında halkımız nasıl bir Türkiye’de yaşıyor?
Bir yanda geçim mücadelesi veren milyonlar, diğer yanda geleceğinden umudunu kesen gençler…
Barınma sorunu yaşayan aileler, emeğinin karşılığını alamayan çalışanlar ve çocuklarına iyi bir gelecek sunabilmek için borç batağına sürüklenen anne babalar…
Bu mudur bağımsızlığın bize vaat ettiği onurlu yaşam?
Cumhuriyet, yalnızca bayraklarla ve törenlerle kutlanacak bir miras değildir.
Cumhuriyet; halkın iradesinin üstün tutulması, hukukun herkese eşit uygulanması, emeğin korunması ve hiçbir yurttaşın kendi ülkesinde kendisini sahipsiz hissetmemesidir.
Bugün kentlerimiz, topraklarımız ve doğal kaynaklarımız hakkında alınan kararların merkezinde kamu yararı ve halkın söz hakkı bulunmalıdır.
Çünkü bu ülkenin geleceği, yalnızca güçlülerin değil, bütün yurttaşların ortak meselesidir.
Atatürk’ün bize bıraktığı Cumhuriyet, bir avuç insanın refahı için kurulmadı. Bu ülkenin insanları özgür, eşit ve onurlu yaşayabilsin diye kuruldu.
Bugün Cumhuriyet’i kutlarken yalnızca geçmişin zaferleriyle övünemeyiz. Halkın yaşadığı ekonomik sıkıntıları, adalet arayışını ve gelecek kaygısını da görmek zorundayız.
Kendi vatanında çalışıp geçinemeyen, yıllarca emek verip geleceğinden emin olamayan, çocuklarına umut dolu bir yarın sunamayan yurttaşların sesini kim duyacak?
Cumhuriyet’in gerçek sahipleri, bu ülkenin alın teri döken insanlarıdır.
Onların sesi duyulmadan, yaşam koşulları iyileştirilmeden ve hakları güvence altına alınmadan Cumhuriyet’in toplumsal vaatleri tamamlanmış sayılamaz.
Bugün bize düşen görev açıktır: Atatürk’ün emanetini korumak, bağımsızlığı savunmak, adaleti güçlendirmek ve halkın insanca yaşama hakkını güvence altına almak.
Çünkü Cumhuriyet, yalnızca geçmişimizin gururu değil, geleceğimizin de güvencesi olmalıdır.
29 EKİM’DE SORUYORUZ: CUMHURİYETİN KAZANIMLARI HALKIN YAŞAMINA NE KADAR YANSIYOR?
Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın bağımsız Türkiye!