DOLAR 31,3677 0.42%
EURO 34,0595 0.51%
ALTIN 2.101,432,38
BITCOIN 19518290,40%
İstanbul
10°

PARÇALI BULUTLU

19:02

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Şeytana kızmak mı, kızdırmak mı?…

Şeytana kızmak mı, kızdırmak mı?…

ABONE OL
Ocak 19, 2024 16:52
Şeytana kızmak mı, kızdırmak mı?…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İnsanoğlu yapmış olduğu hata, günah ve yanlışlarından dolayı vicdanen rahatsızlık duyar.

Vicdan azabını bir nebze de olsa hafifletmek için kendine suç ortağı ve bahaneler arar.

Bu bahanelerden biri de yaptıklarına sebeb olarak gördüğü şeytana karşı duyduğu kızgınlıktır.

Bu kızgınlığını “mel’un şeytan yine kandırdı, zalim şeytan, kör şeytana uydum yine, hain şeytan” diye belirtir.

Uymaz olaydım, şeytan beni mahvetti” diyerek pişmanlığını ifade etmek ister.

Varlıklar aleminde gözle göremediklerimiz yoktur anlamına gelmez.

Daha yakın bir zaman önce milyonlarca kişinin ölümüne sebeb olan Covid- 19 virisü de gözle görülmüyordu.

Lâkin insanoğluna neler çektirdiği hepimizin malumudur.

Şeytanı görmesek de varlığını inanmış olduğumuz kitabımızda yüce Rabbimiz bizlere haber vermektedir.

Şeytan Melek mi? Cin mi? sorusu zaman zaman sorulmaktadır.

Soruya cevap olarak: “Hatırla o vakti ki biz meleklere Adem’e (a.s) secde edin! demiştik.

İblis dışında olanlar hemen secde ettiler. O, cinlerdendi.

Rabbinin emrinden dışarı çıktı.

Şimdi siz beni bırakıp da iblisi ve neslini dostlarmı ediniyorsunuz? 

Halbuki onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için ne kötü bir takastır bu.” (Kehf suresi, ayet: 50)

Bu ayet-i kerimeden anlıyoruz ki şeytan cinnîlerdendir.

İnsan haksızlık yapar.

İftira ederek başkasının onurunu zedeleyip iffetini lekelemek ister. İtibarını yitirmesine, zarara uğramasına sebep olur.

Çeşitli entrikalarla liyakatli olan birinin hak ettiğini elde etmesine engel olur. Yetim hakkı yer.

Kamu malına göz diker.

Çeşitli günahlara dalar.

Allah’ın cc emirlerini yerine getirmeye özen göstermeyerek, yasaklarını çiğnemekten kaçınmayarak Allah’ın cc hakkını teslim etmemiş olur.

Böyle durumlarda insan kendine kızması gerekirken, suçluluğunu hafifletme ihtiyacı duyar ve kendisine dünyevî bir fatura çıkmayacağını da bildiğinden en kolay yol olarak şeytana kızmayı seçer.

Şeytan ki Allah’ın cc rahmetinden kovulmasına sebep gördüğü babamız Âdem aleyhisselâm’a olan kızgınlığından dolayı O’nun neslinden hınç almayı kendine vazife edinmiştir.

İstediğini elde etmek için çok sinsi davranır.

Çeşitli hile ve tuzakları mevcuttur.

Bir çok plânı vardır.

Biri tutmazsa diğerine başvurur.

İnsanoğlunun zaaflarını çok iyi bilir.

Herkese zaafları üzerinden yüklenir.

Erkeğe ayrı, kadına ayrı tuzaklar kurar.

Kiminin zengin olma hırsından faydalanarak, kişiye helal – haram gözetmenin boş bir iş olduğunu önemli olanın servet ve gücün elde edilmesi olduğunu telkin eder.

Kimini fakirlikle korkutup korkularından istifade etmeye çalışır.

Amire ayrı, memura ayrı vesvese verir.

Memura yaklaşıp “Eline böyle bir fırsat her zaman geçmez. Bak çoluk çocuğun bu maaşla geçinip hayatını kurtarabilir mi? Hazır yüklü bir rüşvet teklifiyle karşı karşıyasın değerlendirmesini bil.” telkininde bulunur.

İşverene ayrı, işalana ayrı vesveselerle yaklaşır.

İnsanlar arasında haset, kin, iftira, aldatma, yalan, riya, nefret, kibir gibi daha birçok olumsuzlukların yaygınlaşması için çaba harcar.

Aile bireyleri arasında soğukluk, kırgınlık, birbirlerinin ufak tefek hatalarını bile hoş görmemek gibi duyguların ortaya çıkması için uğraşır.

Şeytanın hilelerine karşı dikkatli olmak ve fırsat tanımamak önemlidir.

Şeytanlar sadece cinlerden değildir.

İnsan şeytanları da vardır.

Rabbimiz bizlere bunu Kur’an’ı Kerim’in 114. ve son suresi olan Nas suresinde “Deki; ben insanların Rabbine sığınırım. İnsanların sahibine. İnsanların gerçek ilahına O sinsi vesvesecinin şerrinden.

O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar. Gerek cinlerden, gerek insanlardan.” (1-6 ayetler)

Elbette insan şeytanları vardır.

İnsanları günaha, kötülüğe, haksızlığa, Allah’ın cc emirlerine karşı gelmeye, yasaklarını çiğnemeye teşvik eden “Hangi çağda yaşıyorsun? Bu çağda böyle şeylerin geçerli olduğuna mı inanıyorsun? Sende mi geri kafalısın?” diye insanları aşağılamaya çalışıp olumsuzluklara teşvik edene insan şeytanı veya şeytanlaşmış insan denilmez mi?

Şeytanın sevmediği ve kızdığı kişiler: sevdiklerinin ve itibar ettiği kişilerin gözüne girmek için birtakım yanlışarı işlemekten kaçınmaktan değil de Allah’ın cc ve Peygamberinin rızasını kazanmaya geyret edenlerdir.

Bizler Allah’ın cc emirlerine uyar, yasaklarından kaçınır, sevgi, merhamet, şefkat hisleriyle donanır insanlara, hayvanlara, bitkilere ve çevremize zarar vermeyip yararına olan işlerle meşgul olursak Peygamberimizin (s.a.v) sevineneceği, Allah’ın cc razı olacağı eylemlerde bulunursak, anne ve babamızın, yetimin, yaşlının, engellinin, ihtiyaç sahiplerinin, kamunun hakkını gözetirsek, iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırmaya çalışırsak, sabırlı davranıp sabrı tavsiye edersek, küçüklerimize sevgi, büyüklerimize saygı gösterirsek, yalan söylemez, yalan yere yemin etmez, yalancı şahitlik yapmazsak, “kamu malında tüyü bitmemiş yetimin hakkı” vardır diye hassasiyet gösterirsek, günahı değil günahkarı hoş görürsek, zalimi alkışlamaz zulmü hoş görmezsek şeytanı kızdırmış oluruz.

İçinde bulunduğumuz üç ayları şeytanı kızdırmak için fırsat bilip değerlendinmek yararımıza olacaktır.

Yüce Rabbim bizlere türlü hatalar ve günahlar işleyip şeytana kızan değil, doğru yaşayıp iyi ve güzel işler yaparak şeytanı kızdıran kullarından

olmayı nasip etmesini niyaz ederim.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.