DOLAR 44,0754 0.17%
EURO 51,2133 0.04%
ALTIN 7.301,061,68
BITCOIN 3007243-4,16%
İstanbul
°

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Devlet, siyaset, ilim ve bilim adamı: Necmeddin Erbakan

Devlet, siyaset, ilim ve bilim adamı: Necmeddin Erbakan

ABONE OL
Şubat 28, 2026 04:20
Devlet, siyaset, ilim ve bilim adamı: Necmeddin Erbakan
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Efsane Lider Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın Ölüm Yıldönümü ve Milli Görüş Yolculuğu…

Milli Görüş Gemisi Su Almaya Başlayınca…

Bugün merhum Erbakan’ın vefat yıldönümü…

Erbakan, Türkiye’de ve hatta dünyada “Milli Görüş” hareketini başlatmış, halkı müslüman ülkelerin yöneticilerini “siyonizme ve siyonizminin faaliyetlerine” karşı uyarmış, farkındalık oluşturmuştu.

Parlamentoya adımını atar atmaz koalisyon hükümetinde yer almış ve koalisyon ortağı dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit’in yurt dışına çıkmasını fırsat bilerek 1974’de “Kıbrıs Barış Harekatı”nı başlatmış daha sonra ise, Türkiye’de sanayileşme hareketini başlatmış iki yüz ağır sanayi tesisinin bazıları hükümette iken hayata geçmiş,  bazıları ise zamanla hayata geçmiştir.

Savunma Sanayii ile ilgili kurduğu şirketler bugün dünyanın en büyük silah üreten şirketleri olmuşlardır.

Türkiye’de mücadelesi çok defa engellenmek istenmiş, partileri beş defa kapatılmış, buda yetmemiş partisi bölünerek siyaset sahnesinde etkisizleştirilmek istenmiştir.

Erbakan, efsane başbakanlık döneminde, “İMF’yi ülkeden kovmuş, yeni dünya düzeni D-8’i kurmuş “yeni bir dünyanın kuruluşunun” temellerini atmıştır.

Başbakanlığı döneminde iç ve dış borç toplam 110 milyar dolar teslim almış, 109 milyar olarak teslim etmiş iç ve dış borç almadan “DENK BÜTÇE” yapmıştır.

Erbakan, siyasi görüşünü “MİLLİ GÖRÜŞ” olarak ifade etmiş ve siyaseti “Milli Görüş” eksenli olarak “ADİL DÜZEN”i kurmak hedefi ile hareket etmiştir.

Halkı müslüman ülkelerin yönetici, toplum önderi, akademisyen ve alimleri ile toplantılar yapmış, onları adeta eğitmiştir.

Şahsen, bu toplantıların hemen tamamında yakınından bulunmuştum.

Bu vesile ile pekçok devletin, devlet başkanı ve yetkilileri ile bire bir konuşma fırsatım olmuştur.

Bu konuları “Erbakanla Yolculuğum” kitabımda detaylı olarak anlattım.

Erbakan;

MİLLİ NİZAM PARTİSİ,

MİLLİ SELAMET PARTİSİ. FAZİLET PARTİSİ,

REFAH PARTİSİ ve

SAADET PARTİSİ olmak üzere partiler kurmuştur.

Bütün engellemelere rağmen küllerinden yeniden doğmuş, azimle vefatına kadar mücadelesini sürdürmüştür.

Erbakan’ın ölüm yıldönümü aynı zamanda, 28 Şubat darbesininde yıl dönümüdür.

28 Şubatla ilgili tek soru soracağım.

Erbakan’ın önünü kesenler bugün vicdan azabı çekiyorlar mı? Pişmanlık duyuyorlar mı?

Başka soruya gerek yok!

Pişmanlık duymuyor ve kendilerini sorgulamıyorlarsa ya “küllün cahiller veya hainler!”

Başka ne diyebiliriz?

Allah, gani gani rahmet eylesin.

Türkiye’den efsane bir siyasetçi geçmiştir.

Milli Görüş” gemisi su almaya başlayınca Erbakan’ı siyaset sahnesinde yenemeyenler başka oyunlar kurdular.

Milli Görüş”ün siyasi kimlikle ifade edilmeye başlanması merhum Erbakan’ın 1969 yılında çıktığı siyaset yolculuğu ile başlamış, Milli Nizam Partisi’nin kapatılması sonrası kurulan Milli Selamet Partisi ile vücut bulmuştur.

MSP’nin 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile kapatılmasının ardından siyaset yasağı kalktığında Refah Partisi, adı ile tekrar meydanlara çıkmıştır.

Milli Görüş”ü bizzat milli görüş lideri Merhum Necmettin Erbakan hocamız görüşünü özetle: “Milletin asli görüşü, Sultan Alparslan’ı Alparslan yapan görüştür” diyerek veciz bir tarifle ifade etmiştir.

Refah Partisi, 19 Temmuz 1983 yılında Ahmet Tekdal başkanlığında kurulmuş, Erbakan, 1987 yılında siyasi yasağının kalması ile genel başkanlığa seçilmiştir.
1995 seçimlerinde parlamentoya birinci parti olarak girmesi ile merhum “Erbakan Başbakan” olmuş efsane hizmetler yapmış, denk bütçe ve havuz sistemi, emekli ve çalışanlara verdiği zamlarla halen akıllara kazınmıştı.

Refah – Yol – Erbakan hükümetini yıktılar.
Akabinde ise Refah Partisi 16 Ocak 1998 yılında kapatılmıştır.

Milli Görüş” gemisi tam da 1995 seçimlerinde “yenilikçilerin” baskısı ile “açılım” başlatılmış ve partiye boğazın şampanya partisi hanımı Nazlı Ilıcak, Nevzat Yalçıntaş, Cemil Çiçek, Abdülkadir Aksu, gibi Anavatan Partisi kökenli, partide geleceği kalmamış,  adeta partilerinden dışlanmış kişiler Refah Partisi listelerinden meclise girmiş, parti içinde Sayın Abdullah Gül ve arkadaşlarının öncülüğünde önce “yenilikçi” akımı başlatılmış ve RP 16 Ocak 1998 yılında kapatılması sonrasında kurulan Fazilet Partisi’nde ise, yenilikçi hareket Abdullah Gül, ismi ile genel başkanlık yarışına girmiş, “Milli Görüş”ün bölünmesinin yollarının taşları döşenmiştir!

Abdullah Gül ve ekibi partiyi ele geçiremeyip genel başkanlığı kazanamayınca yenilikçiler, AK Parti’nin kuruluş çalışmalarına başlamıştır.

Milli Görüş” hareketi omurgasından adeta kırılmış ve büyük bölünme yaşanmıştır.

Bu tarihten sonra “Milli Görüş” gemisinden ayrılanlar her ne kadar AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Milli Görüş”’ gömleğini çıkardıklarını ilan etse de seçmen bu açıklamayı “takiyye” olarak değerlendirmiştir.

“Milli Görüş” gemisinden ayrılan milli görüşçüler, ayrılıklarla gemiyi küçültmüşler ve adeta “Milli Görüş”, “KAYIK”larına dönüştürmüşlerdir.

Milli Görüş” hareketi, AK Parti’ye bütün müktesebatını, belediye başkanları, milletvekilleri, teşkilat yöneticilerini taşımıştır.

2001 yılında Fazilet Partisi’nin de kapatılması ile Saadet Partisi kurulmuştur.

Refah Partisi’nde boş durmayan Nevzat Yalçıntaş gibi isimler, Saadet Partisi’nde Genel Başkan olan Numan Kurtulmuş’a, (bizzat kulaklarımla duyduğum) telkinlerini sürdürüyorlardı.

Bir iftar sofrasında Numan beyin bir yanında ben, diğer yanında Yalçıntaş oturuyordu.

Yalçıntaş, üniversite’de Numan beyin hocalığını yapmış.

İftar sırasında Numan beye hitaben, Erbakan Hocanın yakın çalışma arkadaşlarından bahisle: ”…dinazorlardan kurtul…” önerisinde bulunmuştu.

Süreç Numan Kurtulmuş’u Saadet Partisi’nden ayrılarak Has Parti adında bir parti kurması ile ikinci bir ayrılığı getirmişti.

Ancak şunu unutmamak gerekir: Ayrılık tek taraflı bir eylem değildir.

Ayrılığın fitilini ateşleyen, ayrılığa zemin hazırlatılan durumlarında ibret alınması için değerlendirilmesi hem hakkaniyet hem de ders alınması için bir fırsattır.

Has Parti kurulmuştu kurulmasına da kısa ömürlü olmuş, millet nezdinde dikkate alınmadığı için başarısız bir girişim olarak partiler mezarlığında yerini almıştır.

(Bu konuyu teferruatlı olarak “Erbakan’la Yolculuğum” kitabımda ve önceki makalelerimde teferruatlarıyla yazdım.)

Milli Görüş Hareketi”, siyasi organizasyonu küçüldükçe küçülüyor, bölündükçe bölünüyordu.

Milli Görüş” lideri Erbakan hocamızın ahirete irtihali ile Saadet Partisi bir bölünmenin daha eşiğine gelmişti.
Bölünmemesi, birliğin sağlanması konusunda şahsen benim gayretlerime elbette başkaca da emek verenler olmasına rağmen bölünmenin önüne geçilemedi.

Bu defa da Yeniden Refah Partisi merhum Erbakan hocamızın oğlu Sayın Dr. Fatih Erbakan tarafından 23 Kasım 2018 tarihinde kuruldu.

Milli Görüş Hareketi” adeta parti içinden parti doğuruyordu.

Milli Görüş Hareketi”nin 1995 seçimlerinde “yenilikçilerin” öncülüğünde başlatılan “açılım” süreci “Milli Görüş Hareketi” içine bir virüs gibi girmişti.

Milli Görüş Hareketi” gemisi 1995’de başlayan yol kazası sonucu su alması ile bugünlere bölünerek, küçülerek gelmiştir.

Gemiyi dörde bölerseniz, dört gemi çıkmaz!

Ancak dört “kayık” çıkar ve öyle de olmuştur.

Merhum Erbakan hocanın partisi, Erbakan’ın vefatı sonrasında (Saadet Partisi) seçimlerde CHP ile bir ittifaktan diğerine giriyor ve başarı arıyordu.

Merhum Erbakan’ın o tarihte CHP Genel Başkanı olan merhum Deniz Baykal, arasında uçak yolculuğunda geçen diyaloğunu hatırlayacaksınız! Baykal, Erbakan’a Karadeniz Bölgesi’nde seçim çalışmaları sırasında ibrikle çeşmeden su götüren yaşlı bir kadına yardım etmek maksadı ile kadının ibriğini alır ve kendisini tanıtır:, “Ben CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ım” der!

İhtiyar kadın; “Ha uşağum ben o suyla abdest alacaktım şimdi o suyla abdest alınmaz!

Merhum Baykal, bu hikayeyi anlatır ve merhum Erbakan hocaya sorar: “Hocam bu durumu nasıl aşacağız?” diye.

İşte böyle bir bölgede CHP listelerinden milletvekili adayı olan SP’li adaylar bu bölgede CHP’yi ve faziletletini anlatırlar tabi, seçmende gerekli dersi vermiştir.

Tabi ders alana.

SP, halk üzerinde bıraktığı bu tortudan kurtulabilecek mi?

Zaman gösterecek.

Değişmez bir gerçek var ki; Türkiye’nin “Milli Görüş” perspektifi ile “Adil Düzen  anlayışına ve hizmetlerine ihtiyacı vardır.

Soru şu: “Milli Görüş Hareketi” tekrar birlik ve beraberliğini sağlayabilir mi? Ülkeye hizmete kaldığı yerden devam edebilir mi?

Tabi ki şöyle bir soruyu da sizler sorabilirsiz: “İyi de “Milli Görüş” diye bir görüş ve “Milli Görüş”e sahip insan kaldı mı?

Bu sorunun cevabını da partilerin başkan ve yöneticileri versin.

Ayrıca merhum Erbakan’ın “Milli Görüş Hareketi”nin bölünme sürecini başlatan “yenilikçi” ve “açılım” hareketinin sonuçlarından çiçeği burnunda “Milli Görüş” liderleri ders çıkaracaklar mı?

“Yola çıktıklarını, yolda bulduklarına değişirsen; hem yolunu kaybedersin, hem dostunu.”

Yol arkadaşlarını uzak tutup, yolda bulduklarına değişecekler mi? Değişirlerse akıbetleri belli!

İkinci Refah Partisi vakası yaşamaları mukadderdir.

Ne olacak, nasıl olacak zaman gösterecek.

Sahi: “Milli Görüş” ve “Milli Görüşçü” kaldı mı?

Kaldıysa partilerinde etkileri, yetkileri nedir?

Partiler bütün toplumu kucaklamalı. Kimseyi ötekileştirmemeli, bu eylem doğrudur da…

Partiler ana omurgayı, karargahı, karar mekanizmasını, nereden geldiği, nereye gideceği belli olmayan toplumda karşılığı olmayan, geçmişi bilinmeyen gidecek yeri kalmamış adeta “sığınmacı”lardan oluşturamaz!
Nereden geldiği, nereye gideceği belli olmayanlar ne yapar, ne yapmaz sizi de ne zaman terkeder/satar kestiremezsiniz!

Yerel seçimlerde Yeniden Refah Partisi, bu tecrübeyi acı bir şekilde yaşamıştır.

YRP’den belediye başkan adayı yapılanların çoğu partilerinde yer bulamayan isimler olarak YRP’den seçildiler ve büyük çoğunluğu partiyi terkettiler!

Böylelerinin sırtında yumurta küfesi yoktur!

Böyleleri ile de çetin yollar aşılmaz!

Büyük hedefler, büyük sorumluluklar “günü kurtarmak, hele kazanalım da sonrasına bakarız” anlsyışı ile inşa edilemez!

Yollar çetin!

Yük ağır!

Bu siklet bu yükü taşıyabilir mi?

Zaman gösterecek.

Liderler sınavda.

Türkiye’nin merhum Prof. Dr. Necmeddin Erbakan hocamız örneğinde olduğu gibi “Milli Görüş” iktidarına, Adil Düzen’e ihtiyacı var.

Vesselam.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP