Dostlar;
“Kendilerine hatırlatılanları unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık.
Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalınca onları azabımızla ansızın yakalayıverdik. Hemen ümitsizliğe kapılıp şaşkına döndüler.” (Enam: 44)
Yüce Allah, önce belâları ve musibetleri uyarıcılar olarak gönderir.
Eğer bu musibetlerden ibret alıp Rablerine dönmezlerse o zaman da Allah, onlara her şeyin kapılarını açıverir.
Öyle bir bolluk, öyle bir hürriyet verir ki, her taraftan üzerlerine rızıklar, nimetler yağmaya başlayıverir.
Hastalık, dert, sıkıntı, açlık, fakirlik hiçbir dertleri, hiçbir sıkıntıları kalmaz.
Şansları yaver gider ve ne oldum delisi olurlar.
“Eğer Allah’ın, masiyetlerine rağmen bir kula dünyadan sevdiği şeyleri verdiğini görürsen şunu bil ki, o ancak ve ancak bir istidraçtır.
Yani; “Bu, onu derece derece cehenneme yaklaştırmak içindir.)” (Müsned Ahmed)
Daha sonra Resulullah (s.a.v), şu ayet-i kerimeyi okudu: “Bunlar kendilerine hatırlatılanı unutunca üzerlerine her şeyin kapılarını açtık…” (Enam: 45)
“Bu kadar günah ve isyana rağmen, bu nimetler elimizden alınmıyor, başımıza bir iş gelmiyorsa bunun çetin bir istidraç olduğunu artık
ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helake götüreceğiz.” (A’raf: 182)
Dünkü müşrikler de aynı şeyi yaptılar.
Bu günde küfür cephesinde yeni bir şey yoktur.
“Batılı olacağız” diye köklerini yitiren ne o, ne bu olabilen, aidiyet kodlarına ve asli kimliğine savaş açan din dışı laik bir düzen var.
O’da aynı gayeyle müslümanları asimile etmeye ve dinin içini boşaltmaya devam ediyor.
Yüce Allah soruyor:
“Yoksa onlar (İslam öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? İyi anlayan bir topluma göre, hükümranlığı yönetimi Allah’tan daha güzel kim vardır?”
(Maide: 50)
“Bunun sebebi, Allah’ın indirdiğini beğenmemeleridir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.” (Muhammed: 9)
Sakar cehennemine girenlere cennettekiler; birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: “Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu? diye soruyorlar. Cehennemdekiler de biz namaz kılanlardan değildik, yoksula yedirmezdik diyorlar.”
(Müdessir: 40,41,42)
Gelinen noktada, ahlaksızlık tavan yapmış, öğretim/eğitim dibe vurmuş, her çeşit uyuşturucu, kumar, zina ve cinsiyet sapkınları altın devrini yaşıyor.
Döviz yükseliyor, faizle çalışan ekonominin ateşi bir türlü düşmüyor. Ve fatura yine işçiye, emekliye, dar gelirliye ve memura kesiliyor.
Ama birileri ekonomik krizi fırsata çevirmeyi de ihmal etmiyor.
Burada esas olan mü’minlerin arasında yer almak.
Ancak; Resulullah efendimiz:
“Hiçbir mü’min kul yoktur ki, ara sıra işlediği bir günahı bulunmasın yahut sürekli işlediği, ondan ayrılmayıp ölümüne kadar onunla beraber olduğu bir günahı olmasın.” (Taberani)
Mü’minin vasfı günahsız olmak değil, günaha karşı ısrarcı olmamak, pişmanlık duymak ve tövbe etmektir.
“Bütün Ademoğulları günahkardır. Günahkarların en hayırlısı ise tövbe edenlerdir.”
(Tirmizi: 49)
“Ümmetimin son zamanlarında bir takım topluluklar gelecek. Mescitlerini süsleyecekler, kalplerini ise harap bırakacaklar.
Elbiselerini korudukları kadar dinlerini korumayacak, dünyası selamet bulduğu zaman din işlerine aldırış etmeyecekler.”
Ahir zamanda mescidler ihtişamlı olacak ama kalpler bomboş kalacak. Elbiseler korunur ama dinin hükümleri ihmal edilir.
Dünya huzuru öne çıkarılır, din geri plana atılır.
Günahların ferdi ve toplumsal sonuçları unutulur.
Dinde şekilcilik ve gösteriş artacak.
Dünyevi konfor, dini vecibelerden daha çok önemsenir hale gelecek.
GÜNDEM
13 Aralık 2025SPOR
13 Aralık 2025GÜNDEM
13 Aralık 2025GÜNDEM
13 Aralık 2025GÜNDEM
13 Aralık 2025UNCATEGORİZED
13 Aralık 2025EKONOMİ
13 Aralık 2025