Kurban kelimesinin Arapçası (zibh) veya (hedy)dir.
Dinî bir emri ya da adağı yerine getirmek için kesilen hayvana kurban denilmektedir.
Dinî bir terim olarak da Allah’a (cc) yaklaşmak ve Allah’ın (cc) rızasına ulaşmak niyetiyle kesilen, kurban edilen hayvan anlamındadır.
Kurban edilecek hayvanın koyun, keçi, sığır manda ve deve cinsinden olması gerekir.
Bunların dışında kalan hayvanlardan kurban olmaz.
Bu hayvanların kurban olarak kesilebilmesi için koyun ve keçinin bir, sığır ve mandanın iki, devenin ise beş yaşını doldurmuş olması gerekir.
Ancak altı ayını doldurmuş olan koyun yavrusu bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebilir.
Bu konuda dikkat edilmesi gereken sadece gösterişli olması değil, altı ayını doldurmuş olmasıdır.
Yoksa ne kadar gösterişli olursa olsun olsun altı ayını doldurmamış ise kurban edilmesi geçerli değildir.
Kurbanın geçerliliği açısından bu hayvanların erkek veya dişi olması arasında bir fark yoktur.
Kurban hakkında Kur’an-ı Kerim’de Bakara, Maide,
Hac, Fetih ve Saffat surelerinde ayetler vardır. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’in üç ayetten oluşan en kısa
Suresi olan Kevser suresinin birinci ayetinde “Ey Muhammed! Doğrusu sana pek çok nimet verdik.”İkinci ayetinde de “öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes.” diye buyurulmaktadır. Kurbanın tarihi insanlık tarihi kadar eski olup Hz. Adem aleyhisselâm dönemine kadar dayanmaktadır.
Kurban, Kur’an-ı Kerim, sünnet ve icma ile sabit bir ibadet olup hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) kendisi de kurbanın meşru kılınmasından itibaren vefat edinceye kadar her yıl kurban kesmiştir.
Kurban kesmek akıl sağlığı yerinde, bulüğa ermiş, üzerinden bir yıl geçmiş olmasına bakılmaksızın nisap miktarı birikime sahip olup seferi olmayan her müslümanın yerine getirmesi gereken malî bir ibadettir.
Kurban edilecek hayvanın gerekli yaşı doldurmasından başka kusur sayılacak bazı özelliklerinin de bulunmaması gerekir.
Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önemlidir.
Kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzlarından biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük kesileceği yere gidemeyeceği kadar topal olan hayvanlardan kurban olmaz.
Ancak hayvanın doğuştan boynuzsuz, kuyruksuz, şaşı olması kurban olmasına engel değildir.
Kişi kurbanını kendisi kesebileleceği gibi vekalet yoluyla başkasına da kestirebilir.
Kurban, zekât gibi mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde ise vekâlet caizdir.
Vekâlet sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları vasıtasıyla verilebilir.
Bir ailede dinen zengin sayılan her bir ferdin ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir.
Kurban kesmenin vakti, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazı kılındıktan sonra; kılınmayan yerlerde ise, sabah namazı vakti girdikten sonra başlar.
Hanefîlere göre bayramın 3. günü akşamına kadar devam eder.
Bu süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir.
Ancak kurbanların gündüz kesilmesi daha uygundur.
Şafiîlere göre ise 4. günü gün batımına kadar kesilebilir.
Kurban abdestsiz olarak kesilebilse de abdestli olarak kesmek daha faziletlidir.
Kurbanın kesileceği yerin temiz olmasına dikkat edilmelidir.
Kurbanın kesimi anında hayvana eziyet vermekten kaçınılmalı, kesmeden daha önce bıçak bilenip keskin hale getirilmeli, hayvanın görmemesi için gözleri bağlanmalıdır.
Hayvanın ayakları ve yüz kısmı kıbleye gelecek biçimde sol tarafına yatırılmalı, hayvanın sağ arka ayağı serbest kalacak şekilde diğer ayakları bağlanmalıdır.
Bu durumdan sonra tekbir getirilip ardından “Bismillâhi Allahu Ekber” denilerek kesmek için hayvanın boyun kısmına bıçak vurularak nefes ve yemek boruları ile birlikte şahdamarı denilen iki ana damar kesilmelidir.
Hayvanın derisinin yüzülmesi için acele edilmemeli canıni vermesi, bir müddet kanının akması için beklenmelidir.
Kurbanı kesen kişiye ücret olarak kurbanın derisi, kafası, sakatatları veya her hangi bir parçasının verilmesi caiz değildir.
Dinimizde kurban bayramında kesilen kurbandan başka, şükür, akika, adak diye isimlendirilen kurban çeşitleri de vardır.
Bu çeşitleri belirleyen kişinin niyetidir.
Şükür kurbanı, hac ve umre esnasında kesilen ayrıca bir isteğin gerçekleşmesi halinde Allah’a (cc) şükretmek amacıyla kesilen kurbana verilen isimdir.
Akika kurbanı, yenidoğan çocuklar için kesilen bir şükür kurbanı çeşididir.
Adak kurbanı, kişinin herhangi bir dileğininin gerçekleşmesi üzerine keseceğini beyan ettiği kurban çeşitidir.
Adak kurbanı, istenilen durum gerçekleştiğinde kişinin boynuna borç olur ve en kısa zamanda kesme işleminin yerine getirilmesi gerekir.
Adak kurbanı dışında kalan kurban çeşitlerinin etlerinden kurban sahibi usul ve füruu yani üst ve alt neslini oluşturan kimseler yiyebilir.
Ancak adak kurbanının etlerinden yiyemezler. Eğer yiyecek olurlarsa yediklerinin bedelini fakirlere sadaka olarak vermeleri gerekir.
Günümüzde kurbanlık hayvanların yaşı konusunda şüpheye düşülmesi halinde hayvanların bilgilerinin bulunduğu kulaklarındaki küpelerden sorgulama yapılıp oluşan şüphenin giderilmesi mümkündür.
Kurban ibadeti ancak kurbanlık şartı taşıyan hayvanların kurban olarak kesilmesiyle yerine getirilmiş olur.
Kurban bedelini yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle yerine getirimiş olmaz.
Böyle bir işlem sadaka yerine geçer sadaka çok sevaplıdır.
Lakin kurban ayrı bir ibadettir.
Peygamber Efendimiz (s.av) kurban etinin dağıtımında tamamının üçe bölünerek bir kısmını kesme durumu olmayan yoksul kimselere dağıtılmasını, bir kısmının akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, geriye kalan diğer kısmının ise evde yenilmesini tavsiye etmiştir.
Durumu iyi olanların toplumda ihtiyaç sahiplerinin arttığı bir dönemde kurban etlerinin birçoğunu hatta tamamını dağıtmalarının çok dah uygun olduğunu da belirtilmektedir.
Küçükbaş hayvanlar bir kişi için kurban edilir. Büyükbaş hayvanlar bir kişiden yedi kişiye kadar kurban edilebilir.
Kurbana ortak olanların tek veya çift sayıda olması fark etmez.
Ancak ortakların hepsinin kurban niyetinde olmaları gerekir.
Kurban konusu bir yazıya sığdırılamayacak kadar uzundur.
Bu konuda ilmihal kitaplarından, müftülüklerden ve cami görevlilerinden bilgi alınabilir.
Yüce Rabbimden bizlere kurban kesebilmeyi nasip etmesini niyaz eder, kesilen kurbanların kabul olmasını dilerim.
Cumamız hayra vesile olsun.
Selamlarımla.
GÜNDEM
23 Şubat 2026SPOR
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026GÜNDEM
23 Şubat 2026UNCATEGORİZED
23 Şubat 2026EKONOMİ
23 Şubat 2026