Dünyada devlet aklı olan 10 ülke say deseler ilk beşin içine İran’ı koyar, ABD’yi saymazdım.
Amerika benim gözümde hala devlet değil bir Anonim Şirket…
Ticarette, siyonist bankerlerin baskısı altında.
Siyasette ise; İsrail’in kuyruğuna takılmış giden bir ülke tarifi yapardım
Ama İran öyle mi?
KADİM BİR KÜLTÜR
DERİN BİR DEVLET
İran; 5 bin yıl tarihi olan, coğrafyasında birçok devletin kurulduğu aynen Türkiye gibi derin devlet aklı olan bir ülke.
Ama tarihi bir hata onu süper güç yapacağına, bugün iç meseleleriyle uğraşan, derin ekonomik sıkıntılar yaşayan bir ülke haline getirdi (asgari ücret 156 dolar)
Halbuki; elindeki petrol ve doğalgazı dünyanın sayılı rezervleri arasında bulunuyor.
ABD “GEL GEL!” YAPIYOR
Ama yetişmiş teknik eleman.. genç bir nüfus ve yeraltı zenginliğine rağmen dünya ve bölge gerçeklerine aykırı bir karar bugün İran’ı bu hale getirdi.
Nedir o karar?
Hiç zahmet çekmeden ABD’nin boşalttığı Irak’a girerek aşırı fanatik bir politikacı olan Maliki’yi işbaşına getirerek mezhepçi bir politika gütmesi.
İran’ın himaye ettiği Maliki Iraklılara çok çektirdi.
Zulüm arş-ı alaya yükseldi.
İran; Maliki’nin kulağını çekip “Ne yapıyorsun?” diyeceğine aynı hızla bu sefer Suriye ve Yemen’e de daldı. Arkasından Afrika… Lübnan zaten elindeydi.
PETROL GELİRİ ERİYOR
BÖLGE HALKLARININ NEFRETİ BÜYÜYOR
İran; mezkur bölgelere oluk oluk para aktarırken iç piyasayı ihmal etti.
Gün geçtikçe homurdanmalar yükselmeye başladı ama “Şii Hilali” yayılmacılığı bu yükselen homurdanmaların üstünü örtüyordu.
SURİYE
İşin en trajik tarafı Suriye’de yaşandı.
Şii Hilali uğruna mezhepçi bir politika izleyerek %80’i Sünni olan Suriye’yi Şiileştirme uğruna Beşşar Esad gibi bir zalime destek verdiler.
Bu da İslam dünyasında infialle karşılandı.
İRAN’IN KAÇIRDIĞI FIRSAT
2014 yılına gelindiğinde, Suriye’de 100.000 ölü 1-2 milyon civarında bir göçmen kitlesi komşu ülkelere kaçmıştı.
Bu fecaat üzerine Cumhurbaşkanımız İran dini lideri Hameney ile bir görüşme gerçekleştirerek akan kanın durması için beraber hareket edip Suriye’yi yeniden ayağa kaldırma teklifini götürdü.
İran; tüm bölgeye hatta Afrika’ya bile yayılmışken ABD’nin ses çıkarmamasını kendi gücünden sandı.
Bu güç zehirlenmesi hem Cumhurbaşkanımızı karşılama ve protokolde sergilenen tavırda görüldü hem de yapılan teklife verilen cevapta…
Neymiş;
Irak ve Suriye Pers İmparatorluğu ve Sasaniler zamanından beri İran’ın tabii bir uzantısı olmuşlar… Osmanlı ise daha dün bu topraklara gelmiş deyince, görüşme soğuk bir şekilde sona eriyor.
Ondan sonrası malum…
Haşdi Şabi’nin desteğini de alan Beşşar Esad’ın işkence ve zulümde sınır tanımaz hale gelince, ölü sayısı 1 milyonu geçerken, Suriyeli mülteci sayısı 10 milyonu aşıyor.
BU ARADA İRAN
İran; böyle hesapsız bir şekilde oraya buraya dalarken geride büyük bir boşluk bırakıyor.
CIA ve MOSSAD ajanlarının ülkede cirit attığını ateş bacayı sarınca anlıyor.
Amerikalı ve Siyonist ajanlar İran’da öyle müstahkem bir hale geliyorlar ki, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’ye suikast yapacak hale geliyorlar (İran bunun bir kaza olduğunun söylese de herkes biliyor ki, bu bir sabotaj)
Yetmedi… Cumhurbaşkanlığı sarayında misafir olarak bulunan Filistin direnişinin öncülerinden Hamas lideri İsmail Haniyye vurulup şehit ediliyor.
Yetmedi… İsrail 200 uçakla gidip İran’ın önemli merkezlerini vuruyor Genel Kurmay Başkanlarını öldürüyor.
Ama nasıl bir boşluk bırakmışlarsa tüm bunlardan İran savunma sisteminin haberi olmuyor.
Şimdi de Amerika, özel olarak yetiştirdiği provokatörler tarafından İran’ın altı üstüne getiriliyor.
Tüm bunların sebebi?
Şii Hilali uğruna İran’ın hesapsız bir şekilde bölgeye yayılırken arkasını ihmal etmesinden kaynaklanıyor.
PEZEŞKİYAN VEYA AHMEDİNEJAD OLSAYDI
Eğer zamanında etki ve yetki Mahmud Ahmedinejad veya şimdiki Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın elinde olsaydı Türkiye ile daha makul bir çözüm bulunurdu.
Böylece Irak ve Suriye’de milyonlarca insan ölmek veya tehcir edilmek zorunda kalmazdı.
Bu arada İran iç güvenlik ve savunma sistemini güçlendirir.. petrol ve doğalgazdan gelen paralar hiç olmayacak bir hülya uğruna harcanmaz.. bu servet altyapıya harcanarak gelir seviyesi yükseltilirdi.
Böylece bugün yaşanan kaos da yaşanmazdı.
SLOGAN KARIN DOYURMAZ
İran’ın yaptığı yanlışları…
En ufak bir şekilde dahi tenkit edilmesine tahammül etmeyenler ve hemen “Yoksa ABD ve İsrail’in dostu musun?” tepkisini gösterenler.. şimdi ateş bacayı sarınca İran’ın, Amerika’ya “Gel konuşalım!” demesini bakalım nasıl karşılayacaklar.
BUNDAN SONRA NE OLACAK
Eğer Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, yetkileri eline alıp
mevcut kast sistemini kaldırarak ülke gelirinin bir zümre elinde değil de, adil bir şekilde dağılımını sağlarsa.. Şah rejimine dönmek isteyenlerin heveslileri kursağında kalır ve İran güçlü bir ülke olarak yoluna devam eder.
GÜNDEM
07 Mayıs 2026SPOR
07 Mayıs 2026GÜNDEM
07 Mayıs 2026GÜNDEM
07 Mayıs 2026GÜNDEM
07 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
07 Mayıs 2026EKONOMİ
07 Mayıs 2026