Müslüman, oruç ayında ibadet işle, gece namazı kılmalı ve Kur’ân okumalı şayet Ramazan’da mümkünse Ramazan umresini yapalı.
Çünkü Ramazan’da yapılan umre hacca denktir.
Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sünnetlerinden biri de Ramazan’da itikafa girmektir.
İtikaf; Allah’a ibadet için devamlı mescidde/camide kalmaktır.
Kalbin bütünüyle Allah ile meşgul olması ve insanlarla ilişkisini kesmesi ve ibadet, zikir ve Kur’ân okuma ile meşgul olma anlamındadır.
Orucu bozan ve ona zarar veren unsurlardan uzak dur. Müslümanların ırzlarına dil uzatmaktan sakın.
Dilini, kulağını ve gözünü Allah’ın haram kıldığı şeylerden koru.
Yüce Kur’an; dinin esası, peygamberliğin delili ve hayatın ruhudur. Ayların efendisinde inmiştir.
“Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.” (97/el-Kadr/1)
Bu ayda inmesinde onu çokça okuması ve üzerinde düşünmesi için bu ümmete bir işaret vardır.
Cebrâil, semadan inerek bu ayda nebimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’le birlikte tüm Kur’an’ı mukabele ederdi.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in vefat ettiği yıl ise, Kur’an’ı iki kez mukabele ettiler.
Geçmiş alimlerden bazıları Ramazan’da her üç gecede bir Kur’an’ı hatmederdi.
Bazıları yedi gecede, bazıları da on gecede hatmederdi.
İmam Malik Rahimehullah, Ramazan girince kendini bütünüyle Kur’an okumaya verir, hadis rivayetini geçici olarak bırakırdı.
Sözün güzel olunca davranışını da güzelleştir ki, dilin meziyeti ile iyiliğin meyvesi birlikte olsun.
Cömertlik dairesi, mü’min kalpler gönüllü hayır işleriyle kendisine koştukça genişler.
Cömertlik ve sadaka malı tüketmez.
Bilakis, Allah katında garantisi olan güzel bir kredidir.
“Siz Allah için ne verseniz, Allah onun yerine (daha iyisini) verir.” (34/es-Sebe’/39)
Dünyada onun bereket ve saadetini artırır.
Ahirette ise, kalıcı nimetlerle onu ödüllendirir.
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur: “Kulların sabahladığı hiçbir gün yok ki iki melek inmesin. Onlardan biri: “Allah’ım! İnfak edene infak ettiğinin yerine (daha hayırlısını) ver” der.
Diğeri ise, “Allah’ım! Elinde tutana (infak etmeyene) kayıp ver!” der.
Bu hadisi, Buhari ve Müslim rivayet eder.
Fakirlerin ve miskinlerin, dulların ve yetimlerin evlerini araştır.
Böyle yapman seni sıkıntıdan kurtarır ve belayı senden uzaklaştırır.
Açları doyurur, küçükleri sevindirirsin. Ailelerin, iffetini korumalarını sağlar; onları istemekten kurtarırsın.
Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, insanların en şereflisi ve en cömerdi idi. İnfak ettiğinde bolca infak eder, iyilikte bulunduğunda çokça iyilikte bulunur ve verdiğinde, fakirlikten korkmayanın verdiği gibi verirdi.
Ramazan ayını, cömertlik seliyle karşılardı.
Hayır işlemede gönderilmiş rüzgardan daha hızlı olurdu.
Bu nedenle, Ramazan’ın sayılı gecelerinde bolca infak et ve hayır yap.
Cimrilik ve hırs malı korumaz; hayır vermek ve infak etmek de malı tüketmez.
Ramazan geceleri, bütün bir yılın gecelerinin tacıdır. O gecelerde vakitler değerli ve yakarış hoştur.
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, şöyle buyurur: “Farz namazdan sonra namazın en faziletlisi gece namazıdır. İmam namazdan ayrılıncaya kadar kim onunla birlikte namaz kılarsa ona bir geceyi namaz kılarak geçirmiş (sevabı) yazılır.”
Nefsini, Rabbine ibadete alıştırmayan ve gönlüne O’nun sevgisini yerleştirmeyen, nefisinin günahına ve zilletine katlanmak zorunda kalır.
Allah’a giden yolda seni kimsenin geçmemesine gayret et, gücün yetiyorsa bunu yap!
Her gece, semada duaları kabul kapısı açılır.
Karşılıksız veren Allah’ın hazineleri de doludur.
Bu nedenle kerem sahibi Allah’tan iste ve rahmet sahibi Allah’ın rahmetini talep et.
Bu, bağış ve iyilik, hibe ve ihsan ayıdır.
İnsanların en acizi, dua etmekten aciz olandır.
Ey müslümanlar!
Günler, ömürlerin sayfalarıdır.
Mutlu kişi, en güzel amellerle onları kalıcı kılandır.
Allah, günah zilletinden ibadet izzetine taşıdığı kişiyi malsız-mülksüz zengin kılmıştır.
Nefsin rahatı günah azlığındandır.
Rabbini bilen, Yüce Kur’ân’ın indiği bu mübarek ayda nefsinin heva ve heveslerini bırakarak onunla meşgul olur.
Daha çok iyilik ve hayır yaparak, dua ederek ve darda olanların sıkıntısını gidererek, çokça ibadet yaparak bağışlanma talep eder.
Bununla birlikte her mevsimde bir kaybeden vardır.
Bazı insanlar, Ramazan’ın seçkin gecelerini değerlendiremez.
Televizyon programlarına bakarak gözünü heder eder.
Bu programlarla birlikte kuruntu içinde yaşar ve kendini hayal alemine kaptırır.
Onlarda hayalini kurduğu mutluluğun var olduğunu zanneder.
Ramazan ayı bitince ne o programlardan kendine bir yarar gelmiştir, ne de ahiret için ilerleme kaydetmiştir.
İbadet eden insanlar kazançlıdır, o ise zarardadır.
Allah’ım! Cümle müminleri bu ayda kazançlı çıkmaları nasip eyle.
Amin.
GÜNDEM
16 Mart 2026SPOR
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026UNCATEGORİZED
16 Mart 2026EKONOMİ
16 Mart 2026